Hoşgeldiniz  

SOYSUZLAŞMANIN SONUÇLARI I

Mehmet Zehir | 10 Ağustos 2020 | Köşe Yazıları


Mehmet Zehir
mehmetzehir@hotmail.com.tr

 ‘’9 Ağustos 1919’da, Mustafa Kemal’in askerlik mesleğinden çıkarılmasına, nişanların geri alınmasına ve fahri yaverlik unvanının kaldırılmasına dair padişah buyruğu çıkarıldı.’’

Bunları Osmanlı Devleti kendi işleyişi için ortaya koymuş ve hak edene verdiğini düşünerek Mustafa Kemal’e de vermişti. Ancak Mustafa Kemal, Osmanlı Devleti’nin iradesinin dışına çıktığında Osmanlı Devleti verdiklerini geri alıyordu.

Burada bir çelişki yok mudur?

Düşünün ki, bir OLİMPİYAT oyunlarındasınız. Olimpiyat öncesi aleyhine olan Olimpiyatları ilgilendiren olumsuz bir şey yok. Yapmış olduğunuz sporda hiçbir hile yapmadan en üst madalyayı alıyorsunuz. Zaman sonra olimpiyat komitesi ile aranızda sorun oldu. Bunun sonucu olimpiyat komitesi madalyalarınızı ve ödülleri geri aldığını ifade etti ve sizde bulunan kendilerinin vermiş olduğu her şeyi geri istedi.

Bu durumda:

1- Olimpiyat komitesi, olimpiyatlar için koymuş olduğu kurallarla sizin özgürlüğünüze de ipotek koymuş olduğunu dışa vurmadı mı?

2- O ödülleri, o madalyaları almak için ortaya koyulan emeğe, disipline, başarıya saygı ne oldu?

3-  Ya da bu ödülleri, madalyaları alan kişi daha sonra bunları çaldırdı veya olanakları yetersiz olduğu için sattı ise; bu ödül ve madalyaları yine de geri alabilirler mi?

Tabii çok farklı ve çok yönlü sorular sorulabilir, amacımız o değil, amacımız Osmanlı Devleti’nin kendini İngilizlerin kucağına koyup; milleti yok sayıp; adamım diye dolaşmaya cüret etmesinin bayağılığına dikkat çekmektir.

Aksi halde Mustafa Kemal, kendi kurduğu devlette istese padişah, halife, imparator… Vb. olabilecekken o milletinin bir ferdi olmayı; bunun karşılığında da hiçbir imtiyaz, ayrıcalık beklememeyi kabul etmiştir.

Ancak kökleri altı yüz yıla yaklaşmış bir devletin, kendi kurumsal ve kuramsal geleneklerinin oluşmamış olmasını dışa vurması; yıkılmayı çoktan hak ettiğini ancak içerisinde ki Türklerin oluk oluk Türk kanını vermesinde ki cömertliği sayesinde yıkılmanın geciktiğini söylemek gerekir.

Peki, aynı olay başka devletlerde olsaydı nasıl davranılırdı?

Bu konuda İstiklal Harbi sonrasında Yunanistan’da başarısızlığın nedeni olarak birçok başbakan, birçok genelkurmay başkanı, birçok dışişleri bakanı, birçok savunma bakanı gibi ileri gelmiş olan zevat idam edilmiştir. Bu bir ölçümüdür bilinmeze! Ancak devletler kendi itibarlarını kurtarmak için ve devlet olarak düzenini devam ettirebilmek için radikal kararlar alarak sorunu kökten çözmeyi isterler. Aynı şeyi Osmanlı Devleti’ne uygulamaya kalksak; en azından Mustafa Kemal’in Anadolu’ya çıktıktan sonra aleyhinde oluşturulmak istenen her ne varsa; onların adına dahli olan devlet yöneticilerinin ibret için en büyük cezaya milletin önünde çarptırılması gerekirdi. Bu belki de Osmanlı Devleti’nin titreyip kendine dönmesi için çok büyük etken olacaktı.

Bu olay bize aslında ilkel zihniyeti temsil eden adına da töre diyerek Türklerin tarihte yazılı olmayan yasalarını da karalamayı sağlayan cehaleti hatırlatıyor.

Malum bir evliliğin tarafları, boşanma gerçekleştikten sonra; evlilik süresince ne varsa iade eder, yakıp yıkar ya; bu davranış ile Osmanlı devletinin tek taraflı davranışı arasında pek fark yok. Ancak bir olayda bireyler diğer olayda ise devlet ile birey karşı karşıya gelmiş olmakla beraber aynı tepkiyi koyuyorsa; devletin düştüğü durumu kim sarıp sarmalayacaktır? Düğün demişken evlilik müddetince doğan çocuklara bakışlar, doğan çocukları bölememenin verdiği etki, yok edememenin etki içinden çıkılamaz sorunların temeli sadece cehalet mi?

Biz böyle büyük! Devletiz ama uğraştığımız alan ise; ego tatmini ile bile açıklanmayacak kadar gülünç!

Birinci Osmanlı Topraklarını Paylaşım Savaşı’nda, Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan belgede Osmanlı Devleti adına Bahriye Nazırı Rauf Orbay Bey*, Limni Adası’nın Mondros Limanında demirli Agamemnon zırhlısında 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan belge ile Osmanlı Devleti fiilen bitmiştir.

Aşağıdaki okuyacağımız anlaşma maddeleri, Mustafa Kemal’in elde etmiş olduğu ödül ve madalyalar kadar önemli değilmiş ki, Osmanlı Devleti bunlara karşı tavır koyup silkinip ayağa kalkacağı yerde Mustafa Kemal’i rencide etmenin peşine düşmüş; büyüklüğünü Mustafa Kemal’e göstermek istemektedir.

Oysa Mustafa Kemal’in en büyük madalyası Türk olmak olduğunu bilmiş olsalardı; kendi mezarlarını kendileri kazar, Mustafa Kemal’e ayak bağı olmaktan kendilerini alıkorlardı!

Bir de açıklama eklemek istiyorum. Mustafa Kemal’in kurduğu Kuvayı Milliye’de bir tane yasak vardı. O’da particilikti. Onun dışında gönüllü olarak her kim İstiklal Harbi’nde şu veya bu nedenler dâhil bende varım diyorsa; hepsine kucak açmıştır. Örnek verecek olursak aşağıdaki Mondros Mütarekesini imzalayan Bahriye Nazırı Rauf Orbay Bey’i sayabiliriz.

30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması 25 maddeden oluşmuştur.

Mondros Ateşkes Antlaşmasının Maddeleri

1- Çanakkale ve İstanbul Boğazlarının açılması, Karadeniz’e serbestçe geçişin temini ve Çanakkale ve Karadeniz istihkâmlarının İtilaf Devletleri tarafından işgali sağlanacaktır.

2- Osmanlı sularındaki bütün torpil tarlaları ile torpido ve kovan mevzilerinin yerleri gösterilecek ve bunları taramak ve kaldırmak için yardım edilecektir.

3- Karadeniz’deki torpiller hakkında bilgi verilecektir.

4- İtilaf Devletlerinin bütün esirleri ile Ermeni esirleri kayıtsız şartsız İstanbul’da teslim olunacaktır.

5- Hudutların korunması ve iç asayişin temini dışında, Osmanlı ordusu derhal terhis edilecektir.

6- Osmanlı harp gemileri teslim olup, gösterilecek Osmanlı limanlarında gözaltında bulundurulacaktır.

7- İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması halinde herhangi bir stratejik yeri işgal etme hakkına sahip olacaktır.

8- Osmanlı demiryollarından İtilaf Devletleri istifade edecekler ve Osmanlı ticaret gemileri onların hizmetinde bulundurulacaktır.

9- İtilaf Devletleri, Osmanlı tersane ve limanlarındaki vasıtalardan istifade sağlayacaktır.

10-Toros Tünelleri, İtilaf Devletleri tarafından işgal olunacaktır.

11- İran içlerinde ve Kafkasya’da bulunan Osmanlı kuvvetleri, işgal ettikleri yerlerden geri çekilecekler.

12- Hükûmet haberleşmesi dışında, telsiz, telgraf ve kabloların denetimi, İtilaf Devletlerine geçecektir.

13- Askeri, ticari ve denizle ilgili madde ve malzemelerin tahribi önlenecektir.

14- İtilaf Devletleri kömür, mazot ve yağ maddelerini Türkiye’den temin edeceklerdir. (Bu maddelerden hiçbiri ihraç olunmayacaktır.)

15- Bütün demiryolları, İtilaf Devletlerin zabıtası tarafından kontrol altına alınacaktır.

16- Hicaz, Asir, Yemen, Suriye ve Irak’taki kuvvetler en yakın İtilaf Devletlerinin kumandanlarına teslim olunacaktır.

17- Trablus ve Bingazi’deki Osmanlı subayları en yakın İtalyan garnizonuna teslim olacaktır.

18- Trablus ve Bingazi’de Osmanlı işgali altında bulunan limanlar İtalyanlara teslim olunacaktır.

19- Asker ve sivil Alman ve Avusturya uyruğu, bir ay zarfında Osmanlı topraklarını terk edeceklerdir.

20- Gerek askeri teçhizatın teslimine, gerek Osmanlı Ordusunun terhisine ve gerekse nakil vasıtalarının İtilaf Devletlerine teslimine dair verilecek herhangi bir emir, derhal yerine getirilecektir.

21- İtilaf Devletleri adına bir üye, iaşe nezaretinde çalışacak bu devletlerin ihtiyaçlarını temin edecek ve isteyeceği her bilgi kendisine verilecektir.

22- Osmanlı harp esirleri, İtilaf Devletlerinin nezdinde kalacaktır.

23- Osmanlı Hükûmeti, merkezi devletlerle bütün ilişkilerini kesecektir.

24-Altı vilayet adı verilen yerlerde bir kargaşalık olursa, vilayetlerin herhangi bir kısmının işgali hakkını İtilaf Devletleri haiz bulunacaktır.

25-Müttefiklerle Osmanlı Devleti arasındaki savaş, 1918 yılı Ekim ayının 31 günü mahalli saat ile öğle zamanı sona erecektir.

Bu Rauf Bey’i İstiklal Harbi’ne Anadolu’da katılışından da anımsamakta yarar vardır, zira daha sonra Lozan görüşmeleri yapılırken; başbakanlık yaparken de Lozan Heyeti ile Mustafa Kemal arasında diyalogda ortaya koyduğu sorunlar; yapısal taşları ne kadar rahatsız edici olduğunu mutlaka bilinmesi gereklidir.

140 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.