Hoşgeldiniz  

23 NİSAN ‘’ULUSAL EGEMENLİK’’ VE ‘’ÇOCUK BAYRAMI’’

Mehmet Zehir | 22 Nisan 2021 | Köşe Yazıları, Tüm Manşetler


Mehmet Zehir
mehmetzehir@hotmail.com.tr

Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk 23 Nisan 1920’de şöyle bir konuşma yapma gereği hissediyor:

‘’Bazı arkadaşlar yoksulluğumuzu bahane ederek memleketlerine dönmek istiyorlarmış. Kimseyi zorla Büyük Millet Meclisi’ne davet etmedim. Herkes kararında özgürdür. Ben kutsal davaya inanmış bir insan olarak hiçbir yere gitmemeye karar verdim. Hepiniz gidebilirsiniz. Asker Mustafa Kemal olarak ben; mavzerimi elime alır, fişeklerimi göğsüme dizerim. Bir elime de bayrağımı alır Elmadağ’a çıkarım. Orada tek kurşunum kalana kadar vatanı savunurum. Kurşunlarım bitince değersiz vücudumu bayrağıma sarar, temiz kanımı kutsal bayrağıma içire içire tek başıma can veririm. Ben buna ant içtim’

Peki neden, niçin bu konuşmayı yaptı ve bu konuşma yaptıktan sonra aldığı karar ile konuşmadan önceki kararı değiş midir? Hiç sanmıyorum. Zira egemenliği isteyen ve egemenliği teslim edecek olan yarının gençleri olan çocuklar değil midir? Bakın onlar için nasıl söz söylemiş ne ağır yük onlara yüklemiş ve onlardan ne çok şey bekliyormuş!

Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz.

İşte bu emirlerin asıl nedeni halkın egemenliğini sürekli istemekten başka ne olabilir. O halde egemenlik ve halk kavramlarını düşünce boyutu ile gözden geçirelim:

EGEMENLİK: ‘1.Siyasal toplumbilimde toplumun, bireylerinin üstünde gücünü duyurması anlamını dile-getirir. İlkel toplumun niteliği, egemenliğin bulunmayışıdır. Egemenlik, bir toprak parçasına sahip olmakla özel olarak başlamıştır.

2.Tanrı egemenliği ya da ruhun egemenliği gibi… Bireyciliğin egemenliği, bir düşüncenin egemenliği vb gibi deyimler bu anlamı içerir. Felsefe Sözlüğü Hancerlioğlu Orhan Remzi Kitapevi 20.Baskı s.78’

HALK:’ Halk bir ülkenin yurttaşlarının bütünü… Bu deyim, genel anlamda, bir ülkenin bütün nüfusunu dile-getirir. Dilleri, dinleri, kültürleri ayrı ve çeşitli uluslardan olan azınlıkları da kapsar. Eski Roma’da senato üyelerinden gayri vatandaşlara ‘’populus’’ denirdi. Belli bir anlamda ulus sözcüğü ile anlamdaştır. Aydın ve memur topluluğu dışında kalmış, siyasa ve yönetime karışmayan ya da karıştırılmayan toplum üyelerine halk denir. Bu anlamda bilgisizliği de içerir,’’ belli bir dönemde belli bir ülkenin gelişmesine katılan çeşitli sınıfları kapsayan insan topluluğu ‘’ olarak tanımlanır. Tarihsel süreçte dönüşüme katılan bu sınıf ve tabakaların bütününe halk kitlesi denir. Felsefe Sözlüğü Hancerlioğlu Orhan Remzi Kitapevi 20.Baskı s.151’

Bu bayram, TBMM’nin açılışının birinci yılında kutlanmaya başlanan 23 Nisan ‘’Millî Bayramı’’ ve  Hâkimiyet-i Milliye Bayramı ile Himaye-i Etfal Cemiyeti‘nin 1927’de ilan ettiği ve ilki Atatürk’ün himayesinde düzenlenen 23 Nisan Çocuk Bayramı‘nın kendiliğinden oluşmuş 1980 yılında Milli Güvenlik Konseyi adını güncellemiş ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı adını vermiştir. Bu bayramı temelde Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk, dünya bütün çocuklarına armağan edilmiştir.

Evet Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk bu bayramı bütün dünya çocuklarına armağan etmesindeki evrensel anlayışı Unesco’nun tanımında tam 152 ülkenin Atatürk’ü ortak tanımlamasını doğurmuş olduğunu söylesek pek abartmış sanırım sayılmayız. UNESCO üyeleri ne diyor:

“ Atatürk kimdir; Atatürk uluslararası anlayış, işbirliği, barış yolunda çaba göstermiş üstün kişi, olağanüstü devrimler gerçekleştirmiş bir inkılapçı, sömürgecilik ve yayılmacılığa karşı savaşan ilk önder, insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü, bütün yaşamı boyunca insanlar arasında renk, dil, din, ırk ayırımı göstermeyen, eşi olmayan devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusuBu tanıma hangimiz hayır diyebiliriz. Hepimizin yapabileceği tanımlamalar bireyseldir. Bütün Türkler bir araya gelsek 152 ülkenin hepsinin iradesinin ifade edildiği bu tanımı çok uzun yıllar sonra belki kabul ettirme olanağımız olabilir.. (Olur diyemiyorum.)

Bu bayramın oluşmasında geçirilen safhaları kısaca anlamamızda yarar vardır. Hakimiyet-i Milliye Bayramı saltanatın kaldırılması ve TBMM’nin açılışı ile egemenliğin Padişahtan alınıp halka( halkı yarının çocuklarının oluşturacağı bilinçten kaybolmamalıdır) vermesini kutlamak amacı taşıyordu. Çocuk Bayramı ise gerek Çanakkale’de gerekse İstiklal Harbi’nde şehit düşen kahramanlarımızın çocuklarına sahip çıkılması, onlara moral verilmesi amaçlayarak bütün yetim ve öksüz çocukları içine alarak  genişletilerek genelleştirilmiştir. Unesco’nun 1979 yılını Çocuk yılı ve 1981 yılını da Atatürk yılı ilan etmesi nedeni sonucu Milli Güvenlik Konseyi Bayramın adını 23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı olarak ilan etmiş ve devlet televizyonu olan Türkiye radyo Televizyon Kurumu ’da TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği programları başlatarak tanıtılmasında büyük pay sahibi olmuştur. Ve yapılan etkinliği bütün dünyadan büyük katılım olmuştur.

Ulusal Egemenliği sağlayan TBMM’nin açılışının bir bayrama dönüşmesinin diğer ne büyük nedeni ise 11 Nisan 1920’de Başkent İstanbul’u işgal edenler, Meclisi kapatmış öne çıkmış milletvekillerini tutuklamış ve Rodos’a gönderip hapsetmişti. Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk’ün meclisi açmasını gayesi kapatılmış bir meclisi Ankara’da açmaktan daha ileri anlamlar içermesiydi. Meclis varsa orada farklı fikirler konuşulabilir, bir şekilde ülke lehine, milletin lehine, insanlığın lehine, nihayet Türklerin lehine bir karar alınabilmesi mümkündür. Bu meclis meselesi Türklerde binlerce yıldan beri olagelen bir durumdur. Türkler de Kengeç/ş denilen meclis Roma’da SENATO adını alsa da Roma’yı kuran Türklerin verdiği bir isim olmasa bile Türklerin Roma’ya hediye ettiği toplumsal yapıdır. Dolayısıyla Meclis Türklerin nefesidir. İşgal kuvvetleri bunun farkında olup, Türk’ün; Türklüğün nefesini kesmenin yolunun bir ve beraber olabilecekleri ortamı, cemiyeti yok etmekte buldukları da açıktır.

Ayrıca Uluğ Başbuğ bir yandan İstiklal Mücadelesi’ni başlatmış yaparken; diğer yandan da devleti yeni baştan kurmaktaydı. Bu nedenle İstiklal Harbi’ni Büyük Millet Meclisi’nin yönetmesini sağlayarak herkesin işin sahibi olmasını sağlamıştır.

İşte bu anlayış ile kurulan Türk Devleti ve onun bütün Türkleri içine alan TÜRKİYE, Türklerin yurdu ve TBMM, Mustafa Çokay’ın dediği gibi : ‘’Her Türk’ün iki öz vatanı vardır. Biri doğdu annesinin babasının, akrabalarının  olduğu vatan, diğeri de Türkiye’dir .’’ Anlayışında karşılığını bulan Türkiye BÜYÜK MİLLET Meclisi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin her zaman geleceği olan çocuklarımız ile egemenliğini en küçük yaştan itibaren sağlayacağına inanıyoruz.

KUT ALSIN

109 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle