Hoşgeldiniz  

VİCDAN MUHAKEMESİ ŞART!

Şennur Girgin | 22 Şubat 2021 | KADIN AKTÜEL A- A+

Yaklaşık bir yıl öncesine kadar Çatalca Belediyesi’nin bünyesinde yoksullara, mağdurlara, gelir seviyesi düşük olanlara, evinde aşı olmayanlara, yalnız yaşayan yaşlılara kısacası kim ihtiyaç sahibi ise yardıma koşan bir aş evi vardı. Sadece hizmeti bununla sınırlı kalmayıp cenazelere de yemek hizmetinde bulunan bir yerdi.

Şimdiye baktığımızda bu aş evimiz gerçek görevini yerine getirmiyor. Tüm Çatalca’nın aş evi belediye çalışanlarının yemekhanesine dönmüş durumda. Aş evindeki aynı yemekler yine çıkıyor ama bu yemekler yoksullara, işsizlere, pandemide evinde tüp olmadığından dolayı yemek pişiremeyenlere, yalnız yaşlılarımıza, öksüze yetime gitmesi gerekirken belediye çalışanlarına veriliyor.

Şimdi dikkatlice okuyun.

500 kişiye yakın tüm belediye çalışanlarına, maaşları verilirken maaşlarının içinde yemek parası da ödendiği halde belediye öksüzlere, yetime, yoksula, evinde tüp olmayanlara yemek vermek yerine maaşlı çalışanlarına bedelsiz yemek veriyor. Garip gurebanın hakkı, hiçbir şekilde sıkıntı çekmeyen, maaşını tıkır tıkır alan, maaşını alırken yemek parasını da alan üstüne üstlük işsizlik sorunu olmayanlara aktarılıyor. Belediyeye vergi veren birisi olarak eğer garip gurebanın hakkı bu şekilde gerçek ihtiyaç sahiplerine değil de belediye çalışanlarına veriliyor ise hakkımı helal etmiyorum. Bir de bedelsiz yemeğin dışında Cuma günü mübarek gün olduğu için her çalışana tatlı dağıtılmasını da anlamsız buluyorum.

Çatalca belediyesi yemek parası verdiği çalışanlarına neden bedelsiz şekilde bir daha yemek verme gereği duyuyor? Bu verilen yemeklere harcanan paralar hangi hizmet satımı(yemekhaneye malzeme satan) yapan kişinin cebine gidiyor? Bu yemekhanede kaç kişi çalışıyor? Bu yemekhanenin doğalgaz, su, elektrik, SGK vb. masrafları ne kadar tutuyor? Bu yemekhaneden sorumlu biriminden futbol kulübüne de destek sunuluyor mu? Bu yemekhaneye gelen sebze, meyve, bakliyat, tatlı, temizlik malzemesi, mutfak araç gereçleri, süt ve süt ürünlerine bir yıl içerisinde ne kadar para harcanıyor?

Şimdi en acı soruyu sormak istiyorum. Bazı vatandaşlarımız sırf dini vecibeleri ve kazançlarından hayır yapmak adına aş evlerine bağışlar yapıyor. Şimdi soruyorum. Belediye yemekhanesine bir yıl içerisinde bu tür bağışçılar et, süt ve süt ürünleri, bakliyat, çay, şeker akıllara gelebilecek herhangi bir malzeme bağışında bulundular mı? Bu yemekhaneden dağıtıldığı ifade edilen ve yoksul ailelere dağıtıldığı söylenen erzak kolileri belediye tarafından mı yaptırılmıştır yoksa bağışçılar tarafından mı? Verilmiş ise bu erzaklar faturalanmış mıdır? Bu erzaklar dernek, konsey, STK’lar, gazetecilere toplu halde verildi mi? Eğer verilmiş ise neden belediyenin adı altında değil de kendileri adına dağıttılar? Belediye adı altında dağıtılmışsa, belediye bütçesi ile ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldıysa hakkım helal olsun.

Çatalca belediyesi yemekhane konusundan derhal vaz geçmelidir. Yemek parası alan çalışanlarına yemek bedeli adı altında milyonlar harcamak yerine bu paraları ihtiyaç sahiplerine harcayabilir. Ayrıyeten bedelsiz yemek verdiğinden dolayı belediye çalışanları öğle yemeklerinde dışarıya çıkmayıp yemek hanede yemek yemekte. Aldığı yemek parasını öğlen vakti yemekhane olmasa, yemek yemek için ilçe esnafına gitmek zorunda kalacaktı. Şimdi gitmiyor. Belediye hem yemekhane adı altında halkın verdiği vergiler ile ihtiyaç sahiplerine yemek vermek yerine çalışanlarına yediriyor, hem de esnafın az da olsa pandemi dönemi kazancına balta vuruyor. Belediye başkanı da dâhil beş yüze yakın kişiye şirin gözükmek için binlerce kişinin alması gereken hizmet haksız şekilde beş yüz kişinin hanesine yazılıyor. Emlak, çöp, tabela, imar, kira vb. vergilerini belediyeye ödemekte zorlanan her geçen gün borcuna faiz eklenen esnaf kan ağlıyor. Belediye çalışanı hem yemek parasını almış hem de bedava yemek yemenin verdiği keyif ile o esnafın önünden dişlerini kürdanla karıştırarak geçiyor.

Esnaf ve vatandaş yapılan yola, milyonlar harcanarak yapılan hiçbir getirisi ve yararı olmayan park ve bahçelere, şatafatlı organizasyonlara, millet bahçesine, pazarın üstünün kapatılmasına, yolların ışıklandırılmasına, havuzlara, spor kulübüne, cafcaflı açılışlara bakmaz. Kendisinin ekonomisine ne şekilde katkı yapıldığına, ihtiyaç sahibi olduğunda sürekli olarak yapılan desteğe, verdiği vergilerin haklı ve ya haksız dağılımına, sıcak paranın ilçede kalıp kalmadığına, yöneticilerin ve müdürlerin yaşayış tarzlarına bakar. Vicdanen muhakemesini yapar. Sessizce oy vereceği günü bekler.

Bunu neden yazdığıma gelince, ben birisinin hakkının sırf birilerine daha şirin gözükmek için, belediyenin çalışma ortamının aksamaması için haksız şekilde destekler verilmesini, esnafın korunması gereken bir zamanda ekonomisine balta vurulmasına ve bu yemekhane üzerinden halen ne kadar para harcandığını açıklayamayan yetkililere ithafen yazdım. Tekrar ediyorum. Birileri o bedava yemekleri yerken Cumhuriyet Meydanında bir lira daha ucuza ekmek almak ve bu ekmeğin üzerine en ucuz margarini sürerek çocuklarının karnını doyurma düşüncesiyle, yüzlerce kişinin arasında sıra bekleyip elindeki üç beş lira ile ekmek almaya çalışan kadınlar var. Evinde ocağı yanmayan onlarca değil binleri geçen rakam var.

Ben vergilerimi Çatalca Belediyesi çalışanlarının, Başkan, Başkan yardımcısı, Müdürler de dâhil bedava yemek yesinler diye vermiyorum. Hele ki, birkaç kişi zengin olsun diye de vermiyorum. Haktan yanayım, haksızlık yapanın da karşısındayım…

237 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle