Hoşgeldiniz  

KANAL İSTANBUL ŞEHİR DEVLETLERİ PROJESİNİN İLK VE EN ÖNEMLİ ADIMIDIR.

Faik Kurtulan | 04 Mayıs 2021 | Köşe Yazıları


Faik Kurtulan
faikce@yahoo.co.uk

Şehir Devletlerine İzin Verilmemelidir

Sosyoloji bilimine ilk kez “küresel kent” tabirini kazandıran Columbia Üniversitesi profesörü Saskia Sassen son 20 yılı erken sanayileşme döneminden daha vahşi buluyor ve kentlerin eşitsizliği bariz bir şekilde gözler önüne serdiğini belirtiyor. 5 Kasım, 2009 tarihinde İstanbul’da dünyaca ünlü kent bilimcileri bir araya getiren ve Rothschildlerin sahibi olduğu Deutschebank Uluslararası Forumu, Alfred Herrhausen Topluluğu ve London School Of Economics’in birlikte düzenlediği konferansa katılan Sassen küresel kentlerin artık ülkelerin üzerine geçmeye başladığını belirtiyor. Bu süreçte şehir globalleşirken kentin ezilen yoksullarının nasıl mücadele etmesi gerektiğini anlatıyor.

Türkiye’de faaliyet gösteren 19 bin uluslararası şirketin yarısından fazlasının İstanbul’da olduğunu belirten Sassen şehirde inanılmaz bir enerjinin bulunduğunu, diğer dünya şehirlerindeki kültürel ağlar, sivil toplum kuruluşları ve ekonomik örgütlenmelerin İstanbul’un önemini artırdığını ve şehrin küresel turizmden de önemli ölçüde payını aldığını söylüyor. Sassen’e göre şehir bu haliyle küresel politika geliştirmeye ve politik diyalog kurmaya da müsait. Bahsi geçen bilim insanı şöyle devam ediyor:

Her global şehirdeki gibi… Evler, yaşam pahalılaşıyor, lüks tüketim artıyor. Bu çok önemli; düşük gelirli insanlar evsizleşiyor, aynı zamanda düşük kârlı firmalar da yok olmaya başlıyor. Gelen büyüklerle rekabet edememeye başlıyor ve çekiliyorlar. Şanghay’da hükümet tam üç milyon insanı şimdi bildiğimiz Şanghay’ı yeniden inşa etmek için şehrin dışına taşımıştı. Ve insanların ellerinden alınan evlerin yerine yüksek binalar dikildi. İnsanlar işlerine gitmek için uzun yolculuklar yapmak zorunda kalmaya başladı. Tüm küresel şehirlerdeki gibi aynı öykü, sürekli olarak tekrarlanıyor. Kendi evlerine, belki evlerinin arkasında küçük bir bahçeye sahip olan insanların yaşadıkları yerler değer kazanıyor, milyonlar yer değiştirmek zorunda kalıyor.”

Saskia Sassen global firmaların mükemmel değil ama çok şehir istediğini vurgularken hep yarıştığı söylenen şehirlerin aslında yarışmadıklarını, İstanbul, Sao Paulo ya da Buenos Aires şehirlerinin birbirinden farklı olduklarını ifade ediyor ve şöyle devam ediyor:

“. Uluslararası firmalar mükemmel şehirler istemez, sayı olarak çok şehir ister. İşte bu yüzden bu İstanbul’da 10 binden fazla uluslararası şirket faaliyet gösteriyor. Bir şehirde ofis kurunca, bu diğer insanların yerinden edilmesini beraberinde getirir. Ve oraya dev bir bina dikersiniz. Dev firmalar çok iyi oldukları ve insanlara iş fırsatı yaratmak istedikleri için yayılmıyor dünyaya. Kâr için yayılıyorlar. Farklı ülkelere fabrika, bir McDonald’s, bir zincir mağaza kurarsanız finansınız, muhasebeniz, merkez ofisleriniz de daha komplike hale gelir. Genişlersiniz, lüks ofisler kurar, yüksek maaşlı profesyoneller çalıştırırsınız. Onlar için lüks evler gerekir. Şehirler bu şekilde birbirini kovalar. Küresel kent işleviyle kastettiğim, bu.” diyor.

Sassen, yapılacak şeyin Boston’da yaşanan tecrübeden ders çıkartılması olduğunu vurguluyor. Uluslararası şirketlerin Boston’a ilk geldiğinde şehre lüks binalarını kurabilecekleri ancak karşılığında da yoksul kesim için evler de inşa etme zorunluluğunda olduklarına dair karşılıklı anlaşma yapıldı ama kısa süre sonra şehrin yöneticisi olan siyasi kadrolar değişti ve yapılan anlaşma sahipsiz kaldı. Oysa bundan ders çıkarılarak büyük şirketlerin şehre yerleşmesi karşılığında şehirlerin de bazı talepleri olmalıdır şeklinde uyarıyor.

Yakın gelecekte 10 milyon kişinin ABD’de evsiz kalacağını, buna hükümetin seyirci olmaması gerektiğini, şehirlerin bu gidişatının farkına varmaları ve önlem almaları gerektiğini belirtiyor.

Ülkemizde yaşanan Sulukule Projesinden dolayı evsiz ve mağdur kalan insanların durumunu ve şehirlerde yaşanan devasa eşitsizliğe dikkatleri çekiyor. Deutsche Bank’ın Amerika’da insanları evsiz bırakan uygulamalara imza attıktan sonra İstanbul’a gelerek evsizlerin durumunun nasıl düzeltilebileceğine dair toplantılar düzenlemesini de samimi bulmuyor.

Ulus devletten yana tavır koyanların şunları gözlerinin önünden ayırmaması gerekiyor.

– Dünyanın büyük şirketleri şehirleri geliştirip güzelleştirmek için değil, daha çok kar elde etmek. Ulus devletten bağımsız karar alan şehirlerin büyük sermayeden kredi alabilmek uğruna vergi indirimleri, fakir insanların yerleşim yerlerini istimlak ederek evsiz ve işsiz bırakma gibi uygulamalara girişmemeleri gerekmektedir.

– Şehirlerin yönetimini ulus devletten bağımsız hale getirirken büyük sermayeyi yönetime ortak yapmak olumsuz kararlar alma bakımından fakir insanların aleyhine işlemektedir. Bu da ulus devletin yahut ülkemiz özelinde kimsesizlerin kimsesi olan cumhuriyetimizin büyük ve acil bir tehdit altında olduğunu göstermektedir.

– Şehirlere girecek büyük sermaye şirketlerinin mutlak surette faaliyetlerinin denetlenmesi ve gelmek istiyorlarsa birtakım yaptırımların da kendilerine uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.

– İstanbul gibi metropollere uzun zamandan beri girmeye ve şehri yönetmeye ağzı sulanan sermayeye uygun siyasi ve yönetim koşulları hazırlanmamalıdır.

– Sassen’in uyarılarından yola çıkılacak olursa finansal ekonominin genişleyerek uluslararası olması küçük olan finansal pazarların da büyümesini ve küresel ekonominin daha da genişlemesini getirmektedir. Endüstrinin en üst düzeyindeki kontrol ve yönetimi Londra, New York ve Tokyo gibi çok az sayıdaki finansal merkezde toplanmaktadır. Bu kentlerle ekonomik anlamda bir bağ içerisinde bulunan kentler arasında küresel bir ağ bağlantısı oluşmaktadır. Ulus devletler bu önemli şehirlerle olan bağı koparmak, küresel sistem de ulus devlet anlayışını kendisinden uzak tutmak istemektedir.

Ülkemizde tüm partilerin ve medyanın halktan bucak bucak gizlemeye çalıştığı bu gelişmeleri entelektüellerin açıklamaları ve kamuoyunun gündemini bu yönde değiştirmeleri gerekmektedir.

78 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle