Hoşgeldiniz  

EFENDİLER! NEYİN MESAJINI VERİYORSUNUZ?

Ali Girgin | 08 Temmuz 2021 | Köşe Yazıları, Tüm Manşetler


facebooktwitter
Ali Girgin
aligirgin1975@hotmail.com

Çatalca Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde bir dergi çıkartacakmış. Derginin içeriği ve editörlüğü İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılırken baskısı da Çatalca Belediye tarafından karşılanacakmış. Derginin tanıtımı adına derginin baskısını yapacak Çatalca Belediyesi bir de Kültür Merkezinde kokteyl düzenlemiş. Hem de iyi para harcanarak hazırlanan bir kokteyl.

Derginin ismi nedir diye soracak olursanız;

“MÜNİP”

Münip kelimesinin TDK’da anlamına bakalım isterseniz.

-Allah!a yönelen.

-Güzel yağan yağmur, yararlı yağmur.

-Bahar.

Kökeni- Arapça

İsmin cinsiyeti- Erkek

Arapça bir kelime olduğundan dolayı da “MÜNİB” olarak da kullanılmakta.

Münib anlamına da bakar isek;

-Güzel yağan, faydalı yağmur

-Taze ve verimli toprak

-Pişman olup dönen

– İnabe eden, asiliği, azgınlığı bırakarak Allah’a yönelen

-Hakk’a yönelen, günahları terk ile hakka dönen

Şimdi bu anlamlara baktığımızda haliyle bu derginin ismi hakkında birçok soruyu Kaymakama, İlçe Milli Eğitim Müdürüne ve Çatalca Belediye Başkanına sormak hâsıl oluyor.

-Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ülkenin geleceğini tayin eden, çocukları ve gençleri geleceğe hazırlayan, ileri muhasır devletler arasına sokmaya çalışan  Milli Eğitim Bakanlığı’nın Çatalca İlçe Şube Müdürlüğü ve bağlı olduğu devleti Çatalca’da temsil eden Çatalca Kaymakamı dergiye başka isim bulamamışlar mıdır? Neden bir Arapça isim ve cinsiyet olarak erkek ismini seçme gereği duymuşlardır?

-Yapılan açıklamalarda baharı simgeleyen, bereketli yağmur olarak adlandırılan “Münip” dergisi yaz ayında çıkartılmaktadır. Yaz ayında bereketli yağmurlar yoktur. Bereketli yağmurlar ilkbaharda yağar. O zaman bu dergi ismi üzere gerekli zaman içinde çıkartılmamış ise diğer anlamlarıyla kullanılma olasılığı ortaya çıkmaz mı? Neden ilkbaharda değil de yaz ayında çıkartılmıştır? Yoksa bir mesaj mı verilmektedir?

-Derginin anlamına bakıldığında ve Çatalca Belediye Başkanının da hevesle bu derginin baskısını yaptığına göre ilkbaharı simgeleyen, bereketli yağmurları anlattığı iddia edilen bu dergi ismiyle yanlış zamanda çıktığı ortadadır. Diğer anlamlara bakıldığında;

-Pişman olup dönen:  Neden pişman olunup da dönüldü?

-İnabe eden, asiliği, azgınlığı bırakarak Allah’a yönelen: Bu anlama göre ne demek istendi? Neden pişman olunup Allah’a yönelme gereği duyuldu?

-Hakk’a yönelen, günahları terk ile Allah’a dönen: Bu anlamda ne günah işlendi de günahların terki ile Allah’a dönüş yapıldı?

Bu soruların sorulmasına vesile olmaz mı? Hem de Temmuz ayında.

Tüm bu anlamlar eşliğinde pişman olunan nokta nedir? Sadece kurumların katıldığı halkın olmadığı bir kokteylde yükseklerdeki birilerine mesaj mı verilmektedir? Bir şey mi söylenmeye çalışılmaktadır? Pişman olunmak ne demektir?

Bu konuyla ilgili tüm yorumları okurlarıma bırakmak istiyorum. Çünkü çok hassas bir konu.

İsim üzerinde fazla takılmadan kafama takılan diğer noktalara değinmek isterim.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni en başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan temsil eder. İlçelerde ise mülki amirler devleti temsil eder. Yani kaymakamlar. Cumhurbaşkanımız devletin itibarında tasarruf olmaz dediği şu günlerde, güçlü Türkiye mesajını tüm dünyaya haykırdığı bir zamanda gelin görün ki, Çatalca Kaymakamlığı’na bağlı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ismi üzerinde hayli tartışılacak olan bir dergi çıkartıyor ve bu derginin baskı masrafını Çatalca Belediyesi’nden talep ediyor veya talebe olumlu yanıt veriyor. Cumhurbaşkanımızın “İtibardan tasarruf olmaz” dediği günlerde devletin kurumu bütçesi çok cılız olan bir belediyeden destek alarak bir dergiyi çıkartmaya çalışıyor. Yakın geçmişte de onlarca garibana çamaşır makinesi almak adına Sosyal Yardımlaşma Müdürlüğü olması ve bütçesinin çok iyi olmasına rağmen, iş adamlarından destek alıp bu çamaşır makinelerini halka dağıttığı gibi. Bir festivali kendisi yapamadığından, yapmak için belediyeyle işbirliği yaptığı gibi. Kısacası itibar denilirken, haykırılırken bunlar yapıldı.

Devletin itibarı önemlidir. Eğer devlet kendi başına bir şey yapamıyor veya yapamıyormuş izlenimine girdiğinde, girdiği gibi gösterildiğinde, yani, yapacakları hizmeti belediyelerden, özel şahıslardan, vakıflardan vb. temin etmeye kalkıştığı vakit halkın gözünde gücünü, itibarını kaybetme şekline bürünür. Halk devlete bağlı kurumların belediyeler, vakıflar, dernekler, özel şahıslar, iş insanları vb. destekleriyle yürüdüğünü ve bu saydığım kesimlerin devletten daha güçlü olduğunu zannetmesine vesile olur. Halk devletin otoritesini hissettiren, hissettirmesi gereken devlet makamlarına değil saydığım diğer kurumların otoritesini benimser veya öyle düşünür.

Kısacası Devletin has kurumlarına belediyeler, iş insanları, vakıflar vb. kesimlerin yaptıkları her hibe ve destek o destek sundukları kurumlara olan güveni zedeler. Mesela Bir okulda eğer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yıkı dökükleri tamir edemiyor ve etmesi için belediyelere, iş insanlarına, vakıflara vb. yöneliyor ve destek istiyor ise halk o kurumun gücünden şüphe eder. Kurumu güçsüz zannetmeye başlar. Gücün olmadığı yerde güven de olmaz.

Mesela Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı bir caminin tüm masraflarını halk, belediyeler, vakıflar, iş insanları karşılıyor ise ve bakanlık bunlara sırtını çeviriyor ise halkın gözünde o bakanlık güç sahibi değil, o camiye sahip çıkanlar güç sahibi gibi görülür.

Örnekler milyonlarca verilebilir.

Mesela bir dergi çıkartmak için bu kadar şatafata ne gerek vardır? Bir dergi çıkartmak işini bilen için kolaydır. Ve çok da ucuza mal edilebilir. Sanki ilçede büyük bir hizmet yapmış gibi kokteyller düzenlemek, pastalar kesmek, o kokteyle paralar harcamak, dergi için büyük paralar harcamak, ismi de Arapça olması ve neyi temsil ettiği belli olmayan bir dergi için Temmuz ayında bir araya gelinip pozlar verilmesi, halk inim inim inlerken halka karşı yapılmış bir hatadır. Halkın olmadığı hiçbir yer halk için önemli değildir. Bu birileri için neden bu kadar Temmuz ayında önem arz etmektedir?

Şimdi Çatalca Belediye Başkanına sormam gerekir.

Mesut Üner eğitime ve öğretime bu kadar hevesli birisiyse sorarım ki, derneklere, vakıflara, kurslara aynı böyle destekler sunuyor mu? Örneklere takılmadan mesela İlim Yayma Cemiyeti güreş müsabakası düzenledi diye nakdi ve lojistik destek sunuyor mu? Veya Ensar Vakfı’na, Şoförler Odasına, Kızılay’a, Yeşilay’a vb. halk için hizmet eden yerlere destek veriyor mu? Bir tane fatura göstersin. Desin ki “Kızılay’a, Yeşilay’a, Ensar’a vb. nakdi ve lojistik destek sunduk.” Bulamazsınız. Ama bu konu değişik. Bildiğim kadarıyla bu dergi baskı ve kokteyl masrafları Kültür Müdürlüğü’nün eğitim ve öğretime destek amaçlı nakdi yardım amaçlı oluşturulan bir bütçeden karşılanacağıdır. Yanlışsam beni uyarsınlar. Şimdi sorarım. Bu dergi hem de Arapça isimli dergi eğitim ve öğretime ne tür katkısı olacak? Öğrencilere elle tutulur bir destek mi sunacak? Eğer bu baskı masrafı buradan karşılanacaksa nasıl dosyası yapılacak? Eğitime ve öğretime katkı sunuyoruz diye mi? Buna çok gülerim.

ŞİMDİ CAN ALICI SORUYU SORMAK İSTERİM,

Çatalca’da eğitim sistemimiz ne durumda olduğunu kimse açıklamadı. Hangi konumdayız, ne kadar yerleştirme oldu, özel okullar ne kadar başarı sağladı hakkında kimse konuşmuyor.

ŞİMDİ SORUYORUM

-LGS liselere geçiş sınavında İstanbul çapında Çatalca puan anlamında istatistik olarak kaçıncı olmuştur? İddialar üzere 39 ilçede sonuncu mu olmuştur?

-YSK BİDE’de alınan başarı nedir? İstanbul çapındaki istatistik sonuçları nedir? Sonuncu muyuz?

-Lise ve üniversite sınavlarında alınan başarılar hangi ölçüdedir? Neden istatistikler açıklanmamaktadır?

-EBA’da ne kadar başarı sağlandı?

-Devlet okullarının yanında özel okullarda alınan başarı ne durumda? Neden bu konuda istatistik açıklamalar yapılmıyor?

-Öğrenci not ortalamaları İstanbul düzeyinde hangi sırada? Sonucu muyuz?

-Önümüzdeki aylarda açıklanacak olan üniversite sınavlarından alınması beklenen başarı nedir? Sonunculuğu mu bekliyoruz?

Bu sorular önemli sorular. Çünkü bunlar hiç açıklanmadı. Bizim geleceğimizin açıklamaları. Eğer kötüysek ve buna bir önlem halen alınmayıp dergi çıkartmakla zaman harcanıyor ise vay halimize. Eğer iyiysek ki (olmadığımız kesin çünkü başarılar kokteyllerle süslenip halka sunulurdu.) neden açıklamıyorsunuz? Hadi her şeyi bir kenara bırakalım. Çatalca Belediyesi ile birlikte bu çıkarttığınız yanlış hatırlamıyor isem ikinci dergi. Bir İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak bu dergilerin öğrencilere ne tür katkı sağladığını bana bir açıklarsanız sevinirim. Ayrıca kurumunuz adına harcamanız gereken parayı neden belediyeden istiyorsunuz? Belediyenin yapacağı o kadar çok hizmet var ki, sizler bu paraları alarak bu hizmetlerin aksadığı düşüncesine kapılmıyor musunuz? Yazık değil mi halkın parasına? Bunu düşünmeyen öğrencilere nasıl böyle düşünceleri aksettirebilir?

Gelelim Mesut Üner’e. Ankara’ya gittin. Bakanlıkların kapısında yattığını söyledin. Neden gittin? Destek alabilmek için gittin. Niçin kapılarda yattın? Belediyenin gücü olmadığı, parası olmadığı, borcunun olduğu için gittin. Bunları kendin söyledin. Destekleri aldın. SPOR TOTO’dan spora destek adına para aldın. TOTO’nun verdiği destekle spor adası açtın ve iddia, toto gibi bahis oyunlarından alınan vergilerle yapılan hizmette kurban kesip dualar ettirttin. Şimdi çocuklarımız o bahislerden alınan vergilerle kazanılan paraların ışığında spor yapacaklar. Yetmedi bakanlıklardan çöp aracı, kamyon vb. istedin. Yetmedi başka bakanlıklardan mahalleler için destekler istedin. Yetmedi borç ödeyeceğim diye, hizmet yapacağım diye milyonlarca lira tarla sattın. Bunların üzerine gidip kapısında yattığın devletin kurumlarından eşdeğer birisi olan Milli Eğitim Bakanlığı’nın şube müdürlüğüne destek verdin. Neden destek veriyorsun? Bu neye benzer biliyor musun cebinde parası varken kredi çekmeye, çektiği krediyi gerçek sorunlara değil de hiç alakasız işlere harcamaya benzer. Sen Çatalca halkının parasını böyle çar çur ede dur, biz ne yazık ki seyretmeyeceğiz. Her çar çuru savurganlığı burada halka lanse edeceğiz. Yeter artık. Hem mağdur rolü oynayıp hem de kasan dolu gibi hareket edemezsin. Halkın parasını senin bütçenin binlerce katı büyük bir devletin kurumuna harcayamazsın. O devletin kurumuna destek vererek halkın gözünde o kurumu zayıf gösteremez, kendini de ondan daha üstün göründüğü imajını halkın kafasına sokamazsın. Halk böyle diyor. Halktan daha akıllı olmasan gerek. SAYGILARIMLA…

256 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle