Hoşgeldiniz  

KAMÂLİZM EVRENSELDİR X

Mehmet Zehir | 03 Aralık 2020 | Köşe Yazıları


Mehmet Zehir
mehmetzehir@hotmail.com.tr

MASON LOCALARININ KAPATILMASI II

Uluğ Başbuğ Kamâl ATATÜRK, uzun uzun yakın arkadaşları ile görüştüğü Mason
Locaları’nın kapatılmasıyla ilgili düşüncelerini ilk olarak 1935 yılında gündeme getirdi.
İttihat Terakki Cemiyeti içerisindeki Masonların Türkiye’ye verdikleri zararlar herkes
tarafından bilinmekteydi. İttihat Terakki Cemiyeti’ni yakından tanıyan Uluğ Başbuğ
Kamâl ATATÜRK, Cumhuriyet’in ilanından beri Locaları kapatmayı düşünüyordu.
Dönemin Van Saylav’ı İbrahim Arvas, hatıralarında Atatürk’ün Masonlara yaklaşımını
şu şekilde ifade ediyor:
K.ATATÜRK’ÜN sevmediği iki zümre vardı. Birincisi dönmeler, ikincisi ise
Masonlardı… Bir gün eski Adliye Mebus’u Mahmut Esat Bozkurt’u çağırdı. Kendisine
Masonların taksimat, teşkilat, ahvalini bildirir bir kitap verdi.
‘’ Bunu güzelce mütalaa et, bir takrirle Halk Partisi Grup Başkanlığı’na ver, grupta
bunlara şiddetli hücum yap ve grupça kapanmasına dalalet et. Seninde bu işte büyük
şeref payın olacaktır.’’ Dedi.
Grup danışmanı Mahmut Esat Bozkurt riyaset makamına bir takrir verdi ve takririnin
okunmasını reisten rica etti.
Hülasası şöyleydi : ‘’ Masonluk kökü dışarıda bir Yahudi Tarikatı’ndan başka bir şey
değildir, memleketimizde bunun ne işi vardır? Bunu kapatalım.. ‘’
Ertesi hafta CHP Genel Sekreteri Recep Peker geldi ve kürsüye çıkarak şu müjdeyi
verdi:
‘’Arkadaşlar yarından itibaren Türkiye’de Masonluk kalmamıştır ve bütün Localar
kapanmıştır..’’
Salonda bir kıyamet koptu, alkışlar, bağırmalar ‘’ Kahrolsun Yahudi Uşakları’’ sesleri
tavanları çınlatıyordu.
İçişleri Bakanı Mason Şükrü Kaya ve arkadaşları sırra kadem basmışlardı. Grup
dağıldıktan sonra Türkiye Masonları birinci Üstadı Dr. Mim Kemal Öge’yi öne katarak
Meclis’teki Masonlar toplu olarak Reis-i Cumhur’a gitmişlerdi. Dr. Mim Kemal, Reis-i
Cumhur’a hitaben: ‘’ Efendimiz biz zaten maiyet-i devletindeyiz fakat siz Meşrik-i
Azam’ımız olursanız, bir pervane gibi etrafınızda dönüp dolaşırız.’’ Demiş.
Reis-i Cumhur: ‘’ Peki bir şey soracağım, bana cevap veriniz de sonra… Siz
Avrupa’da hangi Loca’ya bağlısınız ve mektubunuzun ismi nedir?
Mim Kemal Öge: ‘’Biz Cenova’ya tabiyiz ve Reisimiz Barca Mişon Cenaplarıdır.’’
demiş.
Bunun üzerine küplere binen Mustafa Kemal Paşa onlara hitaben:
Haydi defolun buradan cehennem olun gidin.
Yahudi Uşakları!
Benim Milletim bana ‘’Kahraman’’ sıfatı verdi, ben sizin gibi bir çift Yahudi’ye uşak mı
olacağım?
Bu gece sabaha kadar Türkiye’deki bütün Locaları kapatmadığınız takdirde yarın
teşkil edeceğim, Divan’ı Harb-ı Örfi’ye hepinizi verir ve astırırım.
Haydi, defolun karşımdan’’ diyerek onları kovdu.
Onlar da YILDIRIM TELGRAF ve TELEFONLARLA vaziyeti Adana, İstanbul ve
İzmir’e bildirdiler. Sabah olmadan hepsinin kapanma kararlarını getirip, henüz
sofrasından kalkmayan Reis-i Cumhur’a verdiler ve derin bir nefes aldılar.
Reis-i Cumhur Mustafa Kemal bu suretle bütün Mason Localarını kapattı.
Kaynak: İbrahim ARVAS, Tarihi Hakikatler S:71-72

Şimdiye kadar gördüğümüz tarihi tanıklar ve onların kaydetmiş oldukları üzerinden
Mason Localarının küçük bir kapatılış hikâyesidir.
Şimdi bir de konunun sürece yayılan ve Uluğ Başbuğ Kamâl ATATÜRK sonrasına
kalan durumuna bakalım:

MASON LOCALARI TEKRAR AÇILIYOR TARİH 1948
İsmet İnönü’nün aldığı ani bir ani kararla, 5 Şubat 1948 yılında Türkiye Mason
Derneği’nin kurulması ile Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk’ün emri ile kapatılan Mason
Locaları, İsmet İnönü’nün emri ve Celal Bayar’ın desteğiyle tekrar faaliyete girmiştir.
Masonlar açtıkları davalarda, Halkevlerine devredilen tüm mal varlıklarını tekrar ele
geçirdiler. 5 Şubat 1948 tarihinde ‘’ Türkiye Mason Derneği’’ ismi ile İstanbul
Valiliği’ne yapılan başvuru kabul edildi ve Masonlar, bu tarihten sonra resmen
faaliyete başladılar. 13 Yıl aradan sonra Locaların açılması, UYKU DÖNEMİ’nde olan
Masonlar tarafından sevinçle karşılandı. Bu sevinçlerini kendi kontrollerindeki
gazetelere tam sayfa ilanlar vererek duyurdular.
Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk tarafından kapatılan Mason Localarının tekrar açılışını
İbrahim Arvas anılarında şöyle anlatıyor:
‘’İsmet İnönü’nün Reis-i Cumhurluğu sırasında Kanun-u Mahsus ile Localar
kapanmadı diye Masonların müracaatı üzerine tekrar Localar açılıp faaliyete
başladılar.
1952’de Atatürkçü geçinen ve onunla iftihar eden Celal Bayar’da, Ahmet Gürkan’ın
teklif ettiği Mason Localarını kanunla pekiştirdi. Tabii bu ameliyeyi Meclis yaptı. Fakat
bu müzakerelerin devam ettiği üç celse zarfında Celal Bayar, Reis-i Cumhur
Locası’na gelerek konunun müzakerelerini sonuna kadar takip etmiştir.’’

DİPÇE:
1-Burada geçen İçişleri Bakanı Mason Şükrü Kaya, İsmet İnönü hükümetlerinin
çoğunda İçişleri Bakanlığı yapmıştır. İdeoloji, doktrin savunucuları ve bilhassa
Atatürkçü olduğunu iddia edenler İsmet İnönü’yü yererken derler ki; İsmet İnönü,
Atatürk’ten sonra onun kadrolarını tasfiye etti ve eklerler ki İçişleri Bakanı Şükrü
Kaya’ya bir daha görev vermeyerek karşı devrimi yapmıştır.
Aslında İsmet İnönü karşı devrimin lideridir ama Şükrü Kaya’ya görev vermemesinin
bununla alakası yoktur. Zira görev verdikleri ile Şükrü Kaya arasında bir fark yoktur.
2-Dönemi özetleyenlerin çoğunluğu İnönü devrinin meşruiyeti içinde varlıklarını
sürdürdükleri için İnönü’nün hiçbir yanlışını ispatlansa dahi kabul etmeme
düşüncesiyle hareket ederler.
3- Mason Locaları, Atatürk dışında da sorunumuzdur. Ancak asıl Atatürk’ün idam
fermanının verilmesi ile alakalı ele alınmadığı sürece konu anlaşılmadığı gibi;
başkalarının tezlerinin müsveddeleri olmaktan başka bir şey ifade etmez.
4-Mason Locaları, Mandacılık, İngiliz Muhipler Derneği, Halide Edip Adıvar, Uşak-
ızadeler, Latif’e Han’ım ve onun yazı taklit etme becerisi, Atatürk’ün vasiyetnamesi..
Ele alınmadan eksik kalır.

38 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.