!DOCTYPE html PUBLIC "-//W3C//DTD XHTML 1.0 Transitional//EN" "http://www.w3.org/TR/xhtml1/DTD/xhtml1-transitional.dtd"> SON 7 YILDA NELER OLDU? (2) - Haber Marmara Gazetesi
Hoşgeldiniz  

SON 7 YILDA NELER OLDU? (2)

Ali Girgin | 24 Haziran 2026 | Köşe Yazıları, Tüm Manşetler


facebooktwitter
Ali Girgin
aligirgin1975@hotmail.com

Önceki yazımda Çatalca’da 2019 yerel seçimlerinin arefesinde neler yaşandığından bahsetmiştim. Yazımla ilgili birçok dönüş aldım. Özellikle dönüşlerdeki ortak nokta Ak Parti’nin seçimde 100 bin lirası değil 80 bin lirasının olduğunun ifade edilmesiydi. Kısacası demiştim ya kimse zengin değildi. Herkes meteliğe kurşun atarken seçime gidilmişti. Zengin oldukları külliyen yalandı. Şimdiki zenginliklerin, şatafatlı yaşamların hepsi seçimden sonra gelendi. İsterseniz seçim öncesi görünüşleriyle seçim sonrası görünüşlerini karşılaştıralım. Botokslar, diş yapımları, pahalı giyecekler, kiralık vip araçlar, lüks yaşamlar, geziler, Mercedesler, Audiler, icraların kapanması, yeni edinimler. Düşünsenize bir gazeteci çiçekçiye borcunu ödeyemezken ve o sokaktan geçemezken seçim sonrası sırf rengini beğendi diye rulo şeklinde dolarlarla araba alması ne kadar doğal olabilir? Nasıl kilo kilo altınlar alabilir? Birileri hergün tapuda bir satış yapabilir? Nasıl her gelene belediyeden numarataj alarak milyonlar kazanılabilir? Birileri göz göre göre binlerce metrekarelik fabrikaları yapıp milyon dolarlara satarken belediyeden gık çıkmaz? Tabi bunları belgeleriyle gelecek günlerde açıklayacağım. Gelelim 2019 seçim zamanına.

Mesut Üner resmi aday olarak açıklanmasının ardından Çatalca’da dengelerin değişeceği hemen belli olmuştu. İşin ilginç yanı zamanı olmasına rağmen CHP’nin adayı Cem Kara’nın hastalığını bilmesine rağmen adaylıktan çekilmemesiydi. Adaylıktan çekilmemesi de CHP’nin on yıllardır kanayan yarası olan parti satışlarının tekrar ortaya çıkacak olmasıydı. CHP’de isim sahibi olan birçok kişi Mesut Üner’le görüşmeler yaptıkları ve destekleyeceklerinin sözünü verdikleri her ortamda dile getiriliyordu. Bu da CHP seçmeninin umutlarını söndürüyordu. Hatta ve hatta ortaya öyle bir iddia atılmıştı ki, Cem Kara’nın Mesut Üner’le gizli bir görüşme yaptığı ve bu görüşmede bazı kararlar alındığıydı. Bu iddialar yenilir yutulur cinsten değildi ancak haklılık payının olup olmadığı Üner’in seçim sonrasında belediye başkanı olunca Cem Kara ismine sahip çıkması, Cem Kara’nın ekibine kesinlikle dokunmaması olarak delil gösterildi. Görüşüp görüşmedikleri bilinmez ama eğer görüşüldüyse nasıl bir anlaşmaya vardıklarını da az çok tahmin etmek zor olmasa gerek. Hele hele Cem Kara’ya yaşam Vadisi’nin isminin verilmesini ve 12 Eylül’de konserle açılışının yapılmasına bir anlam veremem. Bu tarihle bir mesaj mı verildi yoksa birilerine jest mi yapıldı orasını siz değerli okurlarıma bırakıyorum.

CHP cephesi dağınık bir haldeydi. Cem Kara hasta olduğundan ve aday olan isimler belediyedeki koltuklarından istifa etmelerinin ardından boşalan kadrolardan kalanların başında Ufuk Akın vardı. Ufuk Akın Cem Kara’yla son zamanlarda arası iyi değildi. Ve bundan dolayı da seçimde geride kalmayı seçmişti. Kısacası dahil olmadı desek yalan olmaz. Erhan Güzel CHP İlçe Başkanı Halil Gök ile seçim çalışmalarını düzene sokmaya çalışıyor ve işin ilginç yanı gırla harcamalar yapılıyordu. Özellikle seçmene dağıtılan hediyelik eşyalar, promosyonlar vb. o kadar çoktu ki, bir alan bir tane daha alıyordu. Halil Gök her cebinde deste 200’lük banknotlarla dolaşıyor, İstanbul’dan gelen gazetecilere balya balya reklam paralarını savuruyordu. Paraların nereden geldiği belli değildi. Ancak dağıtımı yapılan tüm hediyeliklerin ve promosyonların neredeyse tamamının belediye kasasından yapıldığı Mesut Üner seçilmesinin ardından ilk mecliste CHP’lilerin yüzlerine vurulmuş ve CHP’li meclis üyeleri utançtan meclisi terk etmek zorunda kalmışlardı. CHP yani Belediye tüm bu hediyelikleri, promosyonları ve aklınıza gelecek matbuatların hepsini Büyükçekmece’de bulunan Atatürk’e hakaret etmekten çekinmeyen bir firmadan almaktaydı. Milyonlarca lira belediyenin kasasından gitmiş ve belediyenin borcu halen bulunmaktaydı. Cem Kara ve ekibi Atatürk düşmanı olanları seviyor sevgilerini de onlara büyük destekler vererek göstermekten çekinmiyorlardı. Öyle ki, hayali ürünleri almış vatandaşa dağıtmış gibi göstermekten de çekinmiyorlardı. Yok artık diyeceksiniz şimdi. Hemen bir iki örnek verebilirim. Gümüş hediyelikler ve sadece özalitçide bir adet basılmış ama binlerce basılmış gibi faturalarda gösterilen dergiler.

Seçim stardı verilmesine rağmen ne yazık ki Cem Kara hastalığından dolayı hastanelerde bulunduğundan dolayı kampanyayı CHP ilçe başkanı, meclis üyeleri ve Erhan Güzel tertip ediyorlardı. Halk Kara olmadığından dolayı da CHP’ye sıcak bakmıyor, bakmadıkça da CHP’nin oyları git gide eriyordu. Düşünsenize Halil Gök ile seçime giriyorsunuz. Her seçimi kaybedersiniz. Geçmişi insanlar ne yazık ki unutmuyor değil mi?

CHP belediyeden yaptırdıkları hediyeleri halka dağıtarak seçim çalışmaları yaparken Ak Parti cephesinde sıkı bir çalışma vardı. Mesut Üner meclis üyelerinin telaşındaydı. Kimi nereye seçse diye uğraşırken hep bir sıkıntıyla karşılaşıyordu. Mesut Üner halktan karşılığı olan isimleri seçmeye çalışıyordu. Ama gelin görün ki, belediye başkan aday adaylarının meclis üyeliği sıralamasında sıralamaya gireceklerinin söylemleri (bunun doğruluğu sonradan görüldü) sıkıntı yaratıyordu. Mesut Üner sıralamayı öyle yapmalıydı ki, güçlü oy getirecek isimlerin tepkisini çekmemeli, aksine oy potansiyelini yükseltmeliydi.

Aday adaylığı sürecinde en güçlü rakiplerinin başında Selim Güçbilmez ve kadın aday olarak Süheyla Topçu bulunmaktaydı. Mesut Üner Güçbilmez’i istemezdi. Çünkü iddialara göre Güçbilmez ve ekibi Mesut Üner’in, Güçbilmez zamanında teşkilat başkanlığına almadığından ve bir diğer nokta da CHP’li gibi davrandığından dolayı partiden ihraç edilmesi için İl Başkanlığına yazı yazmışlar ve bu yazıya da imza atmışlardı. Aralarındaki büyük husumetin buradan kaynaklandığı da her ortamda dile getirilmekteydi.

Aday adaylık döneminde Süheyla Topçu başkan adayı olacağına çok inanıyordu. İnancı o kadar çoktu ki, bir memur olarak servetinden biri olan bir dairesini satmış ve seçim çalışması olarak ayırmıştı. Kendisine siyasi danışman olarak da Özay Alabaş yardımcı oluyordu. Başkan adayı olamaması ama sonrasında meclis üyesi adayı olarak seçilecek bir yerden aday olması ardından ilk işi Özay Alabaş ile yollarını ayırmak oldu. Düşünsenize sizin için birisi tüm özverisiyle bir yerlere gelmeniz için çalışıyor ve siz koltuğa oturduğunuz an o kişiyi ilk anda siliyorsunuz. Bu da siyasetin ne kadar acımasız olduğunu gösteriyor. Hiç unutmam Topçu’nun hani seçim sonrası bir anda zengin olan oğlunun Mesut Üner aday gösterildiğinde , “göreceğiz bakalım nasıl kazanacak” söylemlerinden kısa bir zaman sonra Üner’in sağ kolu olmasını görünce de şaşırmadım değil. Zenginlikler konusunu ilerideki yazılarımda sizlerle paylaşacağım.

Meclis üyesi adayları bir bir netleşirken en çok konuşulan isimlerden birisi de Halit Aksoy’du. Halit Aksoy geçmişte belediyede çalışmış, eski belediye başkanı İsmail İp’in şoförlüğünü yapmış ve belli bir süre sonra da bırakmış, kendi işlerine dönmüştü. Seçilecek yerden ismi konuşuluyordu. Ve öyle de oldu. Seçimde çok çalıştı. Oy getirişi de oldukça iyi olan birisiydi. Seçimden sonra Mesut Üner’in baş koordinatörü olarak görev alacaktı. Düşünün ki, Cem Kara zamanından kalan ne kadar sıkıntılı iş var ise Halit Aksoy’a gelecek bir nevi Mesut Üner’e bu işleri yansıtmayan bir perde olacaktı. Ve belli bir zaman da öyle oldu. Sonuna kadar başkanının yanında olmaya çalıştı ancak, sistemin çarpıklığından dolayı ayrılmak ve uzaklaşmak zorunda kaldı. Uzaklaştıranların başında Mesut Üner, Erdem Kutsal, Tayfun Durmuş, Başkan yardımcıları ve birkaç meclis üyesi bulunmaktaydı. Halit Aksoy’un makam katında bulunması ve birçok konuyu irdelemesi, geri çevirmesi bazılarının hoşuna gitmemişti. Gitmemesi normaldi. Çünkü Aksoy gayri yasallık dışında her şeye yardımcı olan ancak yasal olmayanlara karşı çıkan birisiydi. Aynı Olcay Güvenci gibi. Olcay Güvenci’ye neler yapıldı dersiniz? Bu konuyu bir yazı şeklinde ileride sizlere belgeleriyle açıklayacağım.

Seçime az bir zaman kala neler oldu? Kimlere nasıl sözler verildi? Kimlerden neden vaz geçilmedi? Gerçek neden dostluk mu yoksa ellerinde bulunan şantaj doneleri miydi? Yoksa Fetö kalıntıları devrede miydi? Gelecek sayımda. SAYGILARIMLA…

27 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2020 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle