Hoşgeldiniz  

LÜBNAN ASILLI KİŞİYE KİRAYA VERMEK Mİ?

Ali Girgin | 10 Haziran 2021 | Köşe Yazıları, Tüm Manşetler


facebooktwitter
Ali Girgin
aligirgin1975@hotmail.com

Dün gazetemizde CHP Çatalca Belediye Meclis Üyesi Ayhan Tutun’un şahsımla yaptığı röportajı gazetemizin manşetten yayınlamıştık. Ayhan Tutun Çatalca Belediye Başkanı Mesut Üner’in  kendisine karşı söylemlerine cevap vermişti. Cevap verirken röportajda halk tarafından bilinmeyen birçok konuya da değinmişti.

Bunlardan birisi ve en önemlisi Çanakça Mahallesi’nde bulunan Çatalca Belediyesi’ne tapulu, köy tüzel kişiliğinden zamanla köy kooperatifine kiralanan, yarısı ormanlık alan yarısı ekim yapılan 300 dönüm arazinin Lübnan asıllı birisine rakamlara takılmayalım 8 veya 12 yıllığına at çiftliği yapılması adına kiralanması oldu.

Ben zamanında belediyede dükkân kiraladım. Belediye ile yapılan kira sözleşmesinde üçüncü kişiye kiralanan yerin kiraya verilmeyeceğini verildiği takdirde sözleşmenin fesih olacağı belirtiliyordu. Kısacası siz belediyeye ait bir dükkânı veya tarım arazisini ihale veya sözleşmeyle kiraladığınız da gidip başkasına kiralayamazsınız. Sözleşme bunu diyordu.

Benim kafama takılan Köy Tüzel kişiliğine ait olan bir arazi 2019 yılında tüm köy edinimlerinin belediyeye geçmesi aşamasında bu arazi kooperatife uzun yıllar karşılığında kiraya verildi. Ve kirada olduğunu da Ayhan Tutun belirtiyor. Bu arazinin tapusu köy tüzel kişiliğinden 2019 yılında belediyeye geçmesi ve belediye tapusu olması gerekiyor ve böylede olduğunu Ayhan Tutun belirtiyor. Nasıl oluyor da Kooperatif kiracıyken bu araziyi başkasına tapu belediyeye aitken kiraya verebiliyor? Nasıl oluyor da kiracının kiracısı konumuna bu durum sokulabiliyor? Ekim yapılan araziler nasıl atların koşturacağı bir alan haline getirilip tarım arazileri yok edilebiliyor? Nasıl oluyor da burasını kiralayan yabancı kişi orman alanlarında değişimler ve açılımlar gerçekleştirebiliyor?

Soracağımız sorular fazlalaşabilir. Ancak ana soruların cevabı belediyede saklı. Halka da bunu açıklayacaklar mı çok merak ediyorum.

Esas en can alıcı soru burasını bir şahıs tarafından kiralanıyor ise bu kiralanan 300 dönüm arazi içinde Çatalca Belediyesine ait iş makineleri ve araçları nasıl çalışma yapabiliyor? Neye karşılık veya neye istinaden? Bunun öncesinde bir örnekte Cumhuriyet Meydanında işgal ederek bir şahsın koyduğu reklam totemini tekrar belediyeye ait halkın ortak kullanım alanı olan parkın içine dikmek için belediyenin para ve lojistik imkânlarını harcadığına şahit olmuştuk. Eğer Ayhan Tutun’un söylemleri doğru ise Meydandaki işgal totemiyle bağlantılı olarak halkın paraları kişilere özel olarak harcanmıyor mu? Ayrıca kiraya veren kooperatif. Belediye olsa neyse.

Halkın sorduğu diğer ve en önemli soru ise 300 dönüm arazi Çatalca halkı varken, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları varken nasıl oldu da veya nasıl bulundu da bir Lübnan asıllı birisine verildiği sorusu. Buna da umarım belediye yetkilileri cevap verecektir.

Ayhan Tutun’un diğer bir söylemi de kayda değerdi. 2019 yılı İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinin iptal edilmesi ve yenisinin yapılması arasındaki süreç içerisinde Ayhan Tutun’un “İnceğiz Mağaraları piknik alanındaki tüm eşyaları o süre içinde apar topar ben toplayıp da kaçırmadık” sözleriyle Mesut Üner’e yüklenmesine karşılık, nasıl bir cevap vereceğini merak ediyorum. Neler gitti, bu gidenler kamu malı mıydı belediyeden yapılacak açıklamayla belli olacağını düşünüyorum.

Ayhan Tutun diğer bir söyleminde ise “Kısır çatışmalarla bir, gündemi değiştirmek için suni konularla, elinde belge bilgi olmadan ithamlarla gerçek konuşulması gereken gündem maddelerini arada kaynatmak istiyorlar. Halk bir şey bilmesin istiyorlar. İşin ilginç yanı yapılan tüm hizmetlerin neredeyse yüzde 95 ine yakını oy birliği geçti. Nasıl olurda gölge etmeyin kelimesini kullanabilir” ifadeleri kullandı. Gerçekten de doğru söylüyordu. Mesut Üner hangi projeyi meclise getirse neredeyse tamamı oy birliği ile geçti. Durum böyle olunca neden “Gölge etmeyin” ifadesini kullanma ihtiyacı duymuştu? Yoksa ifadeleri meclise değil başkasına mıydı?

Ayhan Tutun Mesut Üner’i tutarsız olduğunu dile getirirken, “ “İkilem içerisinde oldukları bellidir. Eğer geçmiş döneme böyle çatıyor ve peşkeş çekme kelimelerini kullanıyor yöneticilerine ağır ithamlarda bulunuyor ise neden geçmiş dönemin belediye başkanı olan Cem Kara’nın ismini bir yaşam alanına verdi? İkilem içerisindeler. Neden her yerde Cem Kara ve ekibinin ilçeye büyük hizmetler verdiğini ve bu hizmetlerden dolayı teşekkürlerini sundu? Neden taltif etti? Eğer iddia ettiği gibi peşkeşler var ise ve bunu mecliste açıkladıktan sonra nasıl çıkıp buranın açılışını yapabilecek? Tutarsızlık üzerine tutarsızlık” ifadelerini kullandı. Gerçekten doğru söylemlerdi. Eğer Mesut Üner geçmiş yönetimin peşkeşlerle, içmelerle belediyeyi yönettiğini söylüyor ise o zaman yöneticilerin başındaki o zamanın belediye başkanı rahmetli Cem Kara’nın ismini Çatalca’nın en güzel yerlerden biri olan yaşam vadisine verme gereği duymuştu? Bu isimle geçmiş başkan ve yönettiği yöneticileri de onore etmiş olmuyor muydu? Halen bu ismi vermeyi ve bu sözlerinin ardından önere etmeye, mecliste de CHP’li geçmiş yöneticileri ağır sözlerle eleştirmeye, Tutun’un dediği gibi zan altında bırakmaya devam mı edecek?

Bugün de gazetemizin manşetinde Ak Parti Çatalca Belediyesi Meclis Üyesi, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Ahmet Rasim Yücel’in Haziran ayı meclis birinci oturumunda söylemlerine yer verdik. Ahmet Bey’in bu sözleri bilerek mi veya bilmeyerek mi, ağzından mı kaçırdı bilemem ancak Cuma günkü meclis toplantısında açıklamasını yapması gerektiğini düşünüyorum. Bir şeyi tahmin etmek demek o şey hakkında az çok fikir edinmek, belge bilgiye sahip olmak, bazı noktalarda ışık sahibi olmak olduğunun altını çizerek, bir açıklamayı halka çok görmemeli diye düşünüyorum.

Bugün diğer bir haberimiz de Ak Parti eski belediye meclis üyesi, Ak Parti Belediye Başkan Aday Adayı Metin Sezer’in Üner’e sert sözlerle açıklama yapması oldu. Açıklamasında Üner’in özel yaşama müdahele ettiğini, vatandaşın yasal hakları olmasına ve bunları kullandırılması gerekirken sıkıntı yaratıldığı, kamu kurumunda vatandaşın sırf içkili bir yer açacak diye engellemeler ile zora sokulduğunun haberi var. Metin Sezer’in 5 yıl boyunca beraber meclis üyeliği yaptığı Mesut Üner’in kendisinin şahsi telefonunu aradığını ve başkalarının açtığını, kendisinin konuşmaktan uzak olduğunu ve kendisine ulaşamadığından dolayı gazetemize beyanat verdiğinin haberi var. Ve en önemlisi Metin Sezer’in “Şimdi bu yapılanların ardından Mesut Üner halkın karşısına çıkıp nasıl Atatürkçüyüm, demokratım, herkese eşitim, özel yaşantılara ve yaşamlara müdahalem yoktur diyebilir.” Sözlerini söylediği haberimiz bulunmakta.

Tüm bu haberlere ve söylemlere baktığımda bir şeyin yolunda gitmediğini düşünüyorum. Bir yerde eksiklikler var. Mesut Üner’in belediyeyi iyi yönetemediği veya yönetimin ipini elinden sanki kaçırmış gibi bir görünüme sahip olduğu izlenimler var. Ayrıca Mesut Üner’in genelden aldığı desteklerle hizmet politikası içinde olduğu ve bu güçle halka sanki bu hizmetleri belediye yapıyormuş gibi izlenim vererek halka hizmet ettiğini göstermeye çalıştığı görüntüsü var. Kimseyi tanımaz, ben söyledim oldu der gibi davranışlarda olduğu izlenimi var. Çok sinirlenen ve bu siniriyle insanlara belge bilgi sunmadan zan altında bırakacak bir öfke patlaması izlenimi var gibi görünüyor. Bunu ben değil halkımız söylüyor. Belediye yönetiminin ilk seçimi kazanılmasının ardından yönetici kadrolarının değiştirilmeyip geçmiş kadroyla yola devam edilmesinden bu sorunların kaynaklandığı ifade edilirken, 2 yıl içinde mevcut yönetimin hızla çözülmeye başladığı belirtiliyor. Sosyal medyayla halka ulaşılmaya, yandaş gazeteler ve isimlerle yollarına devam etmeye, halk tarafından kabul görmeyen isimleri belirli yerlerde konuşlandırmaya ve çalışmalarına izin verip çalışmalarına devam etmelerini sağlaması, ilk başta yol yürüdüğü isimleri yarı yolda bıraktığının halk tarafından her yerde dile getirilmesi bazı sorunlar yaşandığının da göstergesi.

Şimdi ne mi yapılabilir? İşte bu anlamda hiçbir şekilde yardımcı olamayacağım. Olmayacağım. Genelle yerel siyaset yapanlara diyecek bir şeyim yok. Çünkü ben yerel gazete sahibiyim. Ben bilirim, çok bilirim, ben ne dersem o olur diyenlere ne anlatsam boş. SAYGILARIMLA…

404 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle