!DOCTYPE html PUBLIC "-//W3C//DTD XHTML 1.0 Transitional//EN" "http://www.w3.org/TR/xhtml1/DTD/xhtml1-transitional.dtd"> SON 7 YILDA NELER OLDU? 4. BÖLÜM - Haber Marmara Gazetesi
Hoşgeldiniz  

SON 7 YILDA NELER OLDU? 4. BÖLÜM

Ali Girgin | 24 Haziran 2026 | Köşe Yazıları, Tüm Manşetler


facebooktwitter
Ali Girgin
aligirgin1975@hotmail.com

Seçim kazanılmıştı. Mesut Üner koltuğa oturduğu gibi ilk işi belediyenin mevcut durumunu öğrenmek ve ekibini gerekli yerlere oturtmaktı. Ancak mevcut durum beklenenden kötüydü. Belediye borçluydu. Alacaklı müteahhitler kısa bir zaman sonra belediyeye gelmeye başlamışlardı. Öncelikle yapılmış ama faturası kesilmemiş işlerin faturalarını muhasebeye sokmak istiyorlar, diğer yandan hem muhasebedeki cari alacaklarını almaya ve 5 yıl boyunca aynı şekilde iş yapmayı istiyorlardı. Bu ziyaretler Çatalca Belediye Başkanı Mesut Üner’i hem rahatsız ediyor hem ağız kavgaları çıkıyor hem de zaman kaybına neden oluyordu. İşte tam bu anda meclis Üyesi Halit Aksoy’u devreye soktu. Başkan koordinatörü görevine getirdi. Aksoy artık alacaklılar ile Mesut Üner’in arasında bir set olacaktı.

Aksoy’un ardından gazeteci Bahadır Sugür’ü de başkan danışmanı yaptı. Yetmedi gayri resmi olarak Özel Kalem Müdürlüğü’ne Tayfun Durmuş ve yardımcısı olarak Erdem Kutsal’ı getirmişti. Bu üç isim seçimde Üner’in yanında olmuşlar ve gereken rütbelere de bürünmüşlerdi. Son iki senede de yüz milyonların sahibi olmaları da Üner tarafından sağlanmıştı. Üner 5 yıl sonra bu isimler yüzünden seçimi kaybedeceğini nereden bilebilirdi ki? Bahadır Sugür kısa bir zaman sonra festivalde kafayı çekip sahneye çıktıktan sonra birilerine kızıp istifa dilekçesini sununca hemen yerine başkan yardımcısı İkram Kaya dilekçeyi resmileştirip Sugür’ü görevinden almıştı. Ama bilinmeyen tek şey birlikte yol yürüyenlerin ortak bildikleri başlarına bela getirir düşüncesi olsa gerek Sugür dışarıda tutulmuş, hatta abisi de sistemin içinde olduğu her yerde dile getirilmeye başlanmıştı. İşin en ilginç yanı ise işe alınanların tamamen araştırılması ve devletin yetkili makamlarından gelecek cevabi yazı gelmeden işe başlatılmalarıydı. Aslında Mesut Üner bunu biliyordu diye düşünüyorum.

İlk zamanlarda belediye ile birçok firma iş yapmaktan çekiniyordu. Firmaların büyük bir bölümü ise geçmiş dönemle çalışan firmalar olması da işi zora sokuyordu. Bundan dolayı yeni işletmelerle yola çıkmayı uygun bulan Mesut Üner bu konuda Özel kalemini, başkan danışmanını, meclis üyelerini devreye sokmuştu. Ancak bu da belirli bir zaman sonra müdürlüklere atanan meclis üyelerinin kendi şahsi hırslarından dolayı bozulmuş eskilerle çalışılmaya hızla geçilmeye başlanmıştı. İşte bundan sonra meclis üyeleri, oğulları, kızları, yeğenleri, Üner’in damadı, akrabaları belediyeye girmeye ve kurdukları şirketlerle tedarikçilik yapmaya, yüz milyonlarca lira faturaları muhasebeye sokmaya başlamışlardı. Bu döngünün nasıl işlediğini ilerleyen zamanlarda vereceğim örneklerle ve hangi sistemle yaptıklarını tek tek sizlere anlatacağım.

Mesut Üner seçime girerken tamamen borç batağında olan birisi olarak bu durumdan acil kurtulması gerekiyordu. Ayrıca borçlardan kaçırdığı mülklerini geri iade alması gerekiyordu. Diğer yandan da seçime kadar birlikte iş yaptığı ortağını da kurtarmalı, kurtarırken de kalkındırmalıydı. Ama resmiyetten uzak olarak. Nasıl mı? Büyük antrepo, depo inşaatlarına göz yumarak elbette. Bu konuyu da ilerleyen yazı dizilerimde detaylarıyla size anlatacağım. Demin de dediğim gibi. Mesut Üner beş parasız bir halde seçim kazanmıştı. Mal varlıkları da şimdiki mal varlıklarından doğanlar olmadığını da kendisinin ispatlaması da zor. Bunu en iyi bilenlerin arasında olan iki isim ise Erdem Kutsal ve Tayfun Durmuş. Tayfun Durmuş’un nasıl kamyon zincirine sahip olduğu iddialarına, bir anda zengin oluşuna ve bir gece Binkılıç Meydanında başına neler geldiğini de ilerleyen yazılarımda tarih ve isim vererek açıklayacağım.

Meclisin ilk toplantısında önderliğini ve açıklamayı Süheyla Topçu’nun yaptığı konuşmada CHP’lilerin seçim harcamalarını belediyenin kasasından yaptıklarını, belediyeyi zarara uğrattıklarını dile getirmelerinin ardından CHP’liler meclisten ayrılmışlar ve cevabi haklarını kullanmamışlardı. Gelin görün ki, meclise seçilen aynı CHP’liler, başta Ayhan tutun olmak üzere Süheyla Topçu’nun oğlunun yaptığı ve belediye şirketi hakkında tek kelime bile mecliste edememişlerdi. Mecliste taşlara takılan topuklu ayakkabılardan bahsediliyor, meclis üyeleri ve Üner arasında hep akraba, abi, dayı, hemşehrim sözleriyle hitap ediliyor, her meclis tabiri caizse köy kahvesine döndürülüyor gerçek sorunlar hep rafa kaldırılıyordu. Kimse kaçaklardan, meclis üyesi çocukları, yeğenleri, akrabaları, başkan damadı hakkında tek bir soru önergesi sunmuyor, herkes ama herkes farklı işlerde yoğunlaşıyordu.

İlk aylar sıkıntılı geçiyordu. Belediyeye acil para bulunması gerekiyordu. İşte bu zamanda Muhasebe Müdürlüğüne CHP zamanında sürgün çalışma hayatı olan Aylin Sezer getirilmişti. Sezer bu zor dönemde belediyenin alacaklarını toplamaya çalışıyor, asabi olarak gelen alacaklıları sakinleştiriyor, belediye kasasındaki parayı alacaklılara bölüştürerek zaman kazandırıyordu. Halit Aksoy’da aynı şekilde. Bahadır Sugür’de. Üner’e yakın diğer isimler ise belediyenin bir an önce düzelmesini ve kendilerini de bu düzlemeyle düzelteceklerine inanıyorlardı.

Herkes başkan yardımcılarının isimlerinin açıklanmasını bekliyordu. Ahmet Rasim Yücel, Tuba Uzun, Olcay Güvenci, Süheyla Topçu ve Lokman Naroğlu başkan yardımcılıklarını bekliyorlardı. Ancak beklenen olmadı. Hüseyin Aydın ve Ömer Erçin isimleri açıklanmıştı. İsimlerin açıklanması soğuk bir duş etkisi yaratmıştı. Herkes beklentini dışında yaşanan bu duruma tavır almıştı. Bu tavır alışı Mesut Üner meclis üyelerini akçesi bol müdürlüklere veya başka bölümlerde görevlendirerek bu soğukluğu sımsıcak bir ortama çevirmesini bilmişti.

Seçilmelerinin 1-2 ay sonrası seçilenlerin neredeyse tamamında kıyafet değişimi, yaşam şekilleri değişir olmuştu. Hatta ve hatta Botokslar, dişlerini değiştirmeler, bir giydiğini bir daha giymeme ve su gibi para harcamalara başlamışlardı. Seçilmişlerde bu fark edilmese de ailelerinde değişim gözlerden kaçmıyordu. Seçim öncesi giyimleriyle seçim sonrası giyimleri, telefonları, sosyal yaşantılarının nasıl değiştiğini bu kişilerin ailelerinin sosyal paylaşım sitelerine bakarak az çok anlayabilirsiniz. Yani bin liralık spor ayakkabı giyerken seçim sonrası 75 bin liralık ayakkabı giymek gibi. 2 bin liralık ceket, bin liralık gömlek giyerken 50 bin liralık ceket, 20 bin liralık gömlek giymek gibi. Altında 15 yıllık araba varken sıfır Mercedes almak gibi. Daha verilecek çok örnek var ki, daha uzatmaya gerek yok sanırım.

Seçim sonrası halkın gözüne girilmesi için bazı hizmetlerin yapılması gerekiyordu. Seçmenlerin büyük bir bölümünün teveccühünü almalı, hem de belediyedeki çalışanları kendi saflarına çekmeleri gerekiyordu. Bunun için Cem Kara ekibine şirin gözükmeli ne gerekiyorsa, gönüllerini hoş tutmak için ne yapılacaksa yapılmaya başlanmıştı. Görev yerleri değiştirilmesi veya işten kovulmaları gerekenlerin başlarına bazı meclis üyeleri getirilerek çalışanları memnun etme yoluna gidilmişti. Çalışanlar öyle bir konuma gelmişlerdi ki, neredeyse her hafta sonu tatile çıkar olmuşlar, Hergün siparişler kargoyla gelir olmuş, arabalar değiştirilmeye, kılık kıyafetler bir giyildikten sonra giyilmez olmuştu. Hatta şehir dışı belediyenin çalışmalarında Ak Parti’li başkan ile birlikte aynı masada kemancı çalarken rakı içmekten bile çekinmez olmuşlardı. Kısacası herkes bir yoldaydı ve bu yol seçimi gelecek seçimin kaybedileceğinin ilk ayak sesleriydi.

Halka şirin görünmek, her kesimin desteğine sahip olmak için yeni hizmetler yapılması şarttı. Öncelikle her Ak Parti’li belediye kazanılan yerde yapılan Millet Bahçesi yapılmalı, otopark, spor adaları, yeni dükkanlar, belediye iş hanının yenilenmesi, yeni cami, köylerde küçük millet bahçeleri ve kapalı alanlar olması gerekiyordu.

Peki, nasıl ve neler yapıldı?

Devamı Yazı Dizisi 5. Bölümde…

NOT: Yazı dizisi detaylara fazlasıyla gireceğimden dolayı çok uzun olacak. Şimdiden sabrınızdan dolayı teşekkürlerimi sunarım. Ayrıca bir kitap olacağını da düşünüyorum…

27 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2020 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle