Hoşgeldiniz  

ESNAFA DESTEK Mİ KÖSTEK Mİ?

Ali Girgin | 23 Haziran 2021 | Köşe Yazıları, Tüm Manşetler


facebooktwitter
Ali Girgin
aligirgin1975@hotmail.com

Yerel seçimler bitmiş, Çatalca halkı CHP iktidarını yenip Ak Parti iktidarını başa getirmekle seviniyordu. Herkeste bir neşe vardı. Kimileri “nasıl yendik” diye haykırırken kimileri de “büyük hizmetlerle coşacağız. Paramız ilçede kalacak. Herkes kazanacak” diyerek yumruğunu havaya kaldırıyordu.

Mazbata alınması ve belediye binasında belediye başkanının etrafına toplanan topluluk nasıl bir ümidin ilçede var olduğunu, bu ümitleri de belediye başkanı ve kendilerinin seçmese de Ak Parti’nin seçtiği isimlerle gelen belediye meclis üyelerinin üzerindeydi. Belediye başkanı yaptığı konuşmasında rozetini çıkardığını, herkese eşit davranacağını, “Birlikte Çatalca’yız” ifadesini kullanarak bir bütün halinde, edinimleri ilçe halkıyla birlikte paylaşacağının mesajını veriyordu.

Buna en çok esnaflar ve istihdam yaratan işletmeler sevinmişti. Geçmiş dönem belediyenin parasının neredeyse tümünün dışarıya akmasından dolayı zayıflayan ekonominin tekrar canlanacağı düşünülüyordu. Hatta buna inanan bazı işletmeler yenilikler yapmış istihdamlarını yükseltmişlerdi.  Kısacası borçlanmışlardı. Çünkü belediye başkanının söylediği sözlere inanmışlardı.

Belediye Başkanının ilk icraatlarından birisi aş evinden yoksullara yapılan yardımı kesmek olmuştu. Ancak aş evini kapatmayıp belediye personeline maaşlarıyla birlikte yemek bedellerini ödemesine rağmen üstüne bu yemekhaneden bedava yemek vermek oldu. Kısacası Çatalca halkı parasıyla her gün belediye çalışanlarını bedava doyuruyordu. Hal böyle olunca belediye personeli yemek yemek için çarşıya inmiyor, yemek bedeli altında esnafa kazanç sağlattırmıyordu. Bu esnafa vurulan en büyük darbelerden birisiydi. O esnafın verdiği vergiler kendisine kazanç olarak geri dönmesi gerekirken o esnaf belediye çalışanlarını verdiği vergilerle bedava doyurmak zorunda kalıyordu. Belediye başkanı bu konu hakkında tek kelime bile konuşmadı. Kendisine gazetelerde sorulan bu yemekhanenin senelik geliri Çatalca halkına ne kadara mal oluyor sorusuna dahi cevap vermedi. Kısacası halkın bilgi edinmesi isteğine sırtını dönüyor şeffaflıktan uzaklaşıyordu.

Seçimin kazanılmasının ardından bir yıl kadar kasada para yoktu. Arazi satışları ve bakanlıklardan gelen destekler doğrultusunda hizmet alımlarında ihaleler yapmaya ve bu ihalelerin neredeyse yüzde doksanı ilçe dışına gitmeye başladı. Yerel esnafla çalışmalar yavaşlatıldı. Görünen köy kılavuz istemez misali geçmiş döneme bir nevi dönülmüştü.

Belediyede yeni yeni yüzler ve bu yüzlerle bağlantılı ilçeden simalar hep beraber yürüyorlardı. İlçe esnafına doğrudan teminlerle iş yapılmayıp ihalerle hizmet alımları yapılıyor denirken ilçe dışından veya ilçe içinde hatırı sayılır kişilerin hizmetleri doğrudan teminleri risk teşkil etmiyordu.

Tüm bunlar yaşanırken pandemi belasıyla baş başayken ihaleler oluyor ama ne hikmetse “her ihaleyi halkıma öncesinden haber vereceğim” sözünü veren belediye başkanı susuyor ve ihaleler resmiyete uygun olmasına rağmen hiç olmazsa halkı bilgilendirmek hiç içlerinden geçmiyordu. Hatta arazi satışlarından şahsım sosyal paylaşım sitesinden yayınlamasam neredeyse halkın haberi olmayacak bir durum ortaya çıkmıştı.

Kimlerdi bu ihaleleri alanlar? Bu ihalelerden Çatalca halkının haberi olmamasına rağmen haberdar olan ve satın alma müdürünün ihale şartnamesine kendi mailini verebilecek kadar güçlü hissettiği ve yaptığı ihaleleri kimler almıştı? Bunlara belediye başkanı tek kelime etmiyor. “ Her şey resmiyetle oluyor. Belediye kesinlikle zarara uğratılmıyor. Kimsenin şüphesi olmasın.” diyerek geçiştiriyordu.

Bunlar devamlı olarak yaşanırken bir de ana cadde üzerine tam yolun ortasına duba konulması tüm olaylara tuz biber ekti. Dubalar Atatürk Caddesi üzerinde Ferhatpaşa İlkokulu’nun hemen ilerisinde başlıyor ve dört yol mevkiine kadar uzanıyordu. Ta ki, hani bu belediyenin ayçiçeği ekimi yapan Ak Parti’li ismin dükkanının önünde dubalar bitiriliyordu.

Esnafa en büyük darbelerden birisi de belediyenin iş hanını yıkacak olmasından ve Millet Bahçesi’nin yapılacak olmasından dolayı belediyenin kiracılarının, belediyenin yer göstermeden çıkartmasından dolayı yaşanan sıkıntı olmuştu. Belediye buna az da olsa bir çözüm bulmak için sanayi karşısında yeni dükkanlar yapmıştı. Bu dükkanlara bu kiracıları yerleştirdi. Hani geçmiş yönetim peşkeş çekti diyordu ya belediye başkanı bu yeni dükkanlarda bulunanlardan kaçı yıkımlardan dolayı mağdur olan esnaftı? Kaçı belediyenin kiracısıydı? Bunları da açıklayacaktır umarım. Ondan sonra peşkeş kelimesine de bir açıklamada bulunacaktır diye tahmin ediyorum.

Yetmedi halkın ortak kullanım alanına kocaman bir reklam tabelasını diktirdi. Hem de işgal adı altında. Hem de dikilirken tüm masrafı kendi karşılayarak. Millet yıkımlardan dolayı yer bulamazken birilerine belediye başkanı halkın ortak kullanım alanını işgal ettiriyor ve bu işgale de yardım ediyordu. Neye göre veya kime göre bunu kendisi açıklayacak.

Tüm bunlar yaşanırken bir de Pazar sorunu yaşanıyordu. Yeni Pazar yerine geçen esnaflar yerlerinin değiştirildiğinden bahsederken birileri de yeni yerler için belediye başkanına müracaat ettiğini her yerde söyleniyordu. Demek ki, büyük alanda yeni Pazar tahtaları bulunuyor ve birilerine veriliyordu. Çatalca halkına veriliyor ise amenna. Yetmedi Pazar üstü kapanması adına Pazar esnafından para toplanıyor ama bu para hangi resmiyete dayanarak toplanıyordu bundan belediye başkanı hiç söz etmedi. Sadece Pazar yerinin direklerinin altına belediye tarafından yapılan flaş betonlara 2 Milyon üstünde para mı harcanacaktı? Bunu neden halkın parasıyla yapma gereği duydular? Millet Bahçesi’ni yapan firma neden bunu üstlenmedi? Hal böyle olunca harcanan bu paralara bakıldığında Millet Bahçesi’ni keşke TOKİ değil de Çatalca halkı yapsaydı? Hani Millet Bahçesi’nin yapımında halkın cebinden beş kuruş çıkmayacaktı? Hani belediye kasasından para çıkmayacaktı? Hem de neler çıktı? Pazar alt yapısı, yeni dükkanlar, yeni yollar, yeni asfaltlar vb. Maliyetinin yekününü belediye başkanı bir açıklasa da Millet Bahçesinin Çatalca halkına getirdiği yükü bir öğrensek.

Yeni yollar dedim ya. Pandemi döneminde saçma sapan tarla yollarına asfalt döken belediye gelin görün ki yarım kalan Erguvankent yolunu bitiremedi. Hatta bir iddia yerel seçin öncesi Erguvankent’e gelen asfaltın yerel seçim stratejisi ve oy kazanma uğruna yerinin değiştirilerek İlkem Petrol tarafından gelen yola harcandığı iddia edildi. Eğer böyle bir şey var ise belediye başkanı çıkıp açıklama yapmalıdır. Ya da Erguvankent yolunu asfaltlamalıdır. Orada yaşanacak bir kazada yaralanma ve ölümler hem belediye başkanını hem de İBB’yi sorumlu tutar.

Hadi bunlar bir kenara pandemi dönemi boyunca ara sıra çalışan belediye tam esnaf iş yapmaya başlayacakken esnafların önlerini kazması ve yeni yollar yapmaya çalışması alenen esnafı delirtti. Ya bilinçli yapılıp esnafa darbe vuruluyordu ya da plansızlık belediye de had safhadaydı.

Bunlarda yetmezmiş gibi ilçede binlerce yapılan kaçak binalarda bulunan iş yerlerine ilçeye ekonomik ve istihdam alanında destek veriyorlar diye belediye ruhsat vermek için mecliste oylama yapıp ruhsat verilmesine karar verdi. Bu resmiyetle işini yerine getiren esnafa vurulan en büyük darbelerden bir diğeriydi. Esnafın zihni bulanmaya başladı. “ Keşke bizde kaçak yapıp binlerce lira kira vermeden çok ucuza dükkan sahibi olsaydık” ifadelerini kullanmaya ve belediyeyi çifte standart uyguladığından ve bu düşüncelere sevk ettiğinden dolayı kızgındı.

Yetmedi belediye kendisine ait 300 dönüme yakın arazisini Ayçiçek ekeceğini duyurdu. Bu alanları da yine çiftçiye yani çiftçi esnafa bölüştürmek katkı sağlamak yerine Ak Parti’li eski bir meclis üyesine vererek bir darbeyi de çiftçi esnafına vurdu. Bakalım daha ne darbeler vurulmuş bunlarda gelecek günlerde tek tek belgeleriyle ortaya çıkacaktır diye düşünüyorum.

Esnafına sahip çıktığını iddia eden Belediye Başkanı Mesut Üner şunu çok iyi bilmelidir ki, İ. Fırat Aykut milleti sarılıp öperek iki dönem belediye başkanlığı yaptı. Sen de sarılıp abi abla diyerek bu dönemi geçireceğini sanıyorsun ama hiç sanma. Esnafa sarılarak, abi abla diyerek, öperek sıkıntısına çözüm bulamazsın. Yaptıklarınla esnafa ben doğru yaptım diyemezsin. Birinin önüne bahçe izni verirken diğerinin önünü kapayamazsın. Çatalca esnafı kan ağlarken dışarıya milyonları veremezsin. Çizimcin varken dışarıdan çizimciler, müdürün varken müdürler, çalışanların varken çalışanları getiremezsin. Bu belediye Çatalca halkının. Büyükçekmece ve Tepecik’in, sadece Muratbey’in değil. SAYGILARIMLA…

243 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle