Hoşgeldiniz  

BETONLA KARIN DOYMAZ!

Yağmur Aydın | 28 Nisan 2021 | KADIN AKTÜEL A- A+

Pandemi ile bir yılımızı doldurduk. Covid-19 virüsü ilk başlangıcındakinin aksine neredeyse her yerde.
Bu bir yıl içerisinde virüse karşı hükümet ne kadar önlem aldığını söylese de günlük olarak 350’ye
yakın ölü sayısı, altmış bin vaka sayısıyla bu virüse karşı verdiğimiz savaşta insanlarımızı kaybediyoruz.
Tüm dünya ülkelerinin almış oldukları devlet politikaları, bu politikalarda kendi çıkarlarını korumak
adına yaptıkları her uygulama halkları için büyük bir sınav oldu. Bir nevi dünya devletleri, gelecek on
yıllarda daha büyük bir virüs salgınına karşı deneme yanılma yöntemiyle önceden tatbikat yapar gibi
görünmesi pek de gözlerden kaçmadı. Kaçmadı çünkü o ülkeler şimdiden bu hazırlıkları yaptıklarını da
belirtmiyor değiller.
Dünyadaki tüm güçlü ülkeler halkların sağlıklarını düşünmeleri ilk planda olması gerekirken savunma
sanayine, milli savunmalarına, gayri resmi ellerinde tuttukları sömürge ülkelerine harcadıkları üstü
örtülü ödenekleri virüse karşı yaptıkları harcamaların yüzlerce katıydı. Katıydı çünkü virüsle baş
ederken sağlık açısından tıkandıkları noktalarda sağlığa nasıl yatırım yapmadıklarını o ülkelerin
başındakiler halkına karşı özür diler gibi söylemekten de çekinmemişti.
Türkiye’de durum biraz daha farklı ve bir o kadar da anlaşılmazdı. Mesela Türkiye’de yaşanılan
Pandemiden dolayı milyonlarca insan işsiz kalırken devlet bütçesinin savunma sanayinin ve birkaç
bakanlığın dışında sağlığa harcanması gerekirken, halen Diyanet İşleri Başkanlığı’nın sağlık
bakanlığının bütçesinden üç dört kat yüksek olması ile virüse savaş açmakla başlamıştık.
Bir yıl içerisinde milyonlarca insanımız verilmesi gereken destekleri alamazken işsiz kalırken aldığı
yüksek faizli kredilerin altında ezilirken çocukları eğitimden uzakken aşılanma konumumuz daha
yüzde ona varamamışken, çiftçisi, sanayicisi, esnafı, özel sektörü, madencisi borç batağında
sürünürken, devlet kurumunda çalışanların pandemi döneminde huzurla bu süreci atlatırken,
siyasetçilerin devletin bir kaç kurumundan yüksek huzur hakkı adı altında maaşlar alırken, pudra
şekeri çekmeye başlamışken, insanlar işsizlik ve parasızlıktan intihar ederken, koronaya
yakalananların yakalanmasının 84 milyona mal edilerek bir yılı geçirdik.
Aynı durumlar yerel belediyelerde de var. İnsanlar işsiz, ücretsiz izne ayrılmış, kısa ödeneklerle
yaşamaya çalışan, doğalgazı elektriği suyu kesik, icra dairelerinden devamlı mesaj gelen, evine bir
pideyi dahi alamayan halkın bulunduğu bir yerde yerel yönetim halkın tüm sıkıntılarına çözüm bulmak
yerine, sporla ilgili stadlar kapalı spor salonları, spor kulübü, aklınıza gelebilecek sporla ilgili tüm
şeylere on milyonlarca para harcayabiliyor ise bizim pandemide verdiğimiz mücadele, mücadele
değildir. Ramazanda halka bir haftalık erzak dağıtarak, patates, soğan dağıtarak şov yapmaktan ileri
gidilmemektedir. Halk aç iken, çocuğuna çikolata alamaz iken, betona para yatıran yerel yönetimler,
ya açlıktan bir haberdirler ya da ekmeğin yoksa pasta ye demektedirler. Ya da halktan kopukturlar.
İşte asıl mesele budur.

198 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle