2019 yılı yerel seçimlerine çok az bir zaman kalmıştı. İki güçlü siyasi partiden sadece CHP adayını açıklamıştı. Aday Cem Kara’ydı. Erdoğan Toprak’ın ziyaretinin ardından o gün yazdığım yazıyla daha adaylığı açıklanmadan Cem Kara’ya hayırlı olsun dileklerimi sunmuştum. Toprak boşu boşuna Kara’yı ziyarete gelmemişti. Anlaşma yapılmış ve adaylığı garantilenmişti. Ancak o dönem içerisinde Cem Kara hastalanmış ve hastalığının boyutu kanser olmasına rağmen uzun bir süre saklanmıştı. CHP Cem Kara’nın seçimi çıkaramayacağını biliyor bu konuda önlemler almaya çalışıyor ancak Kara bu önlemelere karşı hala adaylığını devam ettiriyordu. Cem Kara hastalığını öne sürüp adaylıktan çekilse yerine Erhan Güzel’in aday olma olasılığı yüksekti. Çünkü Toprak’la anlaşma yapılmıştı ve Cem Kara’nın göstereceği ismin aday olma olasılığı yüksekti.
CHP çatısı altında bunlar yaşanırken Ak Parti’de aday adayları çalışıyordu. Tek aday adaylığını açıklamayan isim ise Mesut Üner’di. Hiçbir zaman adayım demedi. İlçe başkanı olarak aday adaylarının adaylık formlarını alıyor ve onlarla fotoğraf çektiriyordu. O zamanki görüntüsü top sakallıydı.
Mesut Üner eğer aday gösterilmeyecekse en güçlü aday ismi ise Selim Güçbilmez’di. Hatta iddialara göre adaylık açıklamasına birkaç gün kala adaylığı kendisine şifahi olarak söylenmiş ve sahalara çıkıp çalışmaya başlaması gerektiği dile getirilmişti. Ve aynen de iddialara nazaran Güçbilmez sahalara inmiş ve aday görüntüsü içinde çalışmalarına hız vermişti.
Tüm bunların ışığında Mesut Üner adaylığını garantilediğini en yakınlarına dile getirmiş ve alttan alta çalışmalarına hız vermişti. Yanında iki isim bulunmaktaydı. Bu iki isim şoförü Erdem Kutsal diğeri ise sonradan EYT’den emekli olmasına rağmen belediye özel kalemi olan Tayfun Durmuş’tu. Seçimden sonra ne hikmetse belediyede CHP’li isimleri memur yapan Mesut Üner Erdem Kutsal’ı memurluk sıfatına çıkartmamıştı. Bir nevi vefasızlık mı denir yoksa siyasi bir manevra mıdır bunu kendileri açıklasın derim.
Aday Adaylık aşamasında herkes Güçbilmez’i beklerken ki, Üner aday adaylığını açıklamadığı için Erhan Güzel’in sağ kolu olan, Atatürkçü olmayan, 15 Temmuz sonrası darbe yanlısı twitler atıldığından dolayı ofisleri vatansever halk tarafından basılan ve yerle bir edilen gazetenin temsilcisi olan gazeteci her yerde ve yazılarında Mesut Üner’in aday olacağını ve seçimi kazanacağını dile getiriyordu. Devamlı yanındaydı. O gazeteci ve abisi seçimden sonra sebebi belli olmayacak şekilde, karun kadar zengin oldular diğerleri gibi. Tabi sebeplerini de sormayacak değiliz. Ama ilerleyen yazılarımda ve sırası gelince.
Tüm bunlar yaşanırken CHP’de bulunan küskünler Ak Parti adayı açıklanmadığından dolayı sessiz kalıyor ve Ak Parti’nin adayına göre tavır alacaklarını kendi aralarında yaptıkları toplantılarda dile getiriyorlardı. Cem Kara’nın hasta olması seçimde CHP için büyük sıkıntı ve seçimi kaybetmek olabilirdi. Ve aynen de öyle oldu. Kazanılacak seçim ne yazık ki Cem Kara’nın yüzünden kaybedildi. Ak Parti’nin adayını bekleyen CHP’li kesim CHP’li gibi gözüken ancak her devrin adamı olan, kendi çıkarlarının doğrultusunda siyasi manevralar çizen bir nevi pervanelerdi. Geçmişte Yusuf İşçi, Hasan Girgin’e yaptıklarının aynısını şimdi Cem Kara’ya yapmaya hazırlanıyorlardı. Cem Kara’nın yanında görünüp aslında Ak Parti’ye çalışıyorlardı. Bunun en saf örneği belediyede CHP’li çalışanların yerlerinden olmamaları hatta ve hatta ödüllendirilmeleri, bazı CHP’lilerin Ak Parti belediye ile ticari ilişkiler içinde olmasını dayanak gösterebiliriz. Düşünsenize memur atanacağı bir dönem Ak Partililer yerine neredeyse tamamı CHP kökenli olanlar memur yapılmıştı. Sonuç ise Mesut Üner’e vefalarını gösterdiler mi göstermediler mi bu da ayrı bir konu. Öyle iddialar var ki şu anda CHP’den seçilmişlerin bazılarının o zaman Mesut Üner’i destekledikleri doğrultusunda. Hatta ve hatta Cem Kara’nın seçtiği meclis üyelerinin dahi seçimde Mesut Üner’e destek verdikleri dile getiriliyor. Bu iddialar yenilir yutulur cinsten değil ama gelin görün ki, 5 yıl boyunca bu meclis üyeleri elle tutulur bir soruyu Mesut Üner’e mecliste soramadılar. Meclisi bir nevi kahvehaneye döndürmekten ileri gidemediler. Belediyenin bir milyarın üstünde olan borcunun hesabını sormak yerine Mesut Üner’e methiyeler düzdüler. Milletin hakları hukuklarını korumak kimin umurunda ki? Aman birilerinin düzenleri bozulmasın. Aynen şimdi olduğu gibi.
Resmi tarihte Mesut Üner aday olarak açıklanmıştı. Herkeste bir neşe ve sevinç vardı. Adaylık açıklaması öncesi meclis üyelerini dahi Mesut Üner iki isim dışında neredeyse tamamlamıştı. Bu iki isim ilçe, ilin ve genel merkezin istediği isimler olduğu iddia ediliyordu. Biri Özkan Arslanca’ydı. Aslanca Mesut Üner’den boşalan ilçe başkanlığına atanan Yusuf Aslan’ın sağ koluydu. Arslanca Mesut Üner’le mesafesini korudu. Koruma aşamasında emlak dükkanı açtı. Gerçi açsa ne olur ki? Başkan yardımcılarının yiğenlerinin bir anda seçim sonrası emlakçılığa soyundukları bir dönemde açmış ne olacaktı ki? Ancak 2024 seçimine az bir zaman kala kol kola yürümekten çekinmedi. Hatta ve hatta Ramazan yemekleri de kendisinin yemek şirketinden alınmıştı. Ancak belediyeye fatura edilmemiş sponsorların karşıladığı dile getirilmişti. Diğer isim ise Ömer Erçin’di. Belediye Başkan Yardımcısı konumuna getirilmişti. Meclis Üyesi Halit Aksoy ile fazla bağlantıları olmasından dolayı sevilmese de ne hikmetse koltuğunda kalmasına izin verilmişti. Kendisi ile ilgili tek bir konu vardı o da kardeşini belediyede işe sokmaktı. Diğer konularda pek söz sahibi olmadığı, başkan yardımcılığı makamında yukarıdan izin gelmedikçe imza atmadığı da herkes tarafından iyi bilinmekteydi. Talimat aldığı ismin ise Mesut Üner’den çok Tayfun Durmuş olması da belediyedeki işleyen çarkın nasıl bir düzene sokulduğunun da bir göstergesiydi. Bu düzeni ileri de daha detaylı sizlere açıklayacağım.
Mesut Üner adaylığının açıklanmasının ardından önündeki en büyük sorun seçim çalışmaları için gereken paranın kendisinde ve ekibinde bulunmamasıydı. Hani herkes diyor ya Mesut Üner seçim öncesi zengindi, meclis üyeleri zengindi diye. Külliyen yalan. Hiç birisinde seçimi karşılayacak para yoktu. Varsa da toplanan para yeterli değildi. Bunun en büyük şahitleri Üner’in yanında bulunan Tayfun Durmuş, Erdem Kutsal ve Halit Aksoy bilmektedirler. Hele hele Erdem Kutsal’ın nerelere gidip borç para aldığını da açıklarsa herşey gün yüzüne çıkar diye düşünüyorum. Düşünsenize her mahalleye seçim ofisi açması gereken Mesut Üner neden açamamıştı? Halit Aksoy’a soralım. Seçimde ilk anda topladığınız para 100 bin lira civarında değil miydi? Bu parayı nasıl topladığınızı ve kendinden ne kadar koyduğunu da açıklarsa herşey gün yüzüne çıkacaktır. Dediğim gibi kimse zengin değildi. Neredeyse adayların yarısı borç batağında ve hacizlerle uğraşıyordu. Mal varlıkları hacze gitmesin diye elden ele satışlarla kaçırılıyordu. Seçim parası neredeyse yok gibiydi. Ama seçim nasıl alındı derseniz onu da detaylarıyla sizlere matematiksel olarak açıklayacağım. Aslında seçim dışarıdan gelen seçmenlerden çok CHP içerisindeki hainlerden dolayı kazanıldı. Ve bu hainler onurlandırıldı. Ve bu hainlerin büyük bir çoğunluğu halen belirli yerlerde. Yani yürüyen çarkın dişlileri gibiler desem yalan olmaz. Her devrin adamları, her devrin yalakaları, her devrin halkın düşmanları…
Bir sonraki yazıda isimlerle 2019 seçim zamanını işleyeceğim. SAYGILARIMLA…