Hoşgeldiniz  

KAMUOYUNA AÇIK MEKTUP

Ali Girgin | 25 Eylül 2020 | Asayiş, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Video Galeri, Yerel Haberler


Ali Girgin
aligirgin1975@hotmail.com

13 Eylül Pazar günü Küba Camii’nde cenaze ayrımı yapıldığına dair 15-16-17-18 Eylül tarihlerinde Haber Marmara Gazetesi’nde manşetten yayınladığım köşe yazıları ve haberlere istinaden Büyükçekmece Kaymakamı konuyla ilgili olarak soruşturma- inceleme vb. başlatmış.

Gazetede yazılan haberleri ihbar ve şikâyet olarak değerlendiren mülki amir konunun incelenmesi için İlçe Milli Eğitim Şube müdürlerinden birisini görevlendirmiş.

Konunun incelenmesi, camide o gün yaşananlar, ayrım yapılıp yapılmadığı, ayrımcılık yapanlar var ise gerekli soruşturmanın kişiler üzerinde başlatılmasını ve daha birçok konu üzerinden inceleme yapılıp sonucu istenmiş. Buraya kadar her şey güzel. Büyükçekmece İlçesi mülki amirinin gazetedeki toplumsal bir olayı kaale alıp inceleme başlatması devletin halkına karşı gösterdiği hizmeti gösteriyor.

Ancak bu soruşturma başlatılması için öncelikle şahsımın ilçe şube müdürüne gidip ihbar- şikayet vb. yapmam, benim ifademin alınması ve bunun üzerine soruşturmanın başlayacağı veya devam ettirileceğinin telefonla bana ifade edilmesi beni daha da üzdü.

Nedenini hemen açıklayayım isterseniz.Gazetede her şeyi tüm çıplaklığı ile anlattım. Yapılan ayrımcılığı, orada bulunan yetkililerin nasıl ayrım yaptığını, halka ait Allah’ın evi olan caminin avlusunun nasıl birilerine tahsis edildiğini, buradaki zabıtalardan tutun belediye yetkililerine, imamdan cami çalışanlarına, Büyükşehir Belediyesi çalışanlarından tutun camiye gelen çiçeklere el konulmasına ve daha yüzlerce konuyu gazetede dile getirdim.

Bu yapılanları belediye başkanlarından, siyasi parti temsilcilerine, muhtarlardan STK başkanları ve temsilcilerine, normal vatandaşa kadar herkesin gördüğünü ve bizzat şahit olduğunu belirttim.

Bunlara rağmen sanki olay sadece benimle ilgiliymiş, sanki benim konummuş, sadece bu konu benim şahsımı ilgilendiriyormuş gibi hareket edilmesi, gazetede yazılanların ihbar olarak kabul edilmesine rağmen şahsımın tekrar çağırılarak ihbar, şikâyet etmemin istenmesi, olayın toplumsal olaydan kişiselleştirmeye çalışılması gerçekten üzüntü vericidir.Ben burada Sayın Büyükçekmece Kaymakamının olayı ivedi bir şekilde şahsıma sormadan, ihbar veya şikayetim olmaksızın olayın incelettirilip sonucuna varılmasının ardından bilgilendirilmeyi beklerdim.

Toplumun içini acıtan bu olayın sorumlularının açığa çıkartılarak birilerinin malıymış gibi camilerin bir daha faaliyet göstermeyeceğini kamuoyuna açıklanmasını beklerdim. Kaymakam olarak halkın kanayan yarasına merhem olduklarının açıklamasını beklerdim.Ancak öyle olmadı. Yine toplumun içini acıtan olaylar kişiselleştirilmeye, birileri kollanmaya, gerçek sorumlular illa ki şikayet veya soruşturmayla ortaya çıkartılmaya çalışılmaya devam ediyor.

Ben zaten şikâyet etseydim Savcılık makamına gider şikayetimi dile getirirdim. Veya siz soruşturma açmadan size dilekçeyle şikâyetimi ifade ederdim. Sizin beni çağırmanıza gerek yoktu.Bana göre yapılacak olan soruşturmadan daha başlangıçta gösterilen bu tutumdan dolayı bir şey çıkmayacağıdır. Yine boşu boşuna memurların zamanı alınacak, kimseye dokunmadan güzel sözcüklerle soruşturma sonucu açıklanacak, olay kapatılmaya çalışılacaktır. Düşünün ben şikâyet veya ihbar etmediğim zaman bu soruşturma başlamayacak. Yani ben toplumun kanayan yarasını toplum adına şikâyet ederek düzeltmeye çalışacağım. Ben Ali Girgin değil toplum olup devletimden topluma yapılan bu davranışın düzeltilmesi için çalışacağım.

Öyle ki bir de şikayet ve ihbarla da karşıma hiç tanımadığım insanları da düşman edineceğim. Çünkü yetkililere sorduklarında kaymakam “ ben şikayet etmedim sizi. Ali Girgin şikayet etti. Şikayet edilmesinden dolayı bu cezayı aldınız” denilecek bir nevi hedefe konulmaktan da geri kalmayacağım.

Sizlerin böyle yapacağınızı bilseydim Müge Anlı’ya giderdim. İç İşleri Bakanlığı’na, Diyanet İşler Başkanlığı’na şikayette bulunurdum. Yetmedi CİMER’den Cumhurbaşkanıma mektup yazardım. Ulusal kanallara giderdim. Veya Ulusal basında bu haberi çok da güzel yayınlatırdım. Ama yapmadım. Devletim Büyükçekmece’de bu sorumsuzluğa dur demesini bilir dedim. Ama yanıldım.

Ama şimdi görüyorum ki, Büyükçekmece’de hiçbir şey değişmemiş ve değişmeye de niyeti yok. Büyükçekmece’de artık değişim şart.. ALİ GİRGİN

50 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.