Hoşgeldiniz  

FRANSA PARİS’TE GRAND MOSCHEE İLGİLİ GERÇEKLER

Mehmet Zehir | 03 Mart 2021 | Köşe Yazıları


Mehmet Zehir
mehmetzehir@hotmail.com.tr

Değerli okurlar, Uluğ Başbuğ Kamâl ATATÜRK hakkında herkes kendi penceresinden konuşmalar yapmaktadır. Bunların birçoğu gerçekle alakası olmayan ama söyleyene prim kazandıran sözler olduğu için dillendirilmektedir. Malum İnternet ile birlikte sosyal medya hayatımıza girdikten sonra bu tür gerçekle alakalı olmayan sözler gibi, bunların tam zıddı olan gerçeği bire bir anlatan sözlerde hayatımıza girdi. Bizler her şeyden önce Uluğ Başbuğ Kamâl ATATÜRK ile alakalı her konuda ne bir eksik e bir fazla olmak üzere aslını her şeyin öğrenmek durumundayız. Aksi halde Uluğ Başbuğ Kamâl ATATÜRK’ü çeşitli tanımlamalar adı altında başkalaştırmalarına göz yummak, Türklüğün binlerce yıllık geçmişi ile yine Türklüğün binlerce yıllık geleceğine darbe vurmaktır.

Buradan konumuza dönüp başlığımızda ki konuyu irdelersek elde etmiş olduğumuz bilginin ne kadar anlamlı olduğunu görmüş olacağımızı düşünüyorum. Konuyu Sosyal Medya’da irdeleyen Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk’ün manevi kızı Sabiha GÖKÇEN’in oğlu Eriş ÜLKER’dir.

Kendisinin sayısız belgeye dayalı kitapları bulunduğunun altını çizerek konuyu kendisine terk ederek saygılarımı ifade etmek isterim.

Saygın Okurlarım!

Söz verdiğim gibi bu akşamda Fransa’da Paris’te Grand Moschee ile ilgi gerçekleri sizlerle paylaşıyorum. Ama önce genç bir tarihçimizin konuyla ilgili yazısını okuyalım.

Saygılarımla.

E. Ülger

28 Aralık 2020

Sayın yazar yazısına şöyle başlıyor:

“Japonya’da ki Tokyo Camisi ve Fransa da Paris’teki Grand Moschee (Büyük Cami) hakkındaki yazısını seninle paylaşıyorum. Önce yanlışı öğren sonra doğrusunu yazacağım.

İçinde bulunduğumuz Ramazan ayı nedeniyle her yerde vıcık vıcık “din istismarı” ve “Osmanlı seviciliği” yapılan bu günlerde, ben Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün çok az bilinen bir özelliğini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bu ülkede sürekli birileri İsmet İnönü’nün cami kapattırdığını söylerken (ki bu kocaman bir yalandır) nedense hiç kimse Atatürk’ün cami yaptırdığını, cami yapımına katkıda bulunduğunu söylemez.

Oysa ki, Dünya yuvarlağının batısında ve doğusunda ilk okunan ezanlar, Atatürk sayesinde okunmuştur.

Nasıl yani?” dediğinizi duyar gibiyim!

Şöyle ki:

Fransa’daki Paris Camii (la Mosquée de Paris) ve Japonya’daki Tokyo Camii (Tokyo Jamii Mosque) Atatürk’ün yardımlarıyla tamamlanmıştır. Her iki camide de Atatürk’ün katkısı vardır.

Paris Camii (la Mosquée de Paris)

Mustafa Kemal Atatürk, 1919-1938 arasında her yıl Paris Camii´nin yapımı için «bizim de çorbada tuzumuz bulunsun» diyerek, onar bin frank para göndermiştir. Atatürk’ün ölümünden sonra bu yardım kesilmiştir.

Paris Camii ve Enstitüsü rektörü Abbas Bencheikh El Hocine “Mustafa Kemal Atatürk’ten Paris Camii´nde ışıklar ve izler bulunduğunu “ifade ederek bu gerçeği doğrulamıştır.

Caminin şeref defterine göre de II. Abdülhamit’le ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Paris Camisi’nin inşasına maddî ve manevî katkıları olmuştur. (Ben bizzat Camiye gittim ve sorumlu kimse Şeref Defterin de böylesi bir yazının ve imzanın olmadığını da ifade ettiler)

“Paris Büyük Cami’si (Fransızca: Grande Mosquée de Paris), Paris’in Quartier Latin (5. Arrondissement) mahallesinde bulunan camidir.

Fransa’da inşa edilmiş ilk camidir. I. Dünya Savaşı sırasında Fransız kolonilerinde Almanlara karşı savaşan Müslümanların anısına Fransız hükümeti tarafından inşa edilmiş, 1926’da hizmete girmiştir. Cami, tarihi anıt (ISMH) olarak derecelendirilmiştir. Avrupa’nın en büyük camilerinden birisidir. Bünyesinde Paris Camii İslam Enstitüsü adlı bir yan kuruluşta bulunur.

**

ŞİMDİ GELELİM YANITIMIZA!

Saygın Okurlarım!

Fransa’nın başkenti Paris’te büyük bir cami inşa etme fikri ilk defa 1895 yılında Osmanlı Padişahı 2. Abdülhamit ve Mısır Hidivi 2. Abbas Hilmi tarafından ortaya atıldığı iddiası doğru değildir.

Lütfen itibar etmeyin.

Cami, Verdun Savaşı’nda (Verdun Muharebesi, Fransızların I. Dünya Savaşı’nda, büyük bir Alman saldırısını püskürttükleri çarpışma. “Şubat- Aralık 1916” Fransa adına savaşırken şehit düşen 28.000 Müslüman ile I. Dünya Savaşı boyunca yaşamını yitiren toplam 70.000 Müslüman Fransız şehitleri anmak için inşa edildi.

Özellikle Cezayirli Müslümanlardan oluşan ve I. Dünya Savaşı’ndan önceki Kırım ve Prusya Savaşları’nda da Fransa adına savaşan keskin nişancılara duyulan (tirailleurs) minnet ifadesi olarak caminin yapımına karar verildi.

Yapımı 1922’de başladı.

Ülkede cami olarak inşa edilen ilk yapı oldu.

Caminin yapımına başlandığı günlerde, yani 1922’nin başlarında Türkiye yangın yeridir.

Bırakın bir camiye yardımı, savaş alanlarındaki askerlerinin karnını zor doyuran bir Türkiye.

Elde yok avuçta yoktur.

Mustafa Kemal Paşa, sırtında mintanı olmadan savaşan askerinin karnını doyuramazken Paris’te yapılan camiye yardımda bulundu demek kadar insafsızlık olur mu?

Bırakın gerçek olmadığını bunu yazabilmek için 1919/1922 yıllarını bilmemek demektir.

Ayrıca, böylesi gerçek dışı iddiaların satırları arasında Mustafa Kemal ‘i dindar bir kimse olarak gösterme çabaları da vicdanları bir başka sızlatmıyor mu?

Mustafa Kemal’in inançlı veya dindar olup olmaması kimi neden ilgilendirir?

Veya dindar göstermenin gerekçesi nedir?

Dindar olsa veya olmasa ne değişecekti.

Mustafa Kemal Dindar olduğu için mi, arkası arkasına beş savaştan da zaferle çıktı?

Olmasaydı Kurtuluş Savaşı’nı kazanamayacak mıydı?

Dini inançları sayesinde mi, nakış işler gibi bir bir devrimleri yaptı ve başarılı oldu?

Ne istiyorsunuz bu güzel “Yalnız Adam”dan?

Bize bir ülke armağan etti.

Bize kimliğimizi armağan etti.

Kadıköy’den Karaköy’e geçerken vize ile geçiyorduk.

Sayesinde vapurla geçer olduk.

Hem alnımız ak, hem başımız dik.

Mustafa Kemal Atatürk hakkında gerçek dışı yazan herkese buradan sesleniyorum.

Ne istiyorsunuz bu “Muhteşem Adam” dan.

Hayatta iken, kazandığı zaferlerin tadını çıkarmasına izin vermediniz!

İç ve Dış düşmandan kurtardığı vatanın da, İzmir yollarında çok değil üç sene dahi olmadan O’nu öldürmek istediniz.

Kurduğu kutsal mabedi olan TBMM’den atmak istediniz.

Ne istiyorsunuz bu “Dikensiz Gül” den.

15 Temmuz 1926 tarihinde o zamanki Fransa Devlet Başkanı Gaston Doumergue tarafından açılışı yapıldı.

Ne Mustafa Kemâl Paşa’nın ne de Atatürk bu camiin yapımına bir tek kuruş yardımda bulunmamıştır.

Bizzat ben kendim Paris’e gittim.

Napolyo’nun Mezarından biraz daha ileride.

Afgan asıllı Md. İle görüştüm.

Caminin ne kayıtlarında nede anı defterlerinde Mustafa Kemâl Atatürk’ün Grand Moschee’nin yapımına maddi katkıda bulunduğuna dair ne bir belge ne bir imza yok.

İster bana inanın ister tarihçimize veya Sunay Akın’a inanın.

Takdir elbette sizindir.

Cami Paris’te.

İki satır Paris Türk Büyük Elçiliğine yazacağınız konuyla ilgili soruya verecekleri cevap benim sizlere anlattıklarımdan farklı olmayacağını bilmenizi isterim.

E. Ülger

27 12 2020

50 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle