Hoşgeldiniz  

KAN BELLEĞİ (HAFIZASI(1)) NEDİR?

Mehmet Zehir | 06 Temmuz 2020 | Köşe Yazıları


Mehmet Zehir
mehmetzehir@hotmail.com.tr

Kamâlizm’in kaynağı Türk Kültürü, bilim, us, mantık, sanat, deneme-yanılma ile ortaya konulmuş ve Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk’ün bize bıraktığı eşsiz eserin ve ülķünün tanımıdır.

Kan, insan ve hayvanlarda kırmızı renkli sıvı olarak damarlar içinde bulunur. Dolaşım halindedir, taşıyıcıdır. Kaynaklara göre, her gün belli bir kısmı yenilenmektedir.

Bellek (Hafıza), beyindeki izlerin bulunduğu bellek, dün, geçmiş, hatıralar duyular ve ten vasıtasıyla algılanan bilgi, bellek ile barınır, us(2) ile biçimlenerek, kıvamını alır.

Kan ve Bellek

Kan, bellek ile pekişir. Esasında her budun kendine mahsus bir kan belleğine sahiptir. Biyolojik olarak çocuk, genç, orta yaş veya üzeri yaşta insan olabilir, fakat tin(3) yaşı kan belleği oranında kendisini hissettirir; hangi buduna bağlıysa ve nasıl bir aidiyet güdüyorsa, kan belleği, bir diğer ifadeyle, genetik bellek nesiller arasında süreklilik sağlar. Geçmişte yaşananlar, bellekte yerini alır, kaydolur. Bu düşünce, söylem ve davranışın tekrarlanmasıdır.

Tarihte yaşanmış onlarca olay üzerine söylenmiş olunan ‘’ tarihten ders alınması gerektiği ve ders alınmazsa tarih kendisini tekrarlattığı’’ ifadeleri tam da bunu anlatmaktadır.

Bir ağaç düşünün, onu görüyoruz, ama onun toprağın altında bir de kökü var, o kökleri görmediğimiz halde var olduğuna inanıyor ve biliyoruz. Düşünün ki, o kökler yukarıda görmüş olduğumuz ağacın bütün kimliğini belirlemekte en önemli etken olduğu halde bize gözükmüyor…

Bu durumda bir daha düşünelim: Şayet ağacın kökleri olmasaydı, o ağaç var olabilir miydi, yaşayabilir miydi?

Hiç kuşkusuz bu soruya verilecek yanıt; ağacın olamayacağı ve varlığını sürdüremeyeceğiydi. İşte insan ve hayvanlarda aynı bitkilerde olduğu gibi köksüz biyolojik olarak varlıklarını devam ettiremezler.

Peki, bitkilerin, hayvanların ve insanların sadece fiziki varlıkları mı vardır?

Biz insanlar olarak ancak en doğru yanıtı kendimiz için verebilirken; bitki ve hayvanları kendimiz tanımladığımız için o tanımlamalarda çeşitli görüşlerin olması doğaldır.

Ancak insan üzerinde konuşmaya başladığımızda, bizim bir soyumuzun olduğunu, bir geçmişimizin olduğunu, damarlarımızda atalarımızla aynı kanı taşıdığımızı, kültürümüzün olduğunu, medeniyetler kurduğumuzu, yeteneklerimiz ve ortaya koyduğumuz değerlerin alın terimizin ürünü olduğunu sürekli söyler, bunlarla göğsümüzü kabartırız.

Şayet bizlerin geçmişle bir bağımız yoksa neden böyle duygu, düşünce ve sözlerle kendimizi mutlu kılarız?

Bu soruya tarih, bilim geçmiş ile bağın var olduğu ifadesi ile yanıt veriyor!

O halde bizler bu geçmişin izlerini geleceğe taşımayı da doğal olarak üzerimize almış bulunmaktayız.

Sanırız ki, Mustafa Kemal Paşa’da bu geçmişin izlerini geleceğe taşımanın doğallığını en yüksek seviye de hissetmiş ki, Osmanlı toplumunda kendi çağdaşları arasında pek kendisi gibi hisseden, düşünen, söyleyen olmasa da; kendi çağdaşlarına başta liderlik yaparak Atalarımızın binlerce yıllık değerlerini günümüze ve günümüz sonrasına teslim etmek için bizlere teslim etmiştir.

Demek oluyor ki, Mustafa Kemal Paşa gördüğü, okuduğu, duyduğu, öğrendiği her şeyi ama her şeyi us, mantık ve bilim çerçevesi içinde öncelikle süzmüş, sonra zanaat ve sanat çerçevesinde söylemiş ve uygulamaya koymuştur.

Şimdi geriye dönersek; Amasya Genelge’sinde yanında ki kurmaylarla ve çeşitli illerde ki askeri ve sivil yetkililerle arasında ki en büyük fark, kan belleği farkıdır.

Mustafa Kemal Paşa bir Türk olarak binlerce yıllık etkileri olan Türklüğün kan belleğine bir Türk olarak sahipken; diğerleri acaba hangi budunun kan belleğine sahip oldukları ile oluşan fark, sanırız ki en büyük farkındalıklardan birini ve belki de en önemlisini oluştururdu.

Bu kan belleğin silinmiş olması, mankurtlaşmayı (4)beraberinde götürür.

Bu kan belleğinin silinmiş olması közkamanlaşmayı(5) beraberinde götürür.

Bu kan belleğinin silinmiş olması kanaralaşmayı(6) beraberinde götürür.

  • Bellek: isim, ruh bilimi,yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, dağarcık, akıl, hafıza, zihin.
  • Us: Akıl, zekâ
  • Tin : Ruh, birtakım fizikötesi kurucularının, gerçeği ve evreni açıklamak için her şeyin özü, temeli veya yapıcısı olarak benimsedikleri madde dışı varlık.
  • Mankurtlaşma: Ulusal kimlikten uzaklaşan, içinde bulunduğu topluma yabancılaşan.

( Tavsiye Prof.Dr.İkram Çınar’ın NEDEN VE NASIL MANKURTLAŞTIRILIYORUZ?)

  • Közkamanlaşma: Ulus içinde fitne ve karışıklık çıkarıp, kendi başına buyruk olan, düşmanların maşası haline gelip, kendi yurduna hainlik yapan vefasızlar.
  • Kanaralaşma: işlevinin tersini görmek, görevinin tam tersine hareket etmek, tabiatın bozulması ve fıtratına uygun davranmamak gibi anlamlara gelmektedir.
50 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.