Hoşgeldiniz  

LEBALEP ARTIK HAFTA SONLARI EVDEYİZ!

Mehmet Zehir | 02 Nisan 2021 | Köşe Yazıları


Mehmet Zehir
mehmetzehir@hotmail.com.tr

Sizce bu, COVİT 19’un etkilerinden mi yoksa; küresel odakların otorite tesisine Türkiye’den yapılan katkı mı?

Öyle ya;

AKP aylarca kongre yaptı bu COVİT 19 O etkileşimin uzağından yakınından geçmedi…!

Akşam saat 21:00’de sokağa çıkan COVİT 19, sabah saat 05.00’e kadar idarenin izin verdiklerini tanıdığı için onlara bir şey yapmıyor; izin verilmeyenlerin başının belası olacağım diye adeta kılıç sallıyor.

Sonra sabah saat 05:00’ten akşam saat 21:00’e kadar sistemli bir şekilde uyuyor.

Sonra haftanın sonuna gelince bazen iki gün, bazen ise bir gün hiç uyumuyor ve dolayısıyla idarenin izin verdiklerinin dışında hiçbir kimse sokağa çıkamıyor.

Ama en garip yanı ise bu hafta sonunun ister bir günü için ister iki günü için değerlendirelim ki; bu COVİT 19 idarenin izin verdiklerini tanıyor; onlara bir şey yapmıyor.

Diğerlerine ise sokakta gördüğümü öperim diyor.

14 gün tam kapatma yapamayanların süreci iyi yönettiğini söyleyip kendilerinin, kendilerini alkışlaması da ayrı bir ironi.

Bugüne kadar konulan sokağa çıkma yasakları ele alınırsa; sanırız ki birkaç kez 14 günlük kapatma süresinden daha fazla kapatılmışız.

Bunun sonucunda iflas eden binlerce işletmenin olduğunu söylerken; Hükümet Sözcüsü Ömer Çelik’in herkese 5.000’şer binlira yardımda bulunduk demesini duydukta en azından benim için gönderilen 5.000 TL’yi hangi hırsız çaldı henüz bulunamamış olması, İçişleri Bakanlığı’nın yeteri sayıda personeli olmadığı ile açıklanmamasını dilerim.

Yine Merkez Bankası’ndan hiç edilen 148 Milyar Dolar’ın da ne zaman hangi şartlarda vatandaşa aktarıldığını da AKP Genel Başkanı Sıfatıyla AKP İzmir Kurultayı’nda Recep Tayyip Erdoğan’ın söylemi dışında göremedik.

Bilim insanlarının bir bölümü maske takmanın zorunluluğunu dile getirirken, bir kısmı ise maskenin zararlarını dile getiriyor.

Bu durumda halkın kafasında ikircikli bir durumun oluşmasına açıkçası devletin göz yumduğu ile kaldığımızı ifade etme ortamı bıraktığını gösteriyor.

Maskenin de CORONA SÜRECİ başladığı günden beri yapılan uygulamalarına baktığımızda çoraptan, atletten, kazaktan n 95’e kadar izlediği bir süreç olması nedeniyle de hangi maskenin olması gerektiği konusunda da bir netliğin olmaması ayrı bir handikap!

Uygulama ve mantık bir araya gelince insanın şunu düşündüğünü hissediyoruz: Maskenin kapatmış olduğu ağzımız ve burnumuza oksijen nereden gelecek ve içimizden çıkardığımız karbondioksit nereden dışarı atılacak?

Mantık buna kuşkusuz bir yanıt veremiyor olması; ileri de akciğer kanserinin birdenbire toplumun hepsini etkisi altına alma olasılığı Küresel Sermayenin bir nüfus planlamasını bizlere göstere göstere uygulatmış olması ile mi son bulacak?

Şöyle ki, dünyamızda bir ‘’DAVOS TOPLANTISI RÜZGÂRI VARDIR.’

Bu DAVOS’ta dile getirilenleri bir türlü kimse açıktan açığa dışa vurması mümkün değildir.

Davos toplantılarına AKP kurucularından derin bağlantıları olan ve bu derin bağları sadece ABD içinde sınırlı olmayan Musevi asıllı vatandaşımız olan Cüneyt Zapsu eliyle büyük oranda sahip olmaktayız. Bu bilgilere göre; Küreselcilere yeryüzünde 500 milyon insan yeteceği yönündedir. Bu durumu daha eskiden dünya nüfusunu 1 milyar olarak görmek isteyen küresel elitlerden bahsedenler artık onu da fazla buluyorlar ki 500 milyona çekmek istediklerini artık açıktan söyleyebiliyorlar.

Küreselcilerin tabiatı, sil baştan yeniden kendi istedikleri yönde tasarladıkları ve bunu da iki-buçuk asırdır fikren ve fiilen gerçekleştirmek için çalıştıklarını, kendi dışlarındaki dünyaya bunun dinlerinin emri olduğunu, üstün ırk oldukları için hakları olduğunu vb. Sürekli pompalamışlardı.

Ancak DAVOS TOPLANTILARI’nın gizliliğinin yanında CÜNEYT ZAPSU’nun bunu açık etmesi oldukça anlamlı olduğunu düşünüyoruz.

İşte bu anlamı, küreselcilerin bütün toplumları kendi hesapladıkları sona hazırlamak için maske ile sindirme, biat etme aşamaları ile oyalarken; yarınlarda COVİT 19, AŞI, AŞIYA KARŞI DİRENİŞ ve bu direnişleri kırmak için kimyasallar kullanmak ve hedefi etkisiz hale getireceklerine alıştırmak olarak algılanması mı istenmiştir diye de düşünmeden edemiyoruz!

Bu hayret verici komplo teorileri özellikle son çeyrek yüzyılda o kadar çok çoğaldı ve derinleşti ki artık yoğurdu üfleyerek yemek gelenek haline dönüştü…!

Bunun sonucu olarakta başlangıçta sorduğumuz soru beynimizi kazıyor…!

‘’Sizce bu COVİT 19’un etkilerinden mi yoksa; küresel odakların otorite tesisine Türkiye’den yapılan katkı mı?’

Kalın sağlıcakla…

28 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle