Hoşgeldiniz  

EYTİŞİM VEYA DİYALEKTİK

Mehmet Zehir | 02 Nisan 2021 | Köşe Yazıları


Mehmet Zehir
mehmetzehir@hotmail.com.tr

Eytişim: Türk Dil Kurumunu’nun ‘Yeni Baskı 1.Cilt Kitabı’nın 481.sayfasında’’ diyalektik’’ olarak ve Eytişimsel: Eytişimle ilgili olan diye açıklanmıştır.

Aynı sözcükler Türk Dil Kurumu’nun internet sitesinde ise Eytişim: ‘’diyalektik’’, Eytişimsel: ‘’Eytişimle’’ ilgili olarak açıklanmıştır.

Türkçe köke sahip bu sözcük bakalım Remzi Kitabevi’nin yayımlamış olduğu Orhan Hancerlioğlu’nun Felsefe Sözlüğü’nde nasıl ele alınmıştır:

‘’Eytişim: Doğayı, toplumu ve düşünceyi karşıtlıklarının çatışması ve aşılmasıyla durmaksızın devindiren ve geliştiren süreç.

1-Etimoloji: Türkçemizdeki eytişim terimi, soru-karşılık yöntemiyle tartışmak anlamına gelen eytişmek kökünden türetilmiştir.

Batı dillerinden Fransızca ‘da ki diyalektik terimi de antik çağ Yunanlıların seçmek ve toplamak anlamlarına gelen  Yu. Leg kökünden türettikleri tartışma anlamındaki Yu. Diyalektik sözcüğünden alınmadır.

Dialektike techne(Tr. Tartışma Sanatı, Fr. Art de discuter) terimi antikçağ Yunan Felsefesinde uzun süre kullanılmamıştır.

Örneğin: Eytişimin babası sayılan Herakleitos bu terimi bilmez ve kullanmazdı, felsefesini aynı kökten türeyen söz anlamındaki logos terimi üzerine kurmuştu.

Latinlerde bu terimi yüzyıllarca sora konuşmak anlamında kullandılar. Batı dillerindeki ilk kullanımıysa 1160’lardadır.

Antik çağ Yunanlıları karşıt düşünceli iki kişinin konuşmasına diyalogos derlerdi. Günümüzde kullanılan dialektik kavramının bu eski anlamlarla hiçbir ilgisi yoktur.

Kavram günümüzde, metafizik teriminin tam karşıtı olarak yeni ve bilimsel bir dünya görüşünü dilegetirir. Evren diyalektikle işliyordu. Bu işleyişi kavrayabilmek içinse ona ancak diyalektikle işleyen bir bilinçle bakmak gerekirdi. Diyalektiğin hem bir yasa olarak saptanışının hem de bir yöntem olarak kullanılışının nedeni budur.’’

Buraya kadar yapmış olduğumuz alıntılarla Eytişim terimi üzerine ufakta olsa bir bilgi sahibi olduk.  Burada yakınmamız gereken ilk nokta kendimize ait olan bir sözcüğün bizden adeta kaçırıldığı olmalıdır. Eytişim sözcüğünü bizler bilmezken, batılılar bir şekilde diyalektik sözcüğünü yaşatmayı başarmış oldukları dikkat çekici olmalıdır. Konunun bu boyutunu takdirlerinize sunarak asıl konumuzu sürdürmek istiyoruz. Zira bir sözcüğü bütün yönleriyle öğrenmediğimiz sürece zaman içinde öğrendiğimiz bölümü de unutulmaktadır. Oysa ki bizim amacımız sözcükleri öğrenerek sözcüklerin gücünden yararlanarak düşünme gücümüzü; düşünme gücümüzle birlikte yaşam kalitemizi arttırmaktır.

Bu kapsamda Eytişim terimi ile öğrenmiş olduğumuz ‘’doğayı, toplumu ve düşünceyi karşıtlarının çatışması ve aşılmasıyla durmaksızın devindiren (eylemselleştiren, hareketlendiren…) ve geliştiren süreci içselleştirmektir.’’

Canlılar ilk ortaya çıkıp kendi dışındaki canlıları görmeye başladıklarında düşüncelerini sesli olarak ifade ettiklerinde ne dediklerini ne amaçla bir şey söylediklerini ne hissettiklerini büyük ihtimalle karşı taraftakilerin anlayamadığını hissediyorlardı. Zamanla bunu aşarak birbirlerini anlamaya çalışan, birbirlerini hisseden, ne amaçla birbirleri ile iletişim kurduklarının farkına varan toplum ortak düşünce üretmeye ve bunu geliştirmeye başlamıştı. Toplumun bu gelişmesi ebetteki birçok çatışmanın sonucunda ortaya çıkmıştır. Her çatışmanın aşılması yeni bir gelişmeyi aşabilmenin ilk adımlarını oluşturarak yine çatışmaların ve eylemlerin sahne almasını getirmiştir. Bu süreç süreklilik halinde varlığını sürdürürken; kat edilen mesafe herkesçe öğrenilen bir içselleştirmeye dönüşmekteydi. Bunu tek tamgalı seslerde iki tamgalı seslere, üç tamgalı ve daha çok tamga barındıran ses ve sözcüklere dönüştürmek öğrenme metodunu oluşturmaya başlamıştır. Bu noktada bütün canlılar doğayı kendilerinin atası, anası bilmiş, adeta canlıyı yaratanın doğa olduğuna inanılmıştır. Çünkü görülen, elle tutulan; görülmeyen, elle tutulmayan her şey doğanın bir parçası olduğuna inanılıyordu. Dolayısıyla canlıyı yaratanında, canlının yok olmasını da sağlayanında doğa olduğu sanısı bir gerçek olarak göksel dinler ortaya çıkana kadar ifade edilmiştir. Göksel dinlerin etkilemiş olduğu toplumlar dışında kalan diğer toplumlarda bu düşünce varlığını halen korumakta olduğundan o toplumlarda tabiata karşı sevgi ve saygı sınırsızlığını koruyarak yaşamaktadır.

Eytişim terimi ile ilerlediğimizde usumuza hiç kuşkusuz şunlarda gelmektedir. Eytişim ile var olanın bütün yönlerinden istifade etmekle yetiniyor muyuz, yoksa var olanı bütün boyutları ile tanımaya elde etmeye, tanım dışı kalanların var olanın dışında olanlar olduğunu söylüyoruz veya düşünüyoruz. Diyalektiğin tanımı içinde baktığımızda var olanı ‘’bilimsel olarak dilegetirmek’’ aslında ele alınanı en ince ayrıntılarına kadar tanımlamayı gerektirdiğinden ortamda tanımlanmamış diğer bir ifade ile ortamda yararlanılamayacak diye bırakılan herhangi şey söz konusu olmadığını anlıyoruz. Bu nedenle eldeki olanakları en iyi kullanma sanatı diyebileceğimiz bu terimin yüklendiği anlam belki de bizlerin sorgulama yöntemiyle hayatımızı düzenlemeyi bize öğrettiğini, hiçbir şeye sorgulamadan katılmama, saygı duymama, saygı göstermemeyi gerekli kılmıştır.  Hatta denilebilir ki, Türklerin Tengrist inancı, tabiatın içinde ve dışında her ne varsa onların tamamının yarattığı, yönettiği, yönlendirdiği inanç sistemi olup, buradan Türkler de gelişmiş olan us, mantık, bilim ve sanat davranış biçiminin ilk ışınımını bu inanç sistemini toplumsal olarak elde etmekle ortaya koymuş olmasıdır.

Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk’ün, kendi duygu, düşünce, söylem, eylem ve ülkülerini bir doktrin, bir ideoloji, bir kalıp, bir donma, bir tabu, bir dogma olarak görmemesinin belki de en büyük nedeni buydu.

Sonuç olarak diyebiliriz ki, var olanı tanımladıkça bütün sorunlarımızı bilimsel ve doğal olarak öğrenmemiz mümkün olduğundan başka arayışlara girmeye bile gerek olmadığı söz konusudur.

39 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle