!DOCTYPE html PUBLIC "-//W3C//DTD XHTML 1.0 Transitional//EN" "http://www.w3.org/TR/xhtml1/DTD/xhtml1-transitional.dtd"> SON 7 YILDA NELER OLDU? 7. BÖLÜM - Haber Marmara Gazetesi
Hoşgeldiniz  

SON 7 YILDA NELER OLDU? 7. BÖLÜM

Ali Girgin | 29 Haziran 2026 | Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler


facebooktwitter
Ali Girgin
aligirgin1975@hotmail.com

Mesut Üner mazbatasını alıp belediyede girerken coşkulu bir kalabalık tarafından karşılanmıştı. Mesut Üner parti rozetini şu andan itibaren çıkarttığını ve herkesin belediye başkanı olacağını, kimseyi kayırmayıp herkesle bir bütün halinde belediyeyi yöneteceğini vurgulamıştı. Gelin görün ki, iş birliği veya değer verdiği neredeyse herkes son seçimde Üner’e değil CHP’ye oy vermeyi yeğlemişti. Kısacası Üner kendisini destekleyenlerden çok kendisinin kuyusunu kazanları ihya etmesini bilmişti. Ve 2024 yılında da seçimi kaybetmiş, kaybetmesinin ardından da sosyal paylaşım sitelerinden Çatalca halkına sinirini imalı sözlerle anlatmaya çalışmıştı. Hatta bazı yanında bulunduğunu zannettiği kişileri bazı ortamlarda hain olarak ilan bile etmeyi uygun görmüştü. Bilmediği şey şuydu. Dün başkasını satan bugün seni de satardı. Ve sattı da.

Seçimi önceki yazımda da dile getirdiğim gibi Üner tek başına kazanmadı. MHP’nin güçlü bir oy katkısıyla kazandı. Ama gelin görün ki, belediye başkanlığı döneminde izinli olduğu zamanlarda herkesi başkan vekili yapmasına rağmen 5 yıl boyunca MHP’den kimseyi vekil atamadı. Kısacası MHP’ye olan borcunu bir kez olsun dahi böyle bir jestle taçlandırmadı. Yetmedi MHP tüm önergelerde, tüm kabul edilecek maddelerde Ak Parti ile beraber aynı şekilde de oy kullanmıştı. Hatta ve hatta yeri geldi Üner’e karşı yapılan acımasızca söylemlerin önünde de set olmasını bildi. Ama Üner ne yaptı dersiniz? Dediğim gibi MHP’ye destek vermedi. Yok saydı. Hiçbir MHP tandanslı görüşlere sahip bir Çatalcalıyı belediyede işe almadı. İşe aldıklarının neredeyse tamamına yakını CHP’liydi. Buna rağmen MHP’liler Üner’in kaybettiği seçimde oy vererek kazanmasını istediler ama Üner’in güçlendirdiği CHP’liler alttan çalıştıkları seçim kampanyası ile seçimi aldılar. Hatta zengin ettiği kişiler ertesinde hiç çekinmeden Erhan Güzel’i tebrik etmeye, verdikleri destekle seçimi kazanmasından dolayı çok mutlu olduklarını ifade etmişlerdi. Üner’i en yakın saydığı kişiler ya belediyede işlerine devam etti ya da müdür oldular. Çünkü son 3 yıl tamamen belirli ideolojilerle işbirliği içinde bulunarak birebir seçmen çalışmalarıyla seçime hazırlandılar. Eh ne de olsa Üner bu kişilere güveniyor ve gereken en büyük destekleri vermekten çekinmiyordu.

Tüm bunların ışığında Çatalca’ya Üner büyük zararlar vermiş oldu. Bu zararları da yakın gelecekte tüm Çatalca hissetmeye başlayacaktır diye düşünüyorum.

Seçimin kazanılmasının ilk aylarında bazı Ak Parti’li meclis üyelerinin haciz batağında oldukları, hatta ve hatta meclis oturum paralarına haciz konulduğu bile görünmüştü. Ama gelin görün ki, şimdi bu kişiler lüks bir hayat yaşıyorlar. Nasıl yaşamasınlar? Vicdan meselesi.

Seçimin hemen ardından seçilmişlerin her birinin bir şeyler beklediğini kimse saklayamaz. Çünkü hiç alakası olmamasına rağmen bazı meclis üyelerinin akçeli müdürlüklerden sorumlu olmak için verdikleri mücadeleyi düşünürseniz kendilerinin halk için mi yoksa kendi itibarları ve gelecekleri için mi oralarda bulunmak istediklerini az çok anlayacaksınız.

Belediyede ilk İzzettin’de ki okul arazisi satışının ardından satışlar hızla devam etmeye başladı. Biz çok az sattık diyen Mesut Üner şirketteki arazilerin ne kadarının satıldığı hakkında açıklama yapmaması bu satışların daha fazla olduğunun göstergesiydi. Ve bu paraların yere serilen mavi halılara, Müslümanların kandilinde lokmayla birlikte, Ortodoksların çiçek bayramında dağıttıkları karanfile, çiğ parti eğlencelerine, buz patenine, VIP oda tadilatlarına vb. gidip gitmediği ise hiç açıklanmadı. Hemşehri ve akrabalık yakınlığı bulunduğu iddia edilen Erhan Güzel’le de olmayacağı kesindir. Bir meclis üyesinin seçim öncesi, “ Erhan’da Mesut’ta bizim çocuğumuz. Kim kazanırsa biz kazanırız. Yabancıya vermemeli belediyeyi” dediği bir zamanda ne demek istediğimi siz değerli okurlarımın yorumlarına bırakıyorum. Bu tür ideoloji içinde olanların tüm Çatalca halkını düşüneceğini veya hizmet için yanıp yanmayacaklarını da sizlerin yorumlarına bırakıyorum.

Hayat güzel giderken bir anda korona virüsü peydah oldu ülkemizin başına. Yasaklar, engellemeler, mecburi aşılar, dışarı çıkma yasakları, kolonya, maske derken hayat çöktü diyebiliriz. Virüsün yayılmasıyla birlikte ölüm sayılarının da fazlalaşması halkın heyecan, kuşku yapmasına ve korku dolu günler yaşamasına vesile olmuştu. İşte bu zaman diliminde belediye de bir şeyler yapmaya çalıştı. Mesela koruyucu jeller, kolonyalar, maskeler vb. öncelikle çalışanlarına sonra da halka dağıtmaya başladılar. Ne hikmetse o zaman diliminde ruhsatı olmayan Ahmediye’de ki Çatalca’ya bağlı bir fabrikadan bu malzemelerin geldiği ve hibe olarak verdiği tartışmalarına karşılık, “ ne oldu da bu fabrika bedava veriyor? Kimler bunda aracılık yaptı? Bu işin içinde hangi müdür var?” sorularını gündeme getirdi. Bu fabrika halen ruhsatsız mı yoksa mecliste kaçaklar için alınan karar neticesinde geçici ruhsatla mı halen çalışmaya devam ediyor bu soruya da Erhan Güzel cevap verir herhalde. İşte bu zaman diliminde belediyeye koronayla mücadele için 20 milyon lira devletten para geldiği iddiaları ortaya atıldı. Bununla ilgili bu soruyu sorduğumda ne yazık ki evet veya hayır cevabı alamadım. Aynı imar barışında sorduğum sorulara yanıt alamadığım gibi.

İşte bu virüsle baş edildiği zamanlarda Mesut Üner korona oldu. Yerine de Ak Parti Meclis Üyesi Halit Aksoy’u vekil olarak tayin etti. Kısa bir zaman belediye başkan vekilliği yapan Aksoy inanın öyle bir çalıştı ki, Üner’in uzun bir süre yap(a)mayacağı işleri gerçekleştirdi. Müdürlere sordu. Bilgi istedi. Neredeyse belediyede herkes bir anda sudan çıkmış balığa dönmüştü. Hatta bu çalışmalarından dolayı şahsım olarak sosyal paylaşım sitesinden “ biz yanlış belediye başkanı mı seçtik? Keşke Aksoy olsaydı” diyerek de çalışmalarında Aksoy’a başarılar dilemiştim.

Satışlar demiştim. Öyle satışlar oldu ki, akıl almaz, akla mantığa aykırı, belediyenin parasının çarçur edilmesine neden olan satışlardı. Nelerdi bu satışlar? Ya borç batağından bir anda milyoner değil milyarder olan müteahhitlere ne demeli?

Devamı 8. Yazı dizisinde…

19 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2020 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle