Hoşgeldiniz  

MANTIĞA AYKIRI

Mehmet Zehir | 02 Nisan 2021 | Köşe Yazıları


Mehmet Zehir
mehmetzehir@hotmail.com.tr

Mantık kurallarına uymayan…Mantık kurallarından tümüyle yoksunluğu dile getiren mantıksız, her şeyin olumlanabileceği güçte yadsınabileceğini dile getiren karşıt mantık, mantıkla hiçbir ilgisi bulunmayanı dile getiren mantıkdışı deyimlerinden ayrılmalıdır.

Dolayısıyla sorgulandığında kabul edilebilirliği ve uygulanabilirliği herhangi bir durumdan etkilenmemektir.

MANTIK

Düşüncenin düşünceyle doğrulanması bilimi…

Aristoteles, düşüncesinin doğru olup olmadığını denetlemek için bilimsel bir düşünce yöntemi aramış ve doğru düşünmenin kurallarını saptamaya çalışarak bunlara Yunanca ‘alet’ anlamına gelen organon adını vermiştir. Aristoteles’in yetiştiği kültüre Yunan Kültürü denildiği için bizlerde öyle kabul etmek durumunda kalıyoruz ve yapmış olduğu terimsel tanımlamayı da çıkarımı ile beraber kabul ediyoruz. Bunu yadırgamamak gerekir. Önemli olan çıkarımın yani ortaya koymuş olduğu metodun herkes için aynı oluşudur, diğer yandan terimi her toplum kendi diline zaten çevirmektedir.

Aristoteles’e göre mantık kuralları doğru düşünmenin aletleridir.

Biçimsel1 mantık adı verilen mantık, Aristoteles’in anlayışına uygun olan bu mantıktır. Kaldı ki mantık bilimi, yüzyıllar boyunca çeşitli düzeltmelerden geçtiği halde hep Aristoteles’in tanımına uygun ve biçimsel kalmıştır; çünkü düşüncenin gene düşünceyle doğrulanabileceği iddiasındadır. Oysa düşünce ancak pratikte doğrulanabilir, kuramı denetleyen ve doğru olup olmadığını meydana koyan eylemdir. Aristoteles’in bu düşüncesi bütün toplumlarda sorgulanmıştır, birçok insan karşı çıkmış, birçok insanda karşı çıkmaya gerek kalmadan kabul etmiş ve her tür insan tipi de sonuç itibariyle Aristoteles’in düşünceleri pratikte yani uygulamada doğru olup olmadığı zaten ortaya çıkmaktaydı. Bu nedenle Aristoteles’e ilk başlarda katılmayanlar bile daha sonra pratikteki uygulamanın doğruluğu görünce onlarda diğerleri gibi kabul ederek eyleme dönüştürme gayretine girmişlerdir. Bunun neden başarılı olduğunu düşündüğümüzde; Aristoteles, ortaya düşüncenin dışında bir şey ortaya koymuyor olduğu ile karşılaşıyoruz. Bu düşünce düşündükçe daha çok gelişen ve kendisini yerleştiren detayları önümüze sürekli çıkarıyordu. Aristoteles’in bu doğal düşünce tarzı, düşünmeyi düşünmek anlamına gelmektedir. Bunun sonucu olarak insan kendisini geliştirerek sistemler veya metotlar ortaya koyabilmektedir. Dolayısıyla düşündükçe elde edilen birtakım çıkarımlar söz konusu olmaktadır ve bunlar kişiden kişiye düşünce yoluyla ulaşabilmektedir. Aristoteles ve kendisi dışındaki bütün düşünürler, düşüncelerini geliştirmekteyken başta Aristoteles’in düşüncelerine biçim vermeye sürekli kalkmışlar Aristoteles’ten sonra mantık biçimsel temeline uygun kalarak, çeşitli düzeltmelerden geçmiştir:

İskenderiye Okulu Mantığı, İbni Sina’nın biçimlendirdiği İslam Mantığı, Ortaçağ Skolastiğinin ünlü Port – Royal Mantığı, Descartes Mantığı, Bacon’un Deneysel Mantığı, Stuart Mill’in Tümevarım Mantığı, İhtimaller Mantığı, Hegel’in Diyalektik Mantığı…

BİÇİMSEL MANTIĞIN TEMELLERİ

1-Özdeşlik ilkesi: Bir şey, kendisinin aynısıdır.

2-Çelişmezlik İlkesi: Bir şey hem doğru hem yanlış olamaz.

3-Üçüncü durumun olanaksızlığı ilkesi: Bir şey ya doğru ya yanlıştır, üçüncü bir olanak yoktur…

Eytişimsel2 Mantık, eytişimsel özdekçiliğe mantık açısından verilen bir addır ve eytişimin, doğanın ve tarihin olduğu kadar, düşünmenin de genel yasalarının bilgisi olduğunu dile getir. İnsanın, doğayı ve tarihi, ancak o doğanın ve tarihin işleyiş yasalarıyla işleyen bir düşünceyle kavrayabilirdi. İnsan ki, bizzat kendisi de o doğanın ve tarihin bir parçasıdır. İnsan ki, düşüncesiyle doğayı ve tarihi biçimlendirmemiş, tersine, düşüncesi doğayla ve tarihle biçimlenmiştir. Düşüncesini doğaya ve tarihe etkin kılabilmek için, her şeyden önce, doğayı ve tarihi tüm açıklığıyla kavraması gerekir. Düşünmenin bir eylem olduğunu görürsek; düşünmeyi pratiğe geçirdiğimizde doğruluğunu veya yanlışlığını görmüş olacağız. Bu durumda doğanın içinde ve tarihin (yaşamın, eylemin) içinde biz ait olduğumuz doğa ve uyum sağladığımız yaşamın bizim üzerimizdeki etkisinden kurtulamayacağımız için bize biçim verenin doğamız ve yaşadığımız süreç olduğu olgusunu yadsıyamayız. Hal böyle olunca düşüncelerimizde doğanın ve yaşamın bizim üzerimizde bize rağmen geliştirmiş olduğu biçimlemedir, diyebiliriz. Aksini iddia edebilenlerin hiçbiri bunun dışında bir şey ortaya koyamadıklarından inamı kutsallarlar ancak kendi kutsallaştırmaları kendilerine hiçbir şey kazandırdığı görülmemiştir.

‘Mantığın yasaları, nesnel gerçekliğin, insanın öznel bilincinde yansımasının yasalarıdır.

Mantığın ortaya koyduğu yasalar doğanın ve tarihin süzerek insana kazandırdığı en nitelikli yasalardır. Eytişimsel mantığın temel görevi; devimi, değişmeyi, nesne ve olayların sürekli gelişmelerini insansal kavramlarla dile getirmektedir. Eytişimsel mantık mantıksal olanla tarihsel olan, eşdeyişle düşüncenin mantıksal gelişmesiyle nesnenin tarihsel gelişmesi arasındaki ilişkiyi saptar. Mantık insanlığın tüm tarihsel bilgi hazinesini özümser; belli bir anlamda onların hiçbirini yadsımaz, ancak sınırlarını saptar ve sınırlılıklarını gösterir. Eytişimsel özdekçi mantık yepyeni bir dünya görüşüdür ve çağımıza bilimsel bir yön vermiştir.

Dipçe:

1) Biçimsel: Sınırlanmakla belirlenmiş özdek ya da uzay, Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl.

2)Eytişimsel :Doğayı, toplumu ve düşünceyi karşıtlarının çatışması ve aşılmasıyla durmaksızın devindiren ve geliştiren süreç.

16 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle