Hoşgeldiniz  

KAMÂLİZM’İN SOSYAL DEVLET (FABRİKA) PROJESİ

Mehmet Zehir | 21 Aralık 2020 | Köşe Yazıları


Mehmet Zehir
mehmetzehir@hotmail.com.tr

Aşağıdaki çalışmaya AKL-İ KEMAL, yani kemale ermiş akıl demek; işi sulandırmaktır. Bunu Sinan Meydan kasti olarak yapmamıştır. Ancak hiçbir şeyin yerli yerinde olmadığı bir dönemde yaşadığından Kemalizm ve Atatürkçülük modası arasında bocaladığı anlarda yazdığı eserde bunu Kemalimz’e mal ederek Akl-i Kemal demiştir.

Oysa ortaya konulan eser; düpedüz Kamâlizm’in bir uygulamasıdır. Yapılan fabrikanın ilçede ne kadar nüfus varsa hepsini yerinde üretime katarken; onların en küçüğünden en büyüğüne kadar sosyal bütün ihtiyaçlarına yanıt veriyor ve üretim fazlası ile de ülkenin dört bir yanına kumaş üretiyordu. Bu yönüyle sosyal bir projedir.

Ancak sosyal sözcüğü geçtiği zaman onun önüne arkasına başka sözcükler eklediğimizde zaman zaman biz Türklerin başta Uluğ Başbuğ Kamâl ATATÜRK’ün kabul etmediği bir takım yeni kavramlar oluşuyor ki; bunlar üzerinde yeri geldiğinde durmak durumundayız.
Örnek Sosyal Devlet, Sosyal demokrasi aynı katagoride alınıp değerlendirilemez. Sosyal devlet aşağıdaki konunun öznesi olan devlettir. Ancak sosyal demokrası niteliği önemsemeyen; niceliği önemseyen ve önceleyen bir ölçüdür ki; Türkler ahlak yerine erdem prensibi gereği kabul edemeyeceği bir durumdur. Buradan hareketle Türkler hiçbir şeyde hedef olarak ikinciliği kabul edemez. Birinciliği de kabul etmez. Birinciliği geliştirerek elde edeceği birinciliği yine o an için kabul eder, bir sonraki adım için o artık birinci değildir.

Bunu bir de şöyle ifade edelim:

10 Kasım 1938 öncesinde her alanda birinciliği sürekli geliştirerek elde etmeyi hedefleyen Türkiye ve Türkler, bu tarihten sonra sürekli gerilemesine rağmen; gerileyişinin taşıttırılan zihniyetle başladığının farkına varıp sorgulamamıştır. Bu nedenle de sürekli aşağı düşerek varlığını idame ettirmeyi başarı saymıştır.

NAZİLLİ SÜMERBANK BASMA FABRİKASI

Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası, Atatürk’ün kafasındaki “Sosyal Fabrika Projesi’nin” ilk uygulaması olması bakımından çok önemlidir.

Atatürk’ün kafasındaki fabrika, sadece üretim yapılan bir mekân değil, aynı zamanda “ar-ge” çalışmalarının yapıldığı bir laboratuvar, eğitim verilen bir okul, her türlü sanat ve spor imkanlarına sahip bir kültür kompleksi, kısacası adeta dört dörtlük bir “yaşam alanı”, bir kampustur.

Atatürk, işçilerin yüksek standartlarda, her türlü imkândan yararlandıkları bu “sosyal fabrikaları” Anadolu’nun her yanına yapmayı planlıyordu.

Ama bu projesini yaygınlaştırmaya ömrü yetmeyecekti.

Fabrika, Türk-Sovyet ortak yapımıdır.

Makineler ve teçhizatların çoğu Sovyetler Birliği’nden narenciye karşılığında alınmıştır.

Fabrika kuruluşundaki işçi açığını kapatmak için 120 Sovyet montör ve mühendisi istihdam etmiştir.

Fabrikanın temelleri 25 Ağustos 1935’te atılmış, yapımı 18 ayda tamamlanmış ve 9 Ekim 1937’de açılmıştır.

Bina ve makineler dâhil, 8 milyon liraya mal olmuştur.

Fabrikanın, 28 bin iğ ve 800 otomatik tezgâh ile çalışmaya başlaması ve 2.400.000 kilo iplik işlemesi planlanmıştır.

Bununla 20 milyon metre basma imal edilecektir.

Fabrika 15 bin ton kömür yakacaktır.

Fabrika her gün en fazla 2400 işçi çalıştıracak ve ücret olarak senede 1 milyon lira ödeyecektir.

Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası, sosyalist ülkeler de dâhil, dünyada görülmemiş bir “sosyal” niteliğe sahiptir.

Evet, fabrika kurulurken Sovyet modeli esas alınmıştır, ama genç cumhuriyetin genç mühendisleri Türk devrimine has, çok özgün bir eser ortaya çıkarmayı başarmışlardır.

Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası, 1930’ların dünyasında bir benzerine daha rastlanmayacak kadar özgün bir “sosyo-kültürel” ekonomi projesidir.

İşte Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası’nın şaşırtan özellikleri:

  1. Fabrika, balolar, danslar ve partiler düzenlemiştir: 1930’ların ortalarına kadar kadınlı erkekli hiçbir toplantıya katılmamış halk, fabrikanın organize ettiği balolar, danslar ve partilerle sosyalleşmiş, özellikle kadınlar ön plana çıkmaya başlamıştır.
  • Fabrikada sinema salonu vardır: 1937 yılında 12 bin kişinin yaşadığı bir kentte, bu fabrika bünyesinde 700 kişilik bir sinema salonu açılmıştır.

İki defa memurlara, iki defa işçilere ve iki defa da ustalara olmak üzere haftada toplam altı defa film gösterilmiştir.

  • Fabrika Halkevi kurmuştur: Fabrika “Sümer Halkevi” adıyla bir halkevi kurarak halkı her konuda bilinçlendirmeye çalışmıştır.

Bir fabrika bünyesinde açılan ilk ve tek halkevi Sümer Halkevi’dir.

Halkevinin şubelerinde çalışanların büyük çoğunluğu fabrika işçisidir.

Halkevinin, hazırladığı oyunları sergilemesi için fabrika içinde bir sahnesi vardır.

Sümer Halkevi biçki-dikiş kurslarında her yıl birçok genç kız meslek sahibi olmuştur.

Halkevi civar köylere geziler düzenlemiş, köylülerin sorunlarıyla ilgilenmiş, köylere ilaç ve sağlık elemanı göndererek hastaların tedavisini sağlamıştır.

  • Fabrikanın korosu vardır: Fabrika çalışanları arasında bir müzik grubu oluşturulmuştur.

Klasik müzik seslendiren grup Nazilli, Aydın ve Denizli’de konserler vererek “çok sesli” müziğin Anadolu’da tanınmasını sağlamıştır.

Fabrikada yemek aralarında dünya klasiklerinden eserler okuyan bu koro (grup), işçilerin Beethoven zevke ulaşmalarını sağlamıştır.

Fabrikada, çalmayı bilen işçilerin kullanımlarına açık bir de piyano vardır.

  • Fabrikanın hamamı vardır: Fabrika bünyesinde kurulan bir hamam hem işçilere hem de Nazilli halkına hizmet vermiştir.
  • Fabrikanın Ressamları vardır: Fabrika bünyesindeki desinatörler belli zamanlarda fabrika dışına çıkarak Nazilli ve çevresinin güzel resimlerini yapmışlardır.

Fabrika ressamlarının yaptığı bu tablolar açık arttırmalarda satılmıştır.

Resim heykel sergileri de düzenleyen fabrika Nazilli’de güzel sanatların gelişmesini sağlamıştır.

  • Fabrikanın spor kulübü vardır: Fabrikanın bünyesinde kurulan lacivert-beyaz renkli Sümer Spor, futbol, basketbol, atletizm, voleybol, bisiklet, güreş, yüzme, boks branşlarında faaliyet göstermiştir.

Fabrika bünyesindeki Sümer Spor futbol Sahası Türkiye’nin ilk “alttan ısıtmalı” futbol sahalarından biridir.

Ayrıca yine fabrika bünyesinde, basketbol, voleybol sahaları, güreş minderleri, boks ringi, tenis kortu ve paten pisti vardır.

Nazilli’de toplumsal kaynaşmayı güçlendiren “paten eğlenceleri” ve        ” bisiklet yarışları” Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası’nın mirasıdır.

  • Fabrika halka bedava basma dağıtmıştır: Bir sosyal fabrika olarak tasarlanan Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası, altı ayda bir halka “ıskarta basma” dağıtmıştır.
  • Fabrikada işçi hakları üst düzeydedir: Çok sayıda işçiyi barındıran fabrika işçi haklarına da çok önem ermiştir.

İşçi ve Memur Biriktirme Sandıkları, İşçi Ölüm ve Hasatlık Yardım Sandıkları oluşturulmuş, fabrika içinde işçi sağlığını koruyacak 40 yataklı bir hastane, bir eczane bir de laboratuvar kurulmuştur.

Nazilli’nin kâbusu haline gelen sıtma hastalığı fabrikanın sağlık ekibi tarafından kurutulmuştur.

İşçilere mesleki eğitim verilen fabrikada ayrıca işçiler için beş sınıflı bir okuma-yazma kursu, daha doğrusu bir küçük okul vardır.

Sümer İlköğretim Okulu adlı bu işçi okulunun 980 öğrenciye sahiptir.

Ayrıca bir işçi radyosu ve işçi çocukları için 26 yatak ve 40 mevcutlu bir kreş kurulmuştur.

İşçiler ve memurlar, fabrikanın hemen önünde özel olarak inşa edilen 264 dairelik ve 1000 kişilik lojmanlarda çok uygun bir ücretle kalırken, bekâr işçiler için 350 kişilik bir “Bekar İşçi Pavyonu” vardır.

Lojmanda kalamayan işçi ve memurları şehirden fabrikaya taşımak için düzenli seferler yapan GIDI GIDI adı verilen mini bir tren kullanılmıştır.

Fabrika işçilerinin yiyecek ve giyeceklerini temin etmek için fabrika bünyesinde bir kooperatif vardır.

Fabrikanın, işçilere hizmet veren güzel ve temiz bir fırını, işçi yemekhanesi, memur kantini ve bir de hamamı vardır.

  1. . Fabrikanın ar-ge bölümü vardır: Daha fabrika açılmadan fabrikada kullanılacak kaliteli pamukların çevrede yetiştirilmesi için 200 adet modern tohum ekme makinesi satın alınmıştır.

Yine pamuk işinde kullanılmak üzere birçok modern tarım aleti ve makinesi bölgeye getirilerek çiftçilere dağıtılmış ve bunları nasıl kullanacakları öğretilmiştir.

Fabrika içinde mekanik odası, fizik laboratuar, tarım laboratuarı gibi ar-ge bölümlerinde, fabrikada yapılacak üretimin kalitesini arttırmak için çalışmalar yapılmıştır.

  1. Fabrikanın atölyesi vardır: Fabrikanın büyük bir atölyesi vardır.

Bu atölyenin demirhanesi, marangozhanesi, dökümhanesi, kaynak ve teneke işleri yapan bir kısmı vardı.

Diğer fabrikaların ahşap parça ihtiyacı olan makine vurucu kolları burada yapılırdı.

  1. Fabrikanın elektrik ve su santralleri vardır: Fabrika, bir dönem hem kendi elektrik ihtiyacını hem de Nazilli kentinin elektrik ihtiyacını kendi bünyesindeki bir elektrik santraliyle sağlamıştır.

Dört kazan ve üç türbinli olan bu santral, 2500 kw gücündedir.

Fabrikanın su ihtiyacını karşılamak için bir de su santrali vardır.

Sinan Meydan AKL-İ KEMAL

42 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.