Hoşgeldiniz  

KAMÂL’A DA KAMÂLİZM ’ME DE” ALIŞACAKSINIZ…!

Mehmet Zehir | 14 Aralık 2020 | Köşe Yazıları


Mehmet Zehir
mehmetzehir@hotmail.com.tr

Yıllarca Kemalizm, Atatürkçülük naraları atarak topluma tepeden bakan, toplum gerçekleri ile örtüşecek bir davranışı olmayanların yapmış olduğu aşı tutmuştur. İstiklal Harbini en iyi ifade ile Kemaller olarak tanımlayanlar ile, Kemalist /Kemalist olarak diye söylemlerde bulunan yerli ve yabancı odaklar aynıdır. Bunların yerli olanları İngiliz hemogonyası altında Kemaller derken; İngilizlerde Kemaller diyordu. Bunların yerli uzantıları zaman sonra Kemalist derken, yabancılarda Kemalist diyordu.

Burada ayrı bir paragraf açarak bir de Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun ve daha sonra çıkarılan Kadro Dergisi’nin yazarlarının da Kemalist/ Kemalizm kavramlarını kullandıklarını ifade etmek isteriz. Bu Kadro Dergisi yazarları ve yöneticileri şu veya bu şekilde Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk’ü destekleyen ama birçok alanda olduğu gibi Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk’ü anlayamamış olmaları en sonunda Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk’ün Kadro Dergisi’ni dolaylı yollardan tasfiye etmesini sonucunu doğurmuştur. Bu Kadro Dergisi yazar ve yöneticileri bundan dolayı Uluğ Başbuğ Kamâl ATATÜRK aleyhine oluşan bütün tezviratların içinde bir şekilde yer almışlardır. Bu nedenle bunlar açıktan veya üstü örtülü İnönücülük yapmışlardır.

Konuya esas teşkil eden olay, Kadro Dergisi’nin yapılan işlere Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk’ün sürekli Türk Devrimi demesi bunları özelleştirmemesinden dolayı yaşadıkları hazımsızlık sonucunda aralarında değerlendirmelerini yaparak Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk’e Kadro Dergisi’nin başyazarı ve Genel Yayım Yönetmeni  olan Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun ‘’yapılanlara’’ bir özel isim konulması için konuyu açtığında yapmış olduğu değerlendirmede her liderin devrinde yapılanlar onun ismi ile anılır, bu nedenle genel ismin dışında bir özel isim konulması gerekir .. gibi düşüncelerini açıklayarak ‘’ Kemalizm’ ismini koymayı teklif etmesi üzerine Uluğ Başbuğ Kamâl ATATÜRK, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nu kırmadan nezaket içinde ‘’ .. altında kalırız çocuk’’ diye yanıtlaması ile konuşma son bulmuş ancak daha sonraki zamanlarda Kadro Dergisi içinde ve çevresinde konu sürekli bu noktada dönüp dolaşması sonucu Uluğ Başbuğ Kamâl ATATÜRK 27 Ekim 1934 tarihinde Arnavutluk / Tiran Elçiliği’ne Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nu atayınca sesleri kesilmiş ve ardından Kadro Dergisi kendiliğinden kapanmıştır.

Kadro Dergisi, devrin devletçi dergisidir, Devletin ideolojisini anlatmak istemektedir. Ancak Türklüğü iyi anlayamadıkları için, çok sevdikleri Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk’ü de anlayamamışlardır.

Şimdi burada Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk’ün neden Kemalizm2i kabul etmediğini anlamak gerekir ki, konu anlaşılabilsin.

Öncelikle Kemal sözcüğü, Türkçe değildi, Türkçe ’den bozma Arapçaydı ve anlam olarak olgunluk anlamına geliyordu. Bu manası ile çok dar bir terimdi. Oysa ki Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk’ün duygu, düşünce, söylem, eylem ve ülküleri bütün Türklere ait olup bütün insanlığı hedefliyordu. Bu nedenle temelde kavrayış olarak farklılığı ve daraltılması asla kabul edilemez Türklüğün paydasıydı. İkinci olarak Uluğ Başbuğ Kamâl ATATÜRK, Türk Medeniyetini ortaya koymaktaydı bu nedenle bir sürü devrim yapmıştı. Bu devrimlerin bir bir yapılmasının ardında ki temel düşünce Türklüğün yaklaşık olarak 1500 yıllık bir süreçte kaybetmiş olduğu müktesebatını katıksız olarak ortaya koymak iken ve yeri geldiğinde kendi ismini, sıfatlarını terk ve ret ederek Türkçe isim alması da dahil ele alındığında Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk’ün hayatı kesinlikle us, mantık, bilim, sanat faktörlerinin dışında kabul edemediği gibi içinden çıkmış olduğu Türk Budunu’nun öyle tesadüflerle varlığını sürdürebilecek bir toplum olacağına asla inanmamış olmasıdır.

Dolayısıyla Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk’ün büyük ülkülere hem kendisinin hem de kendisinden sonra yaşayanların ulaşabilmesi için Türklüğün paydasında, Türklüğün anlam ve öneminin Türk Tarihi’nden özetlediği ve bir Türk olarak Uluğ Başbuğ Kamâl ATATÜRK eliyle hayat bulacağına kendisini tatmin için çıkmadığı açıkça görülür.

Diğer yandan Kadro Dergisi’nin, devletçilik anlayışı ise her şeyi devletin malı sanmakla eş değer anlayışa sahip olmalarından dolayı insan kabiliyetini, varlığını yok sayar bir düşüncenin gelişmesini sağlamış olması; Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk’ün ‘’ devletçilik’’ anlayışı ile bağdaşmadığını göstermektedir. Devlet somut bir varlıktan öte soyut bir varlık olarak kurallarla her şeyi denetler sahiplenir, cezalandırır veya yok sayar.

Türk Devlet geleneği bunun öznesidir.

İşte bu nedenler, Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk’ün Soyadı Kanunu sonrasında adını da değiştirmeyi gerekli görmesini sağlamış ve Türkçe asker, ordu, kale ve devlet anlamlarına gelen Kamâl ismini almasını sağlamıştır. Uluğ Başbuğ Kamâl ATATÜRK bu adı altından sonra kendisine TBMM tarafından verilen  ‘’ Gazi’’lik sıfatı dahil olmak üzere bütün sıfatları ve daha önce adı olan Mustafa ve Kemal isimlerini atarak Kamâl ATATÜRK adıyla uçmağa(ölmek) gitmiştir.

Uluğ Başbuğ’un uçmağa gitmesinden sonra bazı eller, onun Kemal ismini kullandığını, zaman zaman hem Kemal, hem Kamâl adını ileri sürmekte ve bunlarla beraber neşriyat yapmaktadır. Görünmez ellerin neler yaptığını bilmemiz mümkün olmamakla beraber; o devrin yerel ve ulusal gazetelerinin dijital olarak elimizde var olduğunu, o devirler için ilgili gazetelere baktığımızda bu tür bir ikilem görülmediğini ifade etmek isteriz.

Umarız ki, bir gün bütün belgelerin gerçeklerine dijital olarak devletimiz halkımızın görmesi için gerekli uyarlamaları yapar.

60 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.