Hoşgeldiniz  

AYÇİÇEK EKİMİN GÜVENCİ DEĞİL TAŞKIN YAPIYORMUŞ

Ali Girgin | 04 Haziran 2021 | Köşe Yazıları, Tüm Manşetler


facebooktwitter
Ali Girgin
aligirgin1975@hotmail.com

Çatalca Belediyesi belediyeye ait 300 dönüme yakın araziye Ayçiçek ekimi kararı aldı. Ayçiçeklerin hasadının ardından eldeki ürünün değerlendirilerek (fabrikaya ayçiçeğin verilip karşılığında sıvı yağ mı alınacak veya Ayçiçek belli tüccarlara satılarak elde edilecek parayla sıvı yağ mı alınacak burasını bilmiyorum) tüm gelirle halka sıvı yağ dağıtımı yapılacağını duyurmuştu.

Bu duyurunun ardından herkesin dilinde bu Ayçiçek ekilecek tarım arazilerinin Ak Parti Belediye Meclis Üyesi Olcay Güvenci’ye verildiği ve bu ekim karşılığında traktör kirası, mazot, gübre, yıpranma payı, tohum vb. giderlerin belediye tarafından karşılanarak hasat yapılacağı söylenmeye başladı. En son birisinin şahsımı ziyareti sırasında da aynı sözlerin söylenmesiyle birlikte dayanamadım ve Olcay Güvenci’yi telefonla aradım.

Sağ olsun telefonunu açtı ve ben de herkesin anlattıklarını kendisine anlattım ve birkaç sorunun cevabını kendisinden istedim. Güvenci herkes gibi susmayarak birbir bildiklerini bana anlattı.

Öncelikle belediyeye ait tarım arazilerini kendisinin ekmediğini ve belediye ile böyle bir bağlantısının olmadığını açıkladı. Zaten bir meclis üyesi olarak bunun kendisine yakışmayacağını, belediye ile bir iş yapmanın ahlaken doğru olmayacağını ifade etti. Belediyenin tarım arazilerini son bildiği kadarıyla geçmiş dönem belediye meclis üyesi Ak Parti’li Ersin Taşkın’ın yaptığını söyledi. Ama tarım arazilerinin nasıl, hangi şartlar ve hangi hizmet bedelleri karşılığında ekiminin yapıldığı hakkında hiçbir şey bilmediğinin de altını çizdi.

Kendisine bu proje hayata geçirilmeden önce haberinin olup olmadığını ve bu projenin neresinde olduğumu sorduğumda da samimi cevaplar vermekten çekinmedi. Proje aşamasında kendisinin bu projeden haberinin olduğunu, hatta tohum desteği adına birçok tarımla uğraşan çiftçilerden hibe tohum desteği adı altında sözler aldığını, belediyeye ait biçerdöverin hasat zamanında büyük yarar sağlayacağını da dile getirdiğini belirtti. Ancak konuyla ilgili kendisine dönüş olmadığının altını çizdi. Biçerdöver ifadesi geçtiğinde nasıl bozuk ve çürümeye terk edilmiş bir biçerdöverden belediyenin faydalanacağını sorduğumda Güvenci cevap vermedi. Ben de pek fazla üstelemedim. Çünkü bu konu onu ilgilendirmiyordu. Biçerdöverden sorumlu siyasi başkan yardımcıları vardı ve bunun cevabını da onlar vermeliydi.

Tüm bu sorularımın üstüne neden Ak Parti’de siyaset yapmış birisine böyle bir ekimin verildiğini, neden daha çok ihtiyacı olan bir veya birçok çiftçiye bu işin verilmediğini sorduğumda Güvenci’nin “ buna cevap veremem. Bu konuda söz sahibi ve karar verenler biliyorlar. Bu konuda tasarrufum yok. Olsa inan sana hemen açıklamasını yapardım” dedi.

Halkın dilindeki “Güvenci belediyenin tarım arazilerini ekiyor. Belediyeden bu ekimler karşılığında güçlü destek alıyor” dedikodularının da önüne geçmiş olduğumuzu görüyorum. Bu dedikoduları çıkartanların ne maksatla çıkarttıklarını bilmiyorum ama ne hikmetse belediyeyle işi olmayanlar hakkında hep iddiaların ortaya atılması bana biraz tuhaf geliyor. Her birinin sanki günah keçisiymiş gibi üzerlerine yüklenilmesi tuhafıma gidiyor. Olmayanları olmuş gibi bu kişilerin üzerlerine birilerinin yıkmaya çalışmasının altındaki nedenleri merak ediyorum. Bu merakımda bilinmeyenlerin ortaya çıkmasına vesile oluyor.

Şimdi bu ekimlerle ilgili Güvenci’nin anlatımlarının arkasından sorulacak bazı sorulara. (Rakamlara lütfen takılmayalım. Artı eksi değişim gösterebilir)

1-Çatalca Belediyesi ilçede onca profesyonel çiftçi var iken neden Ak Parti’li bir isme bu ekim işlerini vermiştir? Konuyla ilgili olarak ekim işinin yapılacağını Ziraat Odası’nda kayıtlı çiftçilerin listesini alarak ilçedeki tüm çiftçilere duyurmuş mudur? Teklif vermeleri istenmiş midir? Yoksa belediye başkanı “Ersin Taşkın’a verdim oldu. Bitti” mi demiştir?

2-Olcay Güvenci’nin “hibe tohum desteği verecek olanlar vardı” sözlerinin ardından Çatalca Belediyesi tohumları nasıl elde etmiştir? Tohumları kimden almıştır? Alırken fiyat araştırması yapmış mıdır? Yoksa ekimim yapan Ersin Taşkın’dan mı tohum ihtiyacı karşılanmıştır? Karşılanmışsa ne kadara mal olmuştur?

3-300 dönüm arazinin sürülmesi için gerekli olan traktörler Ersin Taşkın’dan mı yoksa başka yerden mi kiralanmıştır? Kiralanmış ise kaça kiralanmıştır? Piyasa fiyatları araştırılmış mıdır?

4-Ekim yapacak olan traktörlerin mazot giderleri Ersin Taşkın mı yoksa belediye tarafından mı karşılanmaktadır? Karşılanan mazot giderleri için dönüm başına harcanan mazot giderleri için bir istatistik araştırma yapılmış mıdır?

5-Ersin Taşkın’ın traktörleri için mazot, kiralama dışında yıpranma payı giderleri adı altında bir madde bulunmakta mıdır? Bulunmuyor ise bu hangi şartlar altında imza altına alınmıştır?

6-Ayçiçeği ekimi için gerekli olan gübre, ilaç ve diğer malzemeler nereden karşılanmıştır? Hangi firmadan alımları yapılmıştır? Piyasa araştırması yapılmış mıdır?

7-Hasat zamanı biçerdöver, nakliye vb. için gerekli piyasa araştırması yapılmış mıdır?

7-Ekim masrafları yukarıda saydığım tüm maddeler ışığında tarlaların sürülmesinden hasadına, ürünün satışına kadar olan tüm zaman dilimindeki harcamalar tek bir firmaya yani Ersin Taşkın’a mı verilmiştir? Verildiyse bu yüksek miktardaki tutar ihaleye sunulmuş mudur? Yoksa tüm giderler doğrudan temin adı altında mı yapılmıştır? İhale yapılmamasının altındaki neden nedir? İhale yapılmış ise Çatalca çiftçilerinin neden hiç birisinin haberi yoktur?

8-300 dönüm araziden Ayçiçek alımı dönüm başına 225-250 kilo olarak bilinmektedir. 250 kilo olarak kabul edilmektedir. 300 Dönüm hesap edildiğinde 75 ton yani 75000 kilo Ayçiçek hasadı yapılması beklenmelidir. Bu hesaba göre kar hesabı güdülmeyen bu hizmet tüm masraflar ortaya konulduğunda 75 ton Ayçiçek yağı fiyatının gelirinin yüzde 60’ını geçmemesi gerekmektedir. Bu masrafların içine icar da eklenmediği vakit bu oran birkaç oran daha düşecektir. Kısacası 300 dönüm arazi ekilip 75 ton Ayçiçek elde edildiğinde tüm gelir burada gider olarak kabul edilemez. Hatta bu iş hayır işi olduğundan giderler gelirin en az yüzde ellisi kadar seviyeye çekilebilir. Çatalca Belediyesi 300 dönüm araziden elde edilecek Ayçiçek karşılığında ne kadar masraf yapacaktır? 75 ton Ayçiçek gelirinden fazla mı yoksa gelirin tamamına karşılık mı gelecektir? Eğer yüzde elli kadar bir gider hesaplanamıyor ise neden böyle bir yola baş vurmak zorunda kalınmıştır? Tarım arazilerinin kiraya verip belediyenin kar elde etmesi daha uygun değil midir? Ayrıca gidecek harcamalar halkın cebinden gideceği için halka bu tutarlar hakkında gidilip fikirlerinin alınması sağlanmış mıdır? Yetmedi 75 ton Ayçiçek geliri eğer tamamı gider olarak karşılanacaksa, bu araziler kiraya verilerek elde edilecek gelirle yağ almak belediye için daha karlı olacak ve halkın parası da boşu boşuna çarçur edilmeyecektir.

Yukarıdaki soruların nezdinde tekrar sormak isterim. Neden Ersin Taşkın? SAYGILARIMLA…

323 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle