Hoşgeldiniz  

Kadınların çilesi virüsle katlandı

Şennur Girgin | 01 Şubat 2021 | KADIN AKTÜEL A- A+

Korona virüsün ortaya çıkmasıyla birlikte tüm aile yaşamlarında değişiklikle yaşandı. Tüm halk virüsten korunmak için tedbirlere başvurdu. Tedbirlerin en önemlisi ise dışarıda iş olmadığı zamanların tamamını evde geçirmek ve virüsten uzak kalabilmekti.
Halkın aldığı tedbirlerin yanı sıra devletin aldığı sert tedbirleri de eklenince vatandaşlar yaşamlarının neredeyse büyük bir bölümünü evlerinde geçirmek zorunda kaldı ve kalmaya da devam ediyor.  
Evde kalmak denilince yük haliyle evdeki kadınların omuzlarına yüklendi. Ev işleri, çocuklara bakmak, temizlik yemek derken günde birkaç saatlik sosyal yaşamları da yasaklarla böylelikle yok oldu. Özellikle kalabalık ailelerde kadınların üzerine yük daha fazla bindi.
Okulların kapanması ve tüm derslerin internet ortamı üzerinden çocukların görmesi ise kadınlarımızın daha da fazla gayret ve emek sarf etmesine sebep oldu.
Tüm aile fertlerinin evinde olmasından dolayı da kadınlarımızın yemek, temizlik vb. ev işleri de haliyle katlanmış oldu. Kendilerine ayıracak zamanları neredeyse kalmamış oldu.
Çalışan kadınlarımızın da dertleri aynı şekilde oldu. Hem işte çalışıp hem de evdeki işleri yapma gayretleri artarken, nereye yetişeceklerini bilmez bir hal almaları da gözlerden kaçmadı.
Kadınlarımızın kaldıysa eğer kısa boş zamanlarını spor, televizyon seyretmek, kitap okuma, dinlenme vb. ihtiyaçları da çocuklar uyanmadığı süreç içerisinde büyük bir ödül oldu.
Tüm bu sıkıntıların üzerine bir de ekonomik sıkıntıların had safhalara varması mutfaktaki tencerenin kaynamasının zorlaşması kadınlarımıza bir büyük darbe daha vurulmasını sağladı. Ekonomik sıkıntılardan dolayı yaşanan aile içi kavgalar, sıkıntılar, alım gücünün zayıflamasından kaynaklanan çözülmesi zor sıkıntılar da eklenince işin içine kadınların yaşam sıkıntıları kat be kat arttı.
Kadınlarımız ekonomik sıkıntılardan kaynaklanan nedenlerden dolayı evlerini çeviremez bir hale geldiler. Çocuklarının isteklerini yerine getiremez oldular. Tencerelerini kaynatamaz, pazardan istedikleri alışverişleri yapamaz hale geldiler. Hele hele işsiz kalan ailelerde yaşananları da bunlara katarsak durumun ne hale geldiğini az çok anlarsınız umarım.
Tüm bunların üzerine çocuklu kadınlarımızın çocuklarını parklara, gezmeye, oyun oynamaları için dışarıya çıkartamaz bir hale gelmelerinden dolayı çocuklarının üzerlerinde yaşadıkları ruhsal sıkıntıları da ortadan kaldırmak için verdikleri mücadelelerini de anlatmama gerek yok sanırım.
Tüm bu anlattıklarıma bakıldığında bir kadının yaşamını özetlediğimi sanıyorum. Eve kapanmış, sadece evdeki işlerle ilgilenen, çocuklarının bakımına kendisini adamış, sosyal hayatı tamamen sıfırlanmış, ekonomik sıkıntılardan dolayı tenceresini kaynatıp çocuklarını ve aile fertlerini beslemeye çalışan, spor yapmaya, kitap okumaya, televizyon seyretmeye zaman bulamayan bir kadın resmi ortaya çıkardı bu virüs illeti.
Her ne kadar virüsün tüm insanlığı etkilediği görünse de virüs aslında kadınları vurdu. Kadınlarımızı büyük bir bölümünü evlere kapattı. Bir misafir bile kabul edemez hale getirtti. Kısacası çilesi vardı çilesine çile kattı.
Tüm virüs tedbirleri kapsamında ne yazık ki kadınlarımızın bu sıkıntılarına az da olsa destek vermek amaçlı olarak projeler üretilmedi. Veya üretse de kadınlarımızın ilgisini çekmedi veya gerçek yaşama göre değildi.
Kadınlarımızın sıkıntılarına karşı az da olsa belediyeler çare bulmaya çalışsalar da pandemi başlangıcında yaptıkları bir dizi projelerle “ben yaptım oldu” mantığı içinde bir şeyler yapmaya çalıştılar ama zamanlar kadınlarımızı unuttular. Evlerde kaynamayan tencerelere destekler olunmaya çalışıldı. Erzak, yemek, gida yardımları yapılmaya çalışıldı. Ama bunun sürekliliği yerine getirilmeyerek bir nevi reklamvari bir konumda tutulmasına vesile oldu.
Kadınlarımız ne ister veya dertlerine nasıl çözüm buluruz adına sosyal projeler hayata geçirilmedi. Çocuklarla ilgili internetten eğitim öğretim adına bir tablet bir internet ağı dahi çözülemediği bir dönemde kadınlarımıza nasıl bir destek verileceğini düşünmekte hayali olur diye düşünüyorum.
Çocuklarımızı geleceğe hazırlayan ve geleceğimizin eğitici ve öğreticisi olan kadınlarımızın bunca sıkıntıya rağmen büyük bir mücadele ile çocuklarını geleceğe hazırlamaya çalışmaları takdire şayandır.
Tüm yetkililere yukarıda verdiğim örnekle şu mesajı iletmek isterim.
Geleceğin teminatı olan çocuklarımızın eğitici ve öğreticileri, geleceğe hazırlayan kadınlarımızın bunca sıkıntılarına reklam kokan projelerle çözüm getirmeyi bırakın. Kadınlarımızın daha rahat bir yaşam koşullarında yaşamalarına, yaşatmalarına olanak sağlayın. Tüm çözümleri kısa vadede değil uzun vadede süreklilik olacak şekilde planlayın. Aile içi yaşanan tartışmaların büyük bir bölümü olan işsizlik ve istihdam konularına el atın. İşsizliğin önüne geçmek adına radikal kararlar alın. Bu sözlerin özellikle yerel yönetimleredir. “Bu bizim sorunumuz değil. Genel sorundur. Devleti ilgilendirir” sözcükleriyle hizmetten kaçmayıp, milyonlarca liralık bütçelerinizi gelecek adına harcayın. Harcayacağınız her lira çocukların geleceğe daha emin adımlarla ilerlemesini sağlayacaktır.
Artık kadınlarımızı rahat ettirin.
Onlarında da bu toplumda olduğunu hatırlayın.
Onlarsız bir yaşam olmayacağını da her zaman hatırlayın.
Unutmayın kadın bir çiçektir.
Çiçekleri kopartmayın…

319 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle