Hoşgeldiniz  

COVİT19 VE COVİT19 AŞISI

Mehmet Zehir | 28 Nisan 2021 | Köşe Yazıları, Tüm Manşetler


Mehmet Zehir
mehmetzehir@hotmail.com.tr

COVİT19 VE COVİT19 AŞISI

SORU:COVİT19 aşısını kullanırsam bana hastalığın bulaşmasını engelleyebilir mi?

YANIT: HAYIR.

SORU:Hastalığı başkalarına bulaştırmamı engelleyecek mi?

YANIT: HAYIR

SORU: Maskeden kurtulmayı sağlayacak mı?

YANIT: HAYIR

SORU: Fiziksel mesafe kurallarından kurtulmamızı sağlayacak mı?

YANIT: HAYIR

SORU: COVİT 19 testi olmamı önleyecek mi?

YANIT: HAYIR

SORU: Yaptırmamız övülen COVİT 19 tam kapsamlı güvenlik testlerinden geçti mi?

YANIT: HAYIR

SORU: Bütün faz çalışmaları tamamlanıp onaylandı mı?

YANIT: HAYIR

SORU: Zarar vermesi durumunda üretici sorumlu mu?

YANIT: HAYIR

SORU: COVİT 19 Aşısı nedeniyle ağır yan etkilere maruz kalabilir veya ölebilir miyim?

YANIT: EVET

SORU: COVİT 19 Aşısı olduktan sonra tekrar tekrar aşılanmam gerekecek mi?

YANIT: EVET

Bu soruları ve bütün bu yanıtları bu konunun uzmanı olanlar söylüyor. Yani bu durum tespitinde düşüncelerinde, çalışmalarının sonuçlarında sorun yok. Sorun bundan sonra başlıyor ama önce bizde soralım yukarıda ki verileri bize sıralayan bir hekim bize dese ki aşı olmalısın; bizim düşüncemiz ne olur?

Yanıtımız hiçbir nezaketi gerektirmeden sen kafayı mı yedin? Şeklinde soruyla yanıtlanır değil mi?

Yine bize yukarıdaki verileri hekim eşliğinde anlatıp aşı olman zorunludur derseler bizim yanıtımız ne olur?

Tabili siz ilaç firmalarından ne kadar komisyon alıyorsunuz ya da bu işten aldığınız karın yüzde kaçı sizin payınıza düşer olacaktır değil mi?

 

 

Başta İçimizden Dr. Bilgehan Bilge, Prof.Dr. Canan Karatay… Olmak üzere dünyanın çeşitli saygın kuruluşlarında görev yapan veya ayrılmış konunun uzmanı veya konuya duyarlı sayısız bilim insanı ise yukarıdaki görüşleri ortaya koyup ardından bunların sonucuna göre yine de COVİT 19 aşısı olacaksınız demeyen bilim insanları da var. Birkaç tanesini aşağıya eklemek istiyorum.

Epidemiyolog ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Wolfgang Wodarg,Mikrobiyolog, Enfeksiyon Epidemiyoloğu Prof. Sucharit Bhakdi, Kulak Burun Boğaz Doktoru

Dr. Bodo Schiffmann, Hamburg Adli Tıp Başkanı Prof. Klaus Püschel, Aile Hekimi, Hipnoterapi, Kinesiyoloji, Tapping ve Homeopati Uzmanı Dr. Marc Fiddicke…

Konu o kadar çok işlendi ki artık konu dışından insanlarda adeta uzmanlaştı. Ya da us, mantık, bilim diyenler herkesin yanıtlaması ve düşünmesi için birçok yorum ve soru hazırlamış durumda…

Bunları ele alan derleme:

1-Evde ölen tek covit19 hastası yok, ölenlerin tamamı ilaç içtikten sonra kalp kriziyle ölüyor.

2-Kimse ilaç içmeden ölen tek covit 19 hastası gösteremiyor!

3-Ülkede 9 Milyon Suriyeli ve bir o kadar da farklı milletlerden yabancılar yaşıyor, hiçbiri bile covit19 hastalığından ölmedi.

4-Çocuklar covit19 hastalığından neden ölmüyor diyorlar; o ağır ilaçları çocuklara da verseniz onlarda ölür.

5-Suriyelilere test yok, ilaç yok, aşı yok yok. Doğal olarak Suriyelilerden ölende yok.

6-Yapılan testlerde Covit19 testi pozitif çıkanların %95’i hastalığı hissetmediği gibi ailesine de bulaştırmadığı söz konusu iken bu kişinin ailesi ya da ocağı dışındakilere bulaştırması mantığa sığmaz.

7-Arap ve Afrika ülkeleri yanı sıra başta İsveç, Rusya, Finlandiya, gibi ülkeler Amerika’nın birçok eyaletinde maske yok ve bu maske takılmayan yerlerde Covit19 hastalığına kapıldığına dair bir feryat yok; En çok ortaya konulan kurallara uyanlarda feryat figan var!

8-Elma, şarap, kivi, buzlu çay, Cola, gibi yiyecek ve içeceklere test yapıldığında hepsi pozitif çıkmaktadır. Bunların pozitif çıkması ve bizlere bunların birçoğunun önerilmesi Covit19 hastalığını mı yoksa başka projelerin aracı haline gelmemizi mi hedefler?

9-Neden maske takanların çoğunda Covit 19 hastalığı oluyor da maske takmayanlarda olmuyor sorusu bilimsel olarak ortaya konulmuyor? Ya da maskenin korudu mu yalandı?

10-Havalar soğuyunca vaka sayıları arttı diye açıklama yapanlar daha önce yaptıkları açıklamalarla ters düşmediler mi zira daha önce Covit19 yayılım hızı aynı diyorlardı!

11– Alınması istenilen önlemler kapsamında herkes maske taktı ve kimse maskeyi keyfi çıkarmamaya gayret etti ancak önceki yıllarda bahar aylarında ortaya çıkan grip ve zatürre hiç gündem olmadı, sanırız ki bunlarda covit19’a uyarlandı.

12-120.000 sağlıkçının Covit19 testleri pozitif olması demek, ülkenin sağlık sistemi çökmüş demektir. Buna rağmen içlerinden 216 kişi ölmüşse ve bunlarda herkese önerilen o ağır ilaçları kullanarak ölmüşlerdir. O halde bu ilaçları vatandaşlara önermek mantığa uyar mı?

13-Vatandaşları bu işe katmak için BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİN VE DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜNÜN MADDİ DESTEK SAĞLAYACAĞI duyulduğu gece yarısı başlandı. Ondan sonra sürekli tedbir, sürekli yasak, sürekli ceza, sürekli korku yayıldı. Oysa bunlar insanın bağışıklık sisteminin çökertilmesini sağlar. Halbuki bağışıklık sisteminizi çökertmeyin diyenler de aynı korkuyu pompalayanlar değil miydi?

Bu konuda dünya rekoru kıracak yoruma gerek olmayan örnek ise ülkemizden:

‘’MASKESİZ GİRİLEBİLİR’’

Dünya’da yalnızca PCR test ile varlığını devam ettiren pandemi beraberinde, bilim insanlarının yoğun eleştirisini, protesto gösterileri ve açılan davaları da getirdi. Türkiye’de ise 10 kişinin bir araya geldiği eylem dahi yapılmadı. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi milyonlarca insanın, binlerce dükkânın olduğu illerde akıllarda kalan bir eylem olmazken, Zonguldak’ın 90 bin nüfuslu Çaycuma ilçesinde dükkanına, “Maskesiz Girilebilir” yazısı asarak restoranında müşteriye yemek yediren ve 32 kez ceza kesilen Erkan CİNBİR fazlası ile hafızalara kazındı. Tartışmasız bu alanda dünya rekoru da kırdı!

CİNBİR yalnızca genelge ile ortaya çıkan yasaklara değil, varlığı inanca dönüşen virüse de inanmıyordu.

Kendisi ile mülakatı 5gvirüsnevs yapmış:

5gvirüsnews: Bilim kurulu her gün virüs ve korunma tedbirleri anlatıyor. Ama siz COVİD-19 adı verilen virüse neden inanmıyorsunuz. Neden?

Erkan CİNBİR: Covid-19bir virüs değil,patenti alınmış toplu imha projesidir. En başından beri ne DSÖ ne de Bilim Kurulu virüsle alakalı hiçbir bilimsel kanıt göstermemiştir. Bunun yerine medyayı kullanarak halka korku pompalayarak insanları virüse inandırmaya çalışılmıştır. Bilim Kurulu bilimden uzak bir yapı olup aldığı tutarsız tavırlarla, kararlarla ve temelsiz söylemlerle sağlımız ve onurumuz için potansiyel bir tehdittir. Yani virüs pandemisi neresinden bakarsanız koskoca bir yalan ve küresel dolandırıcılık olayıdır. Belerus ve Türkmenistan’ı araştırıp incelenmesini tavsiye  ederim.                                   

5gvirüsnews: Maske takmadığınız gibi, dükkanınıza maskesiz girilebilir uyarısı açtınız. İlçedeki insanlar bu tepkinizi nasıl karşıladı?

Erkan CİNBİR: Çevremdeki herkes deli olduğumu düşündü.

5gvirüsnews: Türkiye’de insanlar ceza yememek için maske takıyor, dükkanlar maskesiz müşterileri uyarıyor ama siz bunların tama tersini yapıyorsunuz. Ceza yemekten korkmuyor musunuz?

“BEN DOĞRU OLANI YAPIYORUM”

Erkan CİNBİR: Aslında insanlar maske takmadıkları için ceza yemiyorlar. Kullandıkları oksijen ücretini ödüyorlar farkında değiller. Ben insanların tersini değil, doğru olanı yapıyorum. Anayasanın bana vermiş olduğu temel hak ve özgürlüklerimi biliyorum ve ona göre hareket ediyorum. Ters olan onlar, ben değilim. Kesilen cezaların yasal olmadığını biliyorum ve ileride bana kesilen cezalardan dolayı devletten tazminat alacağımı biliyorum. Asla korkmuyorum…

5gvirüsnews: Türkiye’depolis ve zabıtanın alınan tedbirleri uygulamak için seferber edilirken, siz bu görevlilere hatta kaymakama anayasaya ve kanunlara aykırı davrandığı için uyarı da bulundunuz. Devlet görevlileri bu tepkinizi nasıl karşıladılar?

Erkan CİNBİR: Bir kısmı haklısın derken, bir kısmı da Anayasayı hiçe sayarak hükümet tabii olduklarını söylediler.

5gvirüsnews: Neden korkmuyorsunuz?

Erkan CİNBİR: İstiklal marşımızı KORKMA diye başlıyor ve Anayasa benden yana. Unutmayalım ki, hayat hep cesurları ödüllendirir. Korkakları ise ya köle yapar ya da öldürürler. Korkmadığım için artık uzunca zamandır dükkanıma da gelmiyorlar, ceza da kesmiyorlar!

14-Yapılan uygulamada insanların boğazlarına veya gırtlaklarına 15 cm’lik bir test çubuğu sokuldu. Bununla covit 19 mikrobu arandı. Oysa bu işlem elekronik mikroskop ile yapılarak tespit edilerek gösterilmesi mümkün olurdu. Demek ki Covit 19 mikrobunun olmadığını biliyordunuz ve bu nedenle saçma bir yöntemle insanları baskı altına almaya devam ettiniz.

15-Covit19’un bulaşma sebebi tükürük damlacığı olmasına rağmen ağza sokulan çubukla bu tespit edilemediği gibi tükürüğü alıp tükürük üzerinden de test yapılmadı. Sonra maskeyi ağız ve burnu kapatacak şekilde uygulamayı tavsiye ve zorunlu hale getirdiler. İnsanların maske takarak temiz oksijen alması engellendi. Bilim kişinin 48 saat boyunca aldığı oksijen %35 eksik olursa kansere yakalanması mümkündür diyor. Bunun dışında oksijenin beyne az gitmesi halinde kalıcı hastalıkların olacağı da açıktır.

16-Ölenlere otopsi yapılmadı ve yaptırılmasına izin verilmedi. Bu durumda insanlar şöyle düşündüler, demek ki tedavi ederken korkmadıkları kişilerden öldüklerinde korkan bir yönetim idaresi var ve bunlar otopsi ile ölüm nedenini görmesin diye yasak koymuşlar. Belki de görülecek olan tedavi için verilen ilaçların aslında kanda pıhtılaşma yaptığı için kişinin kalp krizinden öldüğünün görülebileceğinin korkusudur.

17-Hayvandan insana bulaşan Covit19 virüsü hiçbir hayvanın ölüm sebebi olarak görülmezken; Prof.Dr. Canan Karatay’a göre Covit19 virüsü 1996’dan beri var ve hayvanlar için gereklidir.

18-Covit19 dünyada henüz ortaya çıktığı açıklanmadan önce ilaç stoklarımız çok diye açıklama yapmak, planlı bir maksadın aktörü olunduğunun açık ifadesidir. Ayrıca bu ilaçlar olmayan hastalık üzerinde nasıl ve ne zamanda test edildi?

19-Her şeyden covit19 virüsü bulaşır dediniz ve bunların içinde parayı da saydınız. Tuvalete bile girişin paralı olduğu ülkede paradan bulaşması söz konusu olsaydı bütün dünyayı şu anda bu virüs sarmış ve bütün insanlık geçen 15 aylık süreçte yok olmamış mıydı?

20- Sözde Çin’de yere düşüp ölenler vardı. Bu covit 19 virüsü bizimde ülkemizde epeydir yaşıyor ama kimse yere düşüp sokakta öldüğü görülmedi. Bunun yanı sıra Hindistan’da temizlik önemsenmediği halde Hindistan’dan hiç feryat figan duyulmuyor. Malum dünya nüfusunun 1/5’ini barındırmaktadır.

COVİT 19 VE COVİT 19 AŞISI III

ONAM BELGESİ

Onam Belgesini ve altındaki twıtter paylaşımını okuduğumuzda Onam Belgesi’nde söylenenlerin harfiyen ortaya çıktığı görülmektedir. Buna göre Covit19 ve Covit 19 aşısının inandırıcılığı söz konusu olmadığı itiraf edilmektedir. Peki öyleyse bu yaşanılanlar nedir? Bu yaşanılanların birçok nedeni vardır. Hangisinin doğru olduğu ciddi araştırmalar yapılarak ortaya konulmuyor. Medya gücüyle insanların beyni karmakarışık hale getiriliyor ve bunun üzerinden insan sağlığıyla oynanıyor. COVİT 19 çıkmadan önceki 1 yıllık süreçteki ölüm oranlarını aldığımızda kişilerin neden öldüklerini yaptırdığımız otopsi sonucunda biliyorduk ve o hastalığa karşı hangi tedbirler alacağımızı öğrenebiliyorduk. Ve o ölüm oranlarında hastalıkların türleri vardı. Pandemi sürecinde hastaneye yolu düşen kesinlikle COVİT19 hastalığına yakalanmış kabul ediliyor ve ettiriliyor; hastalığın bulaşıcılığı dikkate alınarak tedavi yapılabiliyor ama ölüsüne otopsi yapılamıyor. Mantığın kabul etmediği bu durum herkes için aynı olsa yine gam yemeyeceğiz. Yönetenlerin koymuş oldukları yasakları en başta kendileri delerken ortada görükmeyen bulaşıcı virüs aynı kişilerin yasak koydukları zamanlarda sahneye çıkıp zil takıp oynuyorlar. O halde bu virüs kontrol edilebilir bir virüs olduğunu düşünmek mantığa aykırı olabilir mi?

Sokakta üç kişinin karşılıklı konuşmasının yasak olduğu bir PANDEMİ SÜRECİNDE başkalarına yasak olan kongreler, AKP iktidarınca binlerce il-ilçe kongreleri ardından binlerce kişinin katılımıyla büyük kongresini yaptı.

Hepimizin cenazelerine otuz kişiden fazla katılması yasakken; AKP’nın siyasi iklimine katkı yapanlarının cenazeleri binlerce kişiyle kaldırılıyor olması İslam dininde gizli bir ruhban sınıfının olup olmadığını düşündürtmeyi de sağlamıştır.

Gelen aşı, kullanılan aşı farklı farklı yerlerden gelmiş olup, idarenin istedikleri kalitesinde daha güvenilir olanlar, idarenin istemediklerinde kalitesi yerlerde sürülenler kullanıldığı açık olup burada da bir çifte standart uygulandığı görülmektedir.

Hayat pahalılığını halka yansıtan iktidar, kendisi için hiçbir şatafattan çekinmediği gibi halkın doğru bilgilendirilmesi içinde hiçbir fedakârlık yapmadığı görülmektedir.  Bu virüs olsun olmasın, insanlarımızın bağışıklık sisteminin güçlü olması gerekirken ve bunun için oksijen ve güneş olmazsa olmaz iken evlere hapsedilmek kime karşı ülkemizin bizim bilmediğimiz kapitülasyondur anlamak mümkün değildir.

İnsanlık küresel çeteler ile ulus devletlerin iktidarlarını ele geçirenler arasındaki iş birliğinin kölesi yapılmak istendiği açıktır. Bu nokta da halkımızı bilinçli olması gerekmektedir.

İşin özü ve özeti şudur: Maske ile zayıflatılmış ciğerler, korkuyla zayıflatılmış bağışıklık sistemi, eve kapatıp D vitamininden faydalanamama üzerine yanlış tanı ve tedavi insanların ölmesine sebep oluyor.

140 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle