!DOCTYPE html PUBLIC "-//W3C//DTD XHTML 1.0 Transitional//EN" "http://www.w3.org/TR/xhtml1/DTD/xhtml1-transitional.dtd"> SON 7 YILDA NELER OLDU? (3) - Haber Marmara Gazetesi
Hoşgeldiniz  

SON 7 YILDA NELER OLDU? (3)

Ali Girgin | 24 Haziran 2026 | Köşe Yazıları, Tüm Manşetler


facebooktwitter
Ali Girgin
aligirgin1975@hotmail.com

Yazı dizimizi 2019 yılı yerel seçimler aday adaylığı ve adaylık döneminde ‘neler olmuştu’ ile bitirmiştik. Seçime az bir zaman kala ile devam edeceğimiz bu yazıda birçok noktaya değineceğim. Gelecek yazılarımda ise 7 yıl dışında eski Belediye Başkanı İsmail İp dönemine kadar konulara eğileceğim. Bu 7 yıl ile ilgili bağlantılarına bakacağım. Sahte diplomalardan, 2016 öncesi Fetö bağlantıları ve ilçeye verdikleri ve vermeye devam ettikleri zararlardan bahsedeceğim. 2016 sonrası fetöden tutuklananları aklamaya çalışan gazetecilerden tutun siyasetçilerin ne olduklarına ve şu andaki mevkilerine, yaşam şekillerine değineceğim. Herkes unutmuş olabilir ama ben sizlere sanki dün yaşanmış gibi hatırlatacağım. Şimdi gelelim yazımıza.

15 Temmuz 2016 darbe girişimine az bir zaman kala Cem Kara gazetecilere karşı bir demecinde “Ben Milli Eğitim Bakanı olacağım” demişti. Aynı zaman diliminde Meral Akşener’de “Başbakan olacağım” sözünü kullanmıştı. Kara bu sözünde ‘olmayı istiyorum’ veya ‘düşünüyorum’ demek yerine kesinlik getirmişti. Toplantı bittiğinde ben kendisine özel olarak sorduğumda milletvekili olmadan nasıl bakan olacaksınız? Gülerek kendisine mizahi bir şekilde boşalan belediye başkanlığı yerine kim gelecek dediğimde “ Tabi ki en yakın kişi olan Erhan Güzel evladım” demişti. Bu sözlerinin ardından 15 Temmuz yaşandı ve Cem Kara ettiği sözlerin yanlış anlaşıldığını söyleyerek bir nevi manevra yapmıştı. Haliyle Atatürk sevdalısıyım diyen Cem Kara’nın Atatürk düşmanı, Ata’ya hakaret edenlere belediyeden milyonlar kazandırdığını, fetöye destek mesajlarını 15 Temmuz’da atan ve bir gün sonrası halk tarafından büroları yakılıp yıkılan gazetecilere naylon faturalarla milyonlar kazandırdığından bahsetmiyordu. Fetöyle birebir ilişki içinde olan müteahhitlerden hiç ama hiç bahsetmiyordu. Atatürk’ün cenaze namazının kılındığı gün Atatürk Spor Kompleksinde rakılı sazlı sözlü sirtakili eğlence düzenlediklerinden de bahsetmemek olmaz. Gerçi o gün oraya gelen ve şimdi seçilmiş olan isimlere bir bakın ne demek istediğimi anlayacaksınız. Kısacası seçim trafiğini yanındaki baş isim Erhan Güzel ve Ayhan Tutun gerçekleştirecekti.

2019 yerel seçime az bir zaman kalmış adaylar belli olmuştu. Ak Parti’de Mesut Üner CHP’de de Cem Kara. Cem Kara çok hasta olmasına ve hastanede hastalığı ile mücadele ederken tüm eleştirilere ve uyarılara rağmen adaylıktan çekilmedi. İşte hastanede geçen zaman içinde Cem Kara’nın seçim kampanyasını belediye başkan yardımcıları Erhan Güzel ve Ayhan Tutun ilerletiyordu. Siyasi olarak da CHP İlçe başkanı Halil Gök. İşte Atatürk düşmanlarına, fetöcülere belediyeden milyonlar akıtılırken ses çıkartmayan Cem Kara’nın en has üç adamı seçim yönetiyordu. Ne hikmetse sanki bir anlaşma yapılmış gibi Mesut Üner seçimi kazanmasının ardından Cem Kara ve oğlunun has yakınları, dostları, arkadaşlarını dağıtmak yerine onları onurlandırdı ve mükafatlandırdı. Ne mi oldu bir sonraki seçimde Mesut Üner mükafatlandırdığı Cem Kara’nın ekibi tarafından ihanete uğradı ve seçimi kaybetti. Sanki Çatalca’nın üzerine kara bir bulut çökmüş ve şu ana kadar dağılmak bilmiyordu.

Seçimde en önemli detay taşıma oylar olmuştu. Özellikle Yeniköy, Tepecik, Mimarsinan, Büyükçekmece’den gelenler ve çevre yolunun yapıldığında o esnada şirkette çalışan 900 kişiye yakın çalışan ve KİPTAŞ’da ikametleri bulunanlar oy oranını yükseltmişti. Eski fetöden ihraç edilen kaymakam Nevzat Taşdan ve ekibinin ne kadar oy getirdiği ise meçhul. Bu durumda Cem Kara’nın hem hasta olması ve seçmen sayısının yükselmesi Kara’nın seçimi kaybettiğinin göstergesiydi. Daha da fazlası ne hikmetse CHP’de seçimi yönetenlerin 10 numara ziyafetlerinden zaman bulamaması ve göstermelik olarak taşıma oylar ile ilgili itirazları ne yazık ki pek fazla olumlu sonuç vermemişti. Kısacası seçimi kaybetmek ister gibi bir halleri vardı. Onların tek bir derdi vardı İmamoğlu ile birlikte seçim kazanmak ve İBB’de ki arpalıktan şirketlere girerek arpalanmaktı. Dikkat edin kimler İBB’de ki iştiraklerden hiç çalışmadan maaş aldı hatırlayın. Hatta bazıları o kadar ahlaksızdı ki İBB yetmedi yerel belediyelerdeki şirketlere bile girerek arpalanmaya devam etti. Yetmedi MOTAŞ’ı çökertenler, harcamalara naylon lastik faturaları geçirerek kooperatifi zora sokanlar da nemalandı iştiraklerden. Kimilerinin de çökertenlerin kızları çocukları belediyede lüks içinde yaşamakta. Halk mı düşünceleri? CHP mi? Hadi ordan sizi gidi su kurnazları sizi. Şimdi de delege seçimlerinde CHP seçmenine yön vermeye çalışıyorlar. Acaba hangi arpalıkta gözleri? Erhan Güzel bakalım kimi nereye monte edecek veya kimin çocuklarını belediyeye veya İBB’de işe alınmasını sağlayacak? Örnek çok. Şirketinden çıkarttığı kişi boşa düşmesin aman. Hemen gelinini veya kızını işe almak lazım. Liyakat önemli değil. Akrabalarla iş yapmak lazım bize değil mi?

Seçim alenen kazananı belli olmuşken sadece seçim tarihi beklenmişti. Seçimin ilk kazanıldığını son hafta Ahmet Rasim Yücel Cumhuriyet Meydanı’nda bağırarak açıklamıştı. Herkeste bir neşe ve heyecan vardı. Seçim günü geldi. Ben de KİPTAŞ’ta ki okulda oy verecektim. Gittiğimde hiç tanımadığım simalar oy kullanmaya gelmişti. Hayatımda görmediğim lüks arabalarla gelmişlerdi. İlk defa geldikleri belliydi. Kısacası ev sahibi olduklarından dolayı hepsi naklini buraya aldırmış ve oylarını eksiksiz kullanmaya gelmişlerdi. Seçimi Mesut Üner kazanmıştı. Mazbatasını aldı ve belediyeye geldi. İlk sözü parti rozetini çıkarttığını ve tüm Çatalca’ya hizmet edeceğini söylemesi oldu. Ben değil biz olarak hareket edeceğiz demişti. Aslında inanmıştık ama “BİZ” kelimesinin Çatalcalılar değil, kendi kökeni olarak yandaşları, akrabaları, Cem Kara’nın ekibi, sahte diplomalılar, tescilli hırsızlar, yüzlerce milyonluk yapılan meclis üyesi çocukları, şarkıcılar, meclis üyesi yeğenleri o esnada olduklarını anlayamamıştık. Anlamıştık anlamasına ama atı alan Üsküdar’ı geçmişti.

Makama geçtiğinde belediyenin kasasında çok az bir para vardı. Borçlar da vardı. Allah’tan Cem Kara gelecek ay personel maaşlarını hazır blokede tutmuştu. Açıkçası ikinci maaşa kadar para bulunması şarttı. Ama nerden bulunacaktı. Sadece belediye değil başkan ve meclis üyeler de ticaretten zor durumdaydılar. Attıkları son kurşun bu seçimdi ve kaybederlerse her şeylerini kaybedecek duruma geleceklerdi. Tabi şans yüzlerine gülmüştü. Kısa zaman içinde herkes bir yere nakledilecek ve bu yerde seçim bitene kadar çalışacaklardı. Ve bu zaman içinde yokları oynayanlar borçlarını ödedi ve yüz milyonluk oldular. “Allah yürü ya kulum” dedi dediler. Takribi olarak Çatalca halkına 72 bin kaçak prefabrik, antrepo, depo, villa, fabrika, 1 milyarın üstünde belediyeye borç, satılan arazilerle birlikte enkaz bırakıp gittiler.

Şimdi Erhan Güzel seçimi kazandı değişecek her şey diyenler oluyor. Bilakis yanlış düşünce. Size hemen bir örnekle anlatayım. Ak Parti’li bir meclis üyesi toplum içinde seçim zamanı Erhan’da Mesut’ta bizim çocuğumuz. Kim kazansa fark etmez bizim için dediği bir zamanda kaybeden de kazanandan da hayır beklemeyin derim. Çünkü birileri kendi çocuklarını ne olursa olsun seçilecek her partiye kanalize edip aday yaptırıyor. Bu süreç tam anlamıyla 1950 döneminden beri böyle. Belediye çalışanlarını bir araştırırsanız ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. Artık bu çemberden çıkılması ve aynı zümrenin ilçenin kaymağını yemesinin önüne geçilmesi gerekiyor.

Bir sonraki yazı dizisinde koltukta yapılan ilk para bulma çalışmaları. Başkan danışmaları, koordinatörler, başkan yardımcıları, özel kalem, meclis üyelerinden bahsedeceğim. Balıkesir’i ne zaman yazacaksın diyorsunuz devamlı. Ondan önce Ormanlı, Binkılıç, Elbasan, Muratbey, Hamamönü ve Dörtyol var. Bir de Tatar kardeşler. SAYGILARIMLA…

28 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2020 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle