Hoşgeldiniz  

MÜFETTİŞİN KARARINI NEDEN BEKLEMEDİNİZ?

Ali Girgin | 14 Temmuz 2020 | Köşe Yazıları


Ali Girgin
aligirgin1975@hotmail.com

Çatalca Belediyesi Kültür Müdürlüğü’ne Hüseyin Aydın’ın yerine belediye şirketinden sorumlu başkan yardımcısı İkram Kaya atanmış. Hayırlı olsun dileklerimi sunuyorum.  Halen de eski görevinden sorumlu olduğunu düşünüyorum.

Kültür Müdürlüğü’nden bahsetmeden önce İkram Kaya’ya buradan bir sorum olacak. Kendisi taşeron çalışanların tüm mizanını şirkette tutan ve belediyenin şu andaki şirketinin genel müdürü olması lazım. Soru ise belediyede çalışan bir kişinin işinden çıkartılıp tazminatının ödenip daha sonra yeniden işe alınıp Satın Alma müdürlüğüne getirilmesi konusu. Neden böyle bir işten çıkartılma ve ardından geri alınma oldu. Eğer çalışmaya devam edecekse neden işten çıkarttınız? Bu kişinin işe başlamasının ardından statüsü ne oldu? Atandığı müdürlükte imza yetkisi oldu mu? Bu kişi belediyede hangi müdürün yeğeni veya akrabası?

Gelelim Kültür Müdürlüğü’ne.

Kültür Müdürlüğü geçmiş dönemde en sıkıntılı ve en çok para harcayan, halen de mülkiye müfettişliği tarafından yapılan araştırmalarda soruşturma geçiren bir müdürlüktü. O kadar çok şaibeler ortaya çıktı ki, özellikle Süheyla Topçu’nun Mesut Üner ile seçime gelmesiyle birlikte meclis toplantısında müdürlükten harcanan paraların seçim arifesindeki faturaların büyük bir çoğunluğunun CHP’li belediye başkan adayının yaptığı harcamalar olduğunu, diğer müdürlüklerin son haftalarda giren dosyaların da imayen hayali olma olasılığını dile getirmişti. Bu açıklamaları yaptıktan sonra da seçim arifesindeki yapılan harcamalar da dahil tümünü mecliste yani 2018 bütçesini onaylamışlardı. Mülkiye müfettişi getirtip bu dosyaları inceletmek yerine onayladılar. Kısacası geçmişin üzerini kapattılar desek yalan olmaz.

Tam bu zamanlara denk geldiğinde mülkiye müfettişliği belediyede araştırma yapmaya geldi. Toplam 15 aydır da araştırmasına devam ediyor. Takriben 60 bine yakın dosyanın incelendiği ve bu dosyaların neticesinde 35 kişinin soruşturmasının yapıldığı bu soruşturma yapılanların 32 kişisinin halen halen belediyede çalışıyor oldukları dile getirildi.

Çatalca Belediye Başkanı Mesut Üner soruşturma konusunu bildiği ve isimleri bilmesine rağmen soruşturma geçiren kişileri kızağa çekmek veya açığa almak yerine onları en iyi yerlere, belediyenin kalbi olan yerlere atamayı uygun gördü. Özellikle soruşturma geçiren bir ismi tüm ihaleleri yapan satın alma müdürlüğüne, kimisini belediyenin muhasebesine, kimisini ise imza atılan mercilere sevk etti.

Hatta ve hatta soruşturması gerçekleşen dosyalardaki işletmelere de daha soruşturma sonuçlanmadan paralarını ödemeye başladı ve ödemeye de devam ediyor.

Süheyla Topçu ve Ahmet Rasim Yücel tüm bu konuları bilmesine rağmen ve bu konuların büyük bir bölümünü meclis toplantısında açıklarken ve bu konuşmalar kayıtlara geçerken ne yazık ki geçmişin hesabı sorulmak yerine yapılan atamalarla kişilerin ödüllendirilmesine sessiz kaldılar.  

Birileri bu 32 kişinin işleri yavaşlatabilir düşüncesiyle tekrar devam etme kararı alındığı, kimisi ise bu kişilerin işlerini çok iyi bildiklerini( hangi konuda çok iyi bilgi sahibi olduklarını bilmek gerekiyor) ve bir çok nedenden dolayı işlerine devam ettirildiğini, belediye işleyişinin bozulmadığı ve kişilerin ödüllendirildiklerini ifade etti.

Ben bunların ne kadar doğru olduğunu veya olmadığı tartışmaktan veya düşünmekten çok ilk meclis toplantısında Süheyla Topçu ve Ahmet Rasim Yücel’in açıklamalarının ardından halen neden sessiz kaldıklarıdır. Hatta ve hatta 2018 bütçesini tüm bu söylemlerine rağmen neden onayladıklarıdır?  Her defasında “ biz Çatalca halkının hakkını hukukunu korumaya geldik. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumaya geldik” sözlerinin ardından nasıl oluyor da soruşturma geçiren kişilerle aynı safta çalıştıklarını, nasıl tüm gerçekleri ortaya koyarken şimdi sessiz kaldıklarını ve bu halleriyle nasıl hak hukuk koruyacaklarını merak ediyorum. Yoksa susmalarını sağlayan bir neden mi vardı?

Söylemlerinin ardından bütçeyi onaylamaları bir nevi söylemlerini aklamaya çalışmak değil midir? Bazılarının her şeyi kılıfına uydurmuş diyenler şimdi aynı kişilerin dosyaları imzalamaları doğrultusunda ne diyeceklerdir?

Ben bir şey demiyorum farkındaysanız. Meclis toplantısının videoları halen mevcut. Yapılan konuşmalar meclis tutanaklarında mevcut.

Vatandaşın sorusu şu.

Siz meclise geçmiş dönemi aklamaya mı geldiniz yoksa belediyeyi zarara uğratanlara hesap sormaya mı? Hesap soramıyor iseniz o mecliste işiniz ne?

Bir diğer nokta ise Mülkiye Müfettişinin soruşturma açtığı 32 kişinin şikayet dilekçesini müfettişliğine benim yolladığımı her yerde konuşmalarıdır. İddia o ki, benim müfettişliğe şikayet dilekçemi vermemin ardından müfettişin geldiği ve kendilerinin soruşturma geçirdiğine inanmalarıdır. Kısacası bu dönem belediye başkanı kendilerini bütçeleri onaylayarak aklamış ancak mülkiye müfettişliğinin soruşturması aklandıklarını göstermemektedir.

Haliyle benden şüphelenen bu kişilerin belediyenin her yerinde olmaları ve imza yetkilerinin olması benim belediye ile iş yapmamı zorlaştırmıştır. Haliyle benden şüphelendiklerinden dolayı benim dosyalarımı yavaşlatmışlar soruşturmadan aklanana kadar da yavaşlatacaklarını bazı kesimlerde söylediklerinin kulağıma gelmesi benim alenen belediye ile ilişkilerimi bitirmeme neden olmuştur. Çünkü bir yıl içinde dahi yapılmayan faturalarım, kaybolan faturalar vb. olmuştur. İhalenin yapılacağının açıklanması bir nevi benim için büyük bir fırsat olmuş, ihaleye girmeyerek bu grift düşünceler içerisinden kurtularak bir nevi mutluluğuma mutluluk olmuştur. Benim bir soyadım var. Soyadım her şeyden önemlidir.

Son meclis toplantısında geçmiş için hesap soramayan, geçmişi aklamaya çalışan bazı meclis üyelerinin benim ihaleye evrak yetiştiremediğimi ifade etmelerinin aksine durum yukarıda anlattığım gibidir. Ancak tüm meclis üyelerine söyleyeceğim sizler bu Çatalca halkının, tüyü bitmemiş yetimin hakkını aramadığınızdır. Hesap soramadığınızdır. Birilerini korumaktan başka mecliste pek fazla göreviniz olmadığıdır.

Gelelim asıl konuya.

Mülkiye Müfettişliği tarafından inceleme altına alınan dosyalar, kişiler, araştırılması yapılan işletmeler ve bunun yanında bağlantılı dosyalar ve şikayet dilekçesinin neredeyse tamamını biliyorum. Ancak bu şikayeti de benim yapmadığım da herkes tarafından bilinmelidir.

Ancak soruşturma geçiren 32 kişiyi kimlerin aklamaya çalıştığı ve neden aklamaya çalıştığını da çok iyi bilmekteyim. Bu aklamadan kazançlarını da çok iyi bilmekteyim. Neden bu kadar canla başla, emek harcayarak aklamaya çalıştıklarını da az çok bilmekteyim.

Buradan belirtmek isterim ki, aklansalar da aklandıkları dosyaları, belgeleri ve bilgileri tekrar kamuoyuna duyurmak, gerektiğinde savcılık makamlarına götürmek, bizzat mülkiye müfettişliğine belgeler eşliğinde göndermek, bundan sonraki dosyalar ve yapılanları da başta bizzat birinci elden Cumhurbaşkanımıza bildirmek, iletmek, şikayet etmek de benim görevim olsun.

Mesut Üner’e buradan iletmek isterim.

Bir müdürün mülkiye müfettişi tarafından soruşturma geçiriyor. Sen bu müdürü kızağa almak yerine neden ödüllendirir gibi belediyenin kalbi olan bir müdürlüğe müdür olarak atarsın? Eğer sen müdürüne güveniyor isen sen mülkiye müfettişinden daha mı bilgilisin? Neden müfettişin nihai kararını beklemezsin? Bunun altındaki ana neden nedir? Açıkla da bilelim Mesut başkanım. SAYGILARIMLA…

368 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.