Hoşgeldiniz  

SUSUZLUK ÖNLENEBİLİR Mİ?

Ali Girgin | 15 Ocak 2021 | Köşe Yazıları


Ali Girgin
aligirgin1975@hotmail.com

Son günlerde yaşanan kuraklıklardan dolayı barajlarımızdaki su seviyeleri neredeyse yok denecek kadar azaldı. Yetkililer yakın zaman içerisinde su kesintilerinin baş göstereceğini, su tüketiminin en aza indirgenmesini, su kullanımıyla ilgili planlamaların ivedi şekilde yapılmasını istiyorlar. Eğer önlem alınmaz ise gelecek yıllarda ülkemizdeki en büyük sıkıntılardan birisinin de susuzluk olacağının da altını çiziyorlar.
Ülkemizdeki su tüketiminin sektörlere göre dağılımına baktığımızda suyun en fazla tüketilen alanın yüzde 73 ile tarım olduğu görülüyor. İkinci sırayı yüzde 11 ile sanayi. En son sırayı da yüzde 16 ile evsel kullanım alıyor.  Evsel kullanımın içinde iş yerleri, dükkanlar da bulunmakta.
Ülkemizdeki su tüketim durumu bölgemizde de aynı sayılır. Sulak ve göllerle ve suyu bol akarsularla dolu olan bölgemizde de kuraklık hissedilmeye başlandı. Kısacası ülkenin yaşadığı kuraklık, suyu bol olan bölgemizde de kendini hissetirmeye başladı.
Televizyon kanallarında ise kuraklığa karşı tedbirler alınması gerektiği her haberde dile getiriliyor. Ancak su tüketiminin en az kullanımına sahip olan evsel kullanım gerçekleştiren vatandaşlardan bu tedbirlerin alınması isteniyor. Evlerde az su tüketimi gerçekleştirilmesi, suyun idareli kullanılması isteniyor.
Gelin görün ki, Tarım Bakanlığı tarafından hiçbir planlama yapılmadan suyu fazla tüketen tarım ürünlerini ekenlere dur denilmiyor. Yer altı kaynak sularını oluk gibi çekenlere, villaların havuzlarına su çeken tanker işletmelerine, çimlerini sulayan villalara, kafalarına göre artezyenler açıp suyu hoyratça harcayanlara, satanlara, tamamen kaçak villaların ruhsatsız suyla dolu olan havuzlarına, bilinçsizce suyu babasının malı gibi kullanan sulu tarım yapanlara ve birçok kesime dur denilmemektedir. Evsel kullanımda harcanan suda yapılacak olan su tasarrufu İstanbul’u sadece bir günle kurtaracak kadar da azdır. Tasarrufun yapılacağı kesimlerin başında tarım gelmelidir.
Bu söylemimle herkes tarıma karşı olduğumu düşünebilir ancak durum hiç de öyle değildir. Tarım Bakanlığı ve İlçe tarım müdürlükleri tarımla uğraşan çiftçilerin ne ektiğine ne ekeceğine bakıp bakmadığını bilmiyorum ancak, tüm çiftçilerle yaptığım görüşmelerde hangi ürün daha fazla kar elde ettiriyorsa o ürünü ekmeye ve hasat etmeye çalıştıklarını belirtmektedirler. Hele hele dere, göl, göletler vb. yakınlarında tarlalar ise suyun fazla kullanımına da bakmadan hangi ürün kar getiriyor ise o ürünü ekmekten de çekinmemektedirler. Mesela bu yıl suyu az tüketen buğday kar elde ettirmeyip mısır kar elde ettiriyor ise ve herkes mısır ekiyor ise ve mısır suyu bir sünger gibi çeken ürün ise nasıl suyumuzun tasarrufundan bahsedebiliriz? Bu tür örnekleri fazlalaştırabiliriz.
Bu örnek ve sayacağımız yüzlerce örnekten alacağımız derse göre tüm tarım ürünlerinin ekimi öncesi iyi bir planlama yapılması gerekiyor. Suyun tasarruflu kullanılması adına çiftçilerin hangi ürünleri ekmesi gerektiğini Tarım Bakanlığı taptığı araştırmalara göre belirlemesi gerekiyor. Sulu ve suyun az kullanıldığı ürünlerin çeşitliliği ile dengelerin sağlanabileceğini söylemek istiyorum aslında.
Bir diğer yapılması gereken planlama ise kaçak olarak tarım marazileri üzerine yapılan villalardaki devasa ruhsatsız kaçak havuzlar. Bu havuzların her yıl sulak bölgelerdeki harcadıkları su miktarlarına bakıldığında neredeyse İstanbul’un bir aylık gibi bir su ihtiyacının boşa gittiğini göreceksiniz. Diğer yandan on binlerce kaçak yapının harcadığı suyu da dikkate alır isek kuraklığın az çok nasıl gerçekleştiğini taşları yerine oturtarak gerçek resme ulaşabiliriz.
Bir diğer nokta da yeraltı su kaynakları. Bölgemizde her önüne gelen artezyen kuyuları açmaktan çekinmiyor. Sitelerin bahçelerine bile kaçak artezyen kuyuları açılıyor. Sitelerin havuzlarının suyla doldurulması ve sitenin su kesintilerinde su sıkıntısı yaşamamaları için. Bir çoğu suya ihtiyaç duyulan ürünleri ekmek ve bunlara kullanmak için, kimisi parayla tanker tanker su satmak için, kimisi de binlerce büyükbaş hayvanının su ihtiyacını karşılamak için açıyor. Bazıları bu artezyen kuyularına saat koydursa da aslında bu saatten değil başka tesisattan geçen suyla beş kuruş para vermeden kazançlarına kazanç katmaya devam ediyorlar. Düşünün ki, birkaç hayvanı olan küçük bir çiftçi hayvanlarının suyunu karşılamak adına ayda binlerce lira su parası verirken diğer yandan yukarıda saydığım kendini bilmez artezyen hırsızları bedavaya su kullanıyorlar ve üstüne üstlük halkın suyunu da hiç ediyorlar. Kuraklığa da vesile oluyorlar. Gelin görün ki sıkı bir denetim olmamasından dolayı da bu hırsızlardan güç alanlar da aynı uygulamayı yapmaktan çekinmiyorlar.
Yukarıda saydığım örnekleri çoğaltabiliriz. Örnekler aslında geldiğimiz noktanın nedenleridir. Her kuraklıkta evsel kullanıma yönelinmemesi gerektiğinin ispatıdır. Öncelikli olarak bu su hırsızlarına, suyu kendi babasının malı gibi kullananlara, sırf fazla kar elde etmek için gelecek günleri düşünmeden suyu fazla tüketen ürünleri eken çiftçilere, sitelerinin içine kaçak artezyenler kuranlara, gayri resmi tanker tanker su satanlara, kaçak, ruhsatsız havuzları yıkmayanlara, dur demeyenlere, kaçak binaları yıkmayanlara, kapasitesinden fazla bol diye suyu harcayanlara, yer altı su kaynaklarını yani içme sularını satanların sayısının yeterli olmasına rağmen yenilerinin de açılmasına vesile olanlara, Büyükşehirdeki devasa büyüklükteki sitelerin içindeki devasa havuzları suyla dolduranlara, yağmur sularının toplanması için projeler hazırlamayanlara, su toplama ünitelerini faaliyete geçirmeyenlere hesap sorulması ve tasarruftan bu kesimlerden başlanması gerektiğini düşünüyorum. Kullandığı birkaç metreküpün parasını ödeyen ve bedelsiz su kullanımıyla hiçbir alakası olmayan normal bir vatandaştan tasarruf beklenerek değil.
Bu aşamada bu yaz yaşanabilecek olan kuraklıkla mücadele için hangi önlemler alabiliriz diye sorulduğunda,
Birincisi yukarıda saydığım suyu hoyratça lüks emelleri için bedavaya kullananlara dur denilerek.
İkincisi İlçe Tarım Müdürlüklerinin tüm tarım arazilerinde yapacakları toprak analizi ve bölgedeki su kaynaklarının kapasitesine göre kuraklık olmayacak şekilde çiftçilere hangi ürünleri ekeceklerinin belirtilmesi, hatta bu konuda müeyyidelerin uygulanması.
Üçüncüsü kaçak su kullanımlarının önüne geçilmesi. Özellikle kaçak artezyen kullananlar, artezyen kuyularının başında su saatlerinin olmasına rağmen gerçekte bu sayaçlardan suyun geçip geçmediğini araştırmak. Özellikle siteler içerisindeki kaçak artezyen kuyularının iptali ve büyük cezalar verilmesi. Emsal olarak bir daha kimsenin artezyen açmaya cesaretinin olmaması.
Üçüncüsü ne kadar kaçak havuz var ise yıkılması veya suyla doldurulmaması için alınacak tedbirler.
Kaçak yapılmış tüm binalara verilen su sayaçlarının yerel belediyelerden ruhsatlandırılana kadar sularının kesilmesi.
Sulu tarım yapan çiftçilere gereken bilgilendirici açıklamaların kurs, panel vb. şekilde verilerek bilinçli su kullanımının sağlanması.
Bölgede yer altı su kaynaklarını çeken su şirketlerinin yeterli görülüp başka işletmelere de belirli bir süre kuraklık sorununun ortadan kalkana kadar ruhsat verilmemesi.
Büyükşehirde ve büyük ilçelerde yağmur sularının toplandığı merkezler oluşturulması ve bu suların belirli bölgelerde kullanılması.
Kısacası su tasarrufu adına her şeyin bir plan dahilinde yapılması.
Bunun içinde çok iyi plancılar ve Bakanlıkların bir araya geleceği bir kurum oluşturulmalı. Tarım Bakanlığı, Orman Bakanlığı, DSİ, İSKİ, Çevre Bakanlığı, Büyükşehir Belediyesi, İlçe Belediyelerinin yetkililerinin mutlaka bir araya geldiği bir plancılar ordusu gerekiyor.
Bakıldığında zor gibi görünse de aslında kolay bir iş. Devlet bu işin altından kolaylıkla kalkabilir. Ama bu işin içinde siyaset olmamalı. Olduğu zaman sadece bu plancılık lafta kalır. Yine biz kuraklıkla baş etmeye, gariban evinde hiçbir şekilde su kaynaklarıyla işi olmayanlar tasarruf ederek susuzluğun önüne sözde geçmeye çalışırız. SAYGILARIMLA…

113 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.