Hoşgeldiniz  

MUSTAFA KEMAL’İ KENDİ KALEMİNDEN TANIMAK VI

Mehmet Zehir | 07 Eylül 2020 | Köşe Yazıları


Mehmet Zehir
mehmetzehir@hotmail.com.tr

‘’Bu kitap; subayın acemi erlerin eğitmesinden, atış kurallarından, eğitim öğretim programının düzenlenmesinden, bölüğün yetiştirilmesinden, taburun açılmasından, alay ve tümen manevrasından, harita okunmasından, taarruz ve savunma yöntemlerinden söz etmeyecektir.

Bu kitap; bir subayın saymış olduğum ve benzeri görevleri harpte uygulamak ve yapmakla yükümlü, çeşitli rütbelerdeki komuta ve sorumluların, zaferi ve galibiyeti sağlayacak biçimde görevlerini yerine getirmeleri için taşımaları gerekli ve mutlak niteliklerden, bilimsel hasletlerden, askerî karakter ve meziyetlerden söz edecektir.

Bu kitapta; top ve tüfek seslerinin ufukları inlettiği, gürültülerinin kulakları geçici sağır yaptığı, gözleri duman kapladığı, bunlardan bir ya da birkaçının isabetiyle her an olduğu yerde kalma ihtimalinin bulunduğu, ancak subayın en fazla görmeye, işitmeye, düşünmeye, göstermekle işittirmeye, düşündürmeye mecbur kaldığı anlarda, subay ruhunu moralini bozmamaya yarayacak noktaların, durumların araştırılmasıyla, sorgulanmasıyla uğraşılacaktır.

Sadece, kendi silahını çok iyi kullanmak göreviyle harbe girecek askerlerin dirençle ve cesaretle vuruşabilecek hâlde yetiştirilmeleri için askere kazandırılacak moral dersler ele alınacaktır.

Tehlikeli zamanlarda, astlar üzerinde tesirli ve adı anıldığı gibi olacak seviyede güçlü, sıkı etkin idarenin başarısının, barış zamanında edinilmesi tedbirlerinin yöntemlerinin gösterilmesi de bu kitabın sayfalarında yer alacaktır.

Bu kitap; subay ruhunun ve yüreğinin, subayın ayırt edici özelliklerinin, subay karakterinin, sanatsal bakış açısıyla subayın en önemli meziyetlerinin aynası olmaya çalışacaktır.

Bu konuda ortaya konacak fikirler, değerlendirmeler, harp kitapları olan talimname ve tüzüklerdeki hükümlere, yazılara ve daha önce harplerde meydana gelen vakalara dayanacağından, kişisel ve keyfî kabul edilmenin üstünde tutulacağı inancı, iyi niyetle yaklaşılan bir arzunun hayata geçirilmesine, hiçbir zaman için hatasız olmayacağı düşünülen kalemin kâğıt üzerinde dolaşmasına cüret ve cesaret vermiştir.

İrfan ve fikir sahiplerince eleştiriye layık görülürse en büyük takdire kavuşmuş olacaktır.’’

Mehmet Nuri Conker Zabit ve Kuman’dan kitabının 65 ve 66.Sayfalarında yukarıdaki gibi yazmış. Bizim bu kısmı tam olarak buraya almamızın asıl nedeni işlenen temayı asker dışındaki toplumuzda da uygulanmasının gözden kaçırılmış olmasıdır. Bu tema Türklüğün binlerce yıllık Bilge, usta, kalfa, çırak arasındaki öğrenme ve uygulama metodudur. Bunu sadece askere özgüllersek; Türklüğü eksik tanımış oluruz. Bütün Türklerin asker doğduğu deyimi yanında; Türkler de ayrım gayrım olmaz ilkesi de yok sayılmış olur. Oysa ki devleti kuran ordu nasıl olurda halkına kendi yol ve yöntemini paylaşmaz! İşte Mustafa Kemal Paşa’nın Mehmet Nuri Conker’in yazdığı Zabit ve Kuman’dan isimli eser üzerinde yapmış olduğu eleştirilerle aynı zamanda yazmış olduğu Zabit ve Kumandan ile Hasbihal kitabı ile üzerinde durduğu anlayış bu anlayıştır. Bizler bu anlayışın bütün ayrıntılarına inmeliyiz ve bütün ayrıntılarında her alanda yararlanmak için kendimize göre us, mantık, deneyim çerçevesinde uyarlamalar yapmalıyız.

Mustafa Kemal Paşa’nın ileri de göreceğimiz Mustafa Kemal ATATÜRK, Kamâl ATATÜRK ve bizlerin ifadesi ile Uluğ/Ulu Başbuğ Kamâl ATATÜRK kimliği ile yukarıda yazılanları geliştirerek türevleri ile beraber uygulayarak Türk Toplumu’na bu metodu yeniden hatırlattığını ancak ve ancak Türk Toplumu büyük bir vefasızlık göstererek; bu hatırlatmaları tekrar unutmak isteği yönünde içine kapandığını ifade etmek isteriz.

24 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.