Hoşgeldiniz  

KÜRTLER BİR TÜRK BOYU DEĞİLDİR!

Mehmet Zehir | 22 Mart 2021 | Köşe Yazıları


Mehmet Zehir
mehmetzehir@hotmail.com.tr

Kürtler, bir Türk Boyu değildir.

Esasında Kürt diye bir etnosta yoktur.

Zazalar da ayrıca Kürt değildir.

Bugün ulus haline getirilmek istenen Kumanç lehçesi, Soranice lehçesi, Keldani lehçesi, Goranice lehçesi ve Zazaca Lehçesi konuşanlara bizler Türkçe Kürt demişiz.

Peki Kumanç, Keldanice, Soranice, Goranice ve Zazaca hangi dillerin lehçeleridir?

Devleti olmayanların dili olabilir mi?

1-Kumanç Lehçesi, Hint Avrupa Diline bağlı, HİNT İRAN DİL AİLESİ’NE BAĞLIDIR.

2-Soraniçe Lehçesi, Hint Avrupa Dillerinden KUZEY BATI HİNT- İRAN DİL AİLESİ’NE BAĞLIDIR.

3-Keldanice Lehçesi; SURYANİCE’NİN BİR LEHÇESİDİR.

4-Goranice, hiçbir dilin lehçesi değil, KENDİ BAŞINA BİR DİLDİR.

5-Zazaca, Hint Avrupa Dillerinden İran dilleri grubunda Kuzey Iran koluna bağlı bir dildir.

Hiç mi araştırma yapmıyoruz?

Hep algılarımı satın alacağız?

Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk, Türkiye’yi ulus devlet olarak kurmuştur.

Bizim için mesele bundan ibarettir.

Hüseyin Namık Orkun’un 1940 yılında düştüğü hatayı sollamak ve geçmek kendi ayağımıza iki kat kurşun sıkmaktır.

Şimdi konuyu biraz detaylıca inceleyelim:

KUMANÇ LEHÇESİ: Abdurrahman Qasımlo isimli bir yazarın! Kürtler ve Kürdistan isimli kitabının 46. Sayfasında ‘’Hint Avrupa dil ailesine bağlı Hint – İran dillerinin Kuzey batı İran koluna giren ve Türkiye’nin doğu ve güneydoğusu, Suriye’nin kuzeyi, Irak’ın kuzeyi ve kuzeydoğusu ile İran’ın batısında yaşayan bir dil koludur.’’ Demektedir. Bu yazarın Kürt ve Kürtçe adına Türk Dili ile alakalı bir bağ ortaya koymadığı açıktır. Bunun dışında Türkiye ile alakalı kurmuş olduğu coğrafi bir bağ vardır ve bu bağda doğu ve güneydoğusunda konuşulduğunu ifade etmektedir. Bu durumda diğer bölgelerde konuşulan Kürtçe denilen dil! İle alakası olmadığı gibi, birbirleriyle de anlaşamayacaklarını ayrı bir kolu olduğunu ifade ederek dışa vurduğunu hep beraber görmemiz gerekir. Bunun dışında devletimizin bu dilin doğu ve güneydoğuda hangi boyutta varlığını tespit edip yerel diller açısından hangi kültür kodlarını Türk Topraklarında yaşatılmaya çalışıldığını sorgulaması gerektiğine inanıyoruz. Bu bahsi geçen bölge de Türkçe’nin hangi boyutta halkın öncelikli dili olup olmadığı, gerekli seviyede Türkçe’nin korunup, yaşatılıp, geliştirilip geliştirilmediği de sorgulanmalıdır. Türkiye’de Türkçe bütün dillerden daha güzel konuşulup, yazılıp yaşatılması sağlanıp sağlanmadığı tespit edilerek eksikliğin giderilmesi halkta ne gibi bir zarar veya yarar sağlayacağı açık ve net olarak anlaşılması gerektiği devletimiz için açık olduğuna inanıyoruz. Aynı yazar ‘’ Kumançça’nın Türkiye’de en çok konuşulan Kürtçe dil olduğunu ve bu dili çevre ülkelerden Ermenistan, Gürcistan, Türkmenistan, Lübnan, Afganistan ve Rusya’da konuşulduğunu’’ ileri sürmektedir.

‘’Şimdi bu dil bu kadar geniş bir coğrafyaya sahipse; bu dili temsil edenlerin kendi isimlerine tarihin hangi çağlarından hangi oranda rastlanıldığına bakmak lazımdır, hangi devletleri kurmuşlardır öğrenmek lazımdır, kahramanları kimlerdir, hangi dünya savaşında kimlerle savaşmışlardır anlamak lazımdır, kurmuş oldukları Üniversiteler, kütüphaneleri, alfabeleri, devletleri hepimizin dikkatini bugüne kadar çekmemiş olması bizim eksikliğimiz mi yoksa kendilerini tanıtamayanların eksikliğimi bilmemiz gerekir. ‘’ Bu kısma yazının ilerleyen aşamalarında açıklama getireceğiz.

Yazarın kendi beyanı ile ’Hint Avrupa dil ailesine bağlı Hint – İran dillerinin Kuzey batı İran koluna bir dil koludur.’’ İfadesi bu dilin tek başına bir dil olmadığı da açığa çıkmaktadır. Bizim bir lehçe dediğimiz kendilerinin sözcük oyunları ile kol dediği aynı şeydir. O halde Kürtçe bir dil olmadığı ortaya çıkmaktadır. O halde buna bundan sonraki aşamalarda lehçe veya Kumanç lehçesi diyerek ilerleyeceğimizi ifade edelim. Ülkemizin doğu ve güneydoğu bölgesinde ne kadar kişi tarafından konuşulduğu tespit edilerek bu lehçenin bütün etimolojik ve folklorik kimliği kayıt altına alınmalıdır.

SORANİÇE LEHÇESİ: ‘’Süryani- Aramice veya Klasik Süryanice Afrasya dil ailesinin Kuzeybatı Semitik dillerinde bulunan Arami Alfabesi’nin bir türevi olan Süryani Alfabesi ile yazılıp konuşulan bir dildir. ‘’ Bu açıklama bu lehçenin Kürt ve Kürtçe ile uzaktan yakından bir alakasının olmadığını göstermektedir. Bu dilin yazılışında Sami Irkı’nın kendi alt dalları olduğunu dolayısıyla bununda bir lehçe olduğu karşımıza çıkmaktadır. Bu karşımıza çıkış önce bizi bu lehçeyi Süryanilerin kullandığına bizi götürmektedir. Ancak Süryaniler bile bu lehçeyi bir dil olarak unutmaya yüz tuttuklarını yine karşımıza çıkarıyor. Bu durumda bu Soraniçe Lehçesi’ni Kürtçe diye bir dile yamamaya kalkmak; Kürtçe bir dil yaratmak için hırsızlık yapmaktan başka bir şey değildir.

Suryanilerin etnik yapısı ve dili bilindiği halde bir Kürt Ulusu yaratmak isteyenlerin böyle bir yamalı bohça peşine düşmelerinin ardındaki gerçek emperyal çalışmalarını saklamalarıdır.

KELDANİCE (KALDİ, KALDAEA) LEHÇESİ: Mezopotamya’nın uzak doğusunda M.Ö 9.yüzyıl başı ile 6.yüzyıla kadar yaşamış Sami dili kullanan halk Mezopotamya’nın uzak güneydoğu köşesinde bataklık bölgede yaşamışlardır. Halk yaşadıkları bölgeden isimlerini almışlardır. Dolayısıyla ortada Keldanice, Kaldi, Kaldaea diye bir dil gerçekte olmadığını gösterir.

Bu göçebe ve küçük halk kümesinin kendilerine özgü bir dilleri olmadığı açık olduğundan yola çıkarsak günümüze belki de hiç temsilci bırakmadıklarına inanabiliriz. Esasında bir dilin olması için bir alfabenin olması, bir alfabenin olabilmesi bir devletin ortada olması gerekmektedir. Oysa ki ortada bunlardan hiçbiri yoktur. Buna rağmen Keldani Lehçesi veya Keldanice Sami Dilleri’nin bir kolu gibi ifadeler sadece kafa karışıklığı yaratmak maksatlı olduğu açıktır.

GORANİ LEHÇESİ: İran dillerinin kuzeybatı grubundan Zaza-Gorani dilleri alt grubundandır. Gorani Lehçesi’nin fazlasıyla Sorani lehçesi’nin etkisinde olduğunundan Goranı Lehçesi konuşanların çoğu Sorani Lehçesi’ni konuşuyor. Dolayısıyla burada da bir dil olmadığı bir lehçe olduğu açıkça görülmektedir.

ZAZA LEHÇESİ: Hint Avrupa Dilleri Ailesi’nden Kuzey Batı İran koluna dahildir. Zazalar kendilerini dinsel ve etnik olarak tanımlarlar. Bu yönleriyle baktığımızda da Zazaların, Kürtlerle bir alakasının olmadığı açık hale gelmektedir.

Dolayısıyla Kürtlerin kendi alt kimlikleri olarak ileri sürdükleri Kumançlar, Soraniler, Keldaniler, Goraniler, ve Zazalar etnik olarak farklı, dil olarak farklı, yaşadıkları coğrafya olarak farklı, yaşam kültürleri olarak farklı oldukları çok açık tespit edilebilmektedir. Dolayısıyla buradan bir Kürt etnosuna ulaşmak mümkün olmadığından emperyal güçler bölgede ki otokon Türk Devleti başta olmak üzere ulus devletleri yormak için bir Kürt Ulusu yaratmak istemektedirler. Bunu şartlar oluşana kadar dile getirmemişlerdir. Ancak fırsat buldukça emperyal güçlerle iş birliğine girerek elde etmeye çalışmaktadırlar.

SONUÇ:

a)-Dolayısıyla bu dil hiçbir zaman var olmamış olduğu için bir coğrafyası olmamıştır.

b)- Tarihin hiçbir zamanında ne devlet kurmuşlar, ne dilleri olmuş, ne de toplum içinde farklı bir yapıyı temsil etmemişlerdir.

c) Hiçbir kahramanları olmamıştır.

d) Tarih içinde eşkıyalık dışında bir savaş yapma olanakları olmamıştır.

e)-Hiçbir üniversiteleri olmamıştır.

f)-Hiçbir kütüphaneleri olmamıştır.

g)-Hiçbir alfabeleri olmamıştır.

62 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle