Hoşgeldiniz  

Sultan Mahmut Çeşmesi’ne, Babasının Adını Yazdırmış!

Naci Akay | 07 Aralık 2020 | Köşe Yazıları


Naci Akay
bilgeofis@hotmail.com

Bu memleketin, bu derece sahipsiz olduğu, devletin-milletin ortak malını babalarının malı gibi kullanıp satanların türediği bu dönemde, ülke sanki ayağımızın altından kayıyor. Sattılar, sattılar. Şimdi de, satamadıklarının üstüne adlarını yazdırıp oturuyorlar. İbretle okuyun.

     Değerli okurlarım;  Duymuş olmanız lazım. Eski bir tabir vardır. “Adamın gözünün üstünden kaşını çalmak” diye. İşte şimdi, o durumdayız. Bu dönemin devr-i iktidarında, Türkiye’nin becerilmedik bir kulağının arkası, satılmadık da tarihi miras olan kıymetleri kalmıştı. Ona da göz diktiler.

     Olayı, kısaltarak anlatayım. İstanbul’u tanıyanlar,  Fatihte yer alan Sultan Mahmut Çeşmesi’ni bilirler. Çeşme, 1732 yılında, yani 288 yıl önce, devrin Padişahı !. Mahmut tarafından yaptırılmış. Amcası III. Ahmet’in Üsküdar Meydanında yaptırdığı Çeşmenin aynısı. Padişah, üzerindeki kitabeye kimliğini de koydurmuş. “Ayn-ı dilcuy-ı şifa çeşme-i Sultan Mahmud” diye…

                             ÇEŞMEYİ NAKİL YA DA ONARMA NUMARASI

     Bu tarihi güzel çeşme, herkesin ilgisini çektiği gibi, AKP İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı’nın da ilgisini çekiyor. İfadesine göre, merhum babası da sağlığında bu çeşmeyle ilgilenir ve pek severmiş. Babası,  çeşmenin başka yere nakli için de uğraşmış.

    Vekil Çamlı, iktidarda olmanın gücünü ve desteğini arkasına alarak, 1918 yılında civarda meydana gelen bir yangından hasar gördüğü gerekçesiyle ve çeşmeyi onarma numarasıyla, bazı yerlerinİ onarıyor.. Sanki bu memlekette Kültür Bakanlığı, Vakıflar İdaresi ve Kültür Varlıklarını korumakla yükümlü  kurumlar yokmuş gibi bunu yapıyor. Karşılık olarak da, levhada (kitabede) Sultan Mahmut’un adının yanına babası, Ahmet Zeki Çamlı’nın da adını yazdırıp, “Sahib-ül hayrat merhum Ahmet Zeki Çamlı ruhu için Fatiha” ifadesini ekletiyor.

     Sosyal medyadan büyük ölçüde tepki çeken bu duruma karşılık, oğul iktidar Milletvekili için bir şey yapılamıyor ve ifade orada duruyor. İstanbul Belediye yetkililerinin açık bilgi ve uyarılarına rağmen, kitabedeki tahrifat kaldırılamıyor. Sıkıysa kaldırın. Vekil, yaptığı bu yanlışa kılıf bulup, “Kaybolmuş koskoca bir çeşmeyi ihya ettik” diyor. Koskoca çeşme nasıl kayboldu, orasını bilen yok!

                            NÜFUZ TİCARETİ, İŞTE BÖYLE YAPILIYOR.

     Değerli okurlarım;  AKP iktidarı ve onun güç sahipleri, iktidara geldikleri 18 yıldan beri, ülkeyi iyice parsellediler. Kendi ifadelerine göre, yerli yabancı demeden “parsel parsel” sattıkları gibi, adlarının yaşamaları ve hiç unutulmamaları için,  okul  vb.  birçok yapıya ve esere adlarını verdiler. İşte, AKP Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı da, 288 yıllık Sultan Mahmut Çeşmesi’ne, babasının adını yazdırarak, bunu yapıyor.

    Bilindiği gibi, iş bununla kalmıyor. 17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk baskınında deste deste paralarla suç üstü yakalananların adları, bütün tepkilere rağmen hala silinmedi, okullarımızda duruyor. Tayin ettikleri yandaş Valilerin çoğunun adları da,  bu Vali’lerin talimatıyla  illerindeki birer okula verilmiş “Vali  Filanca Okulu” gibi.

       Öyle sanıyorum. Yakın bir gelecekte, bunların da iktidarları sonlanacak ve hesap günü gelip çatacaktır. Bu adlar, ancak o zaman kalkacaktır.

      Rahmetli anamın, merhum Adnan Menderes’in sonuna ağladığı gibi,  eğer bu halk da bunların sonuna ağlarsa, bunların yaptıkları azdır ve yerindedir.

       Ölmeden Mezara Konan Padişah !             

      İstanbul/Fatih’teki  bu çeşmeyi yaptıran Sultan 1.Mahmut 1754’te ölünce, yerine kardeşi III. Osman geçiyor. Tahta geçmeyi sabırsızlıkla bekleyen ve kadınlardan nefret eden III. Osman, ağabeyinin öldüğünü duyunca, “Cenazeyi bekletmeyin ve çabuk kaldırın” talimatını veriyor ve öyle yapıyorlar. Aynı gün, ikindi namazında kaldırıyorlar.

    1.Mahmut hemen, Eminönü’nde bulunan Hatice Turhan Sultan Türbesi’nde yatan babası II. Mustafa’nın yanına defnediliyor. Akşam olunca, türbenin bekçisi, 1.Mamutun sandukasından bazı seslerin ve inlemelerin geldiğini duyunca, hemen Topkapı Sarayı’na gidip, “çok önemlidir” diyerek, o gün Padişah olan  kardeşi III. Osman’a ulaşıyor ve “Sultanım, ağabeyiniz yaşıyor. Kabrinden sesler geliyor.” deyince kardeş Osman, biraz da öfkeyle, “O artık ölmüştür. Senin kulakların yanlış duymuş” diyerek, türbedarı ciddiye almıyor ve geri gönderiyor.

     Türbedar, türbeye döndüğünde, sesleri biraz daha işitiyor ancak hiçbir şey yapamıyor. Böylece, yaptırdığı çeşmesine göz dikilen Sultan 1.Mahmut, ölmeden mezara konmuş oluyor. Allah, rahmet eylesin. O günden sonra, türbedarı da pek gören olmuyor.

120 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.