Hoşgeldiniz  

KADININ HUKUKU, HAYATIN TEMELİDİR

Nazlı Gülce Başak | 04 Mart 2021 | KADIN AKTÜEL A- A+

Hukuk, hayatımızın vazgeçilmez parçasıdır. İyi bir hukukçu çok okuyan değil, daima okuduklarını anlayan kişidir. İnsan, sayfalar boyunca anlatılan yasaları okumak ya da bilmekle kalmaz, adaleti bir yaşam biçimi haline getirebilendir.  Çünkü adalet olmazsa hayat durur. İnsan ve hele hele kadınlar ve çocuklar nefes alamaz… Yoksa toplumda kadının birey olarak varlığını sürdürmesi beklenemeyecek bir hal alır.

Adalet olmazsa, toplumda birey olmaz. Birey olmazsa devletin varlığını sürdürmesi imkânsız hale gelir. Buradaki bilinç adalet bilincimizdir.

Ben, genç ve idealist bir avukatım. Hak deyince aklıma kutsal bir kavram geliyor. Bütün hayatımızı kapsayan, herkesi kucaklayan, yaptırımları ve çizgileri kurallarla koyan tılsımlı bir alan… Avukatlık mesleğini icra ederken, önce kadının ve çocuğun mağdur olmaması için çırpınıyorum. Çünkü dünyada ve bizim toplumumuzda kadın ile çocuk değer görmüyor, yeteri kadar korunmuyor… Bunun için avukatlık mesleğini icra ederken, çalıştığım alanların başında kadın hakları hukuku ve çocuk hakları hukuku geliyor.

         Dünya’da her üç kadından biri, hayatının belirli bir döneminde şiddete maruz kalıyor. Ülkemizde yapılan araştırmalar ise kadınların %49.9 ‘nun şiddete maruz kaldıklarını gösteriyor. Şiddet nedir?

Şiddet, insan onurunun hiçe sayılmasıdır. Kadına yönelik şiddet ise insan hakları ihlalidir. Burada şiddet kavramından kastımız, sadece fiziksel anlamda değildir. Şiddet uygulanan tiplerine göre duygusal, cinsel, ekonomik yönlerden farklılıklar gösterir. Mağdurun devamlı aşağılanması, hakarete uğraması psikolojik, duygusal istismar ve şiddet kapsamına girer. Mağdur üzerinde güç oluşturarak, kendi isteği dışında cinsel ilişkide bulunmak ya da bu tarzda davranışlara zorlamak cinsel şiddettir. Kadının iş hayatında eşit ücret almasını önlemek, ekonomik anlamda bağımsızlığını engellemek ve bundan menfaat elde etmek ekonomik şiddetin örnekleridir.

Teknolojiyle birlikte “dijital şiddet” olarak adlandırılan, sosyal medya hesaplarından mağduru baskı altına almak ve bu yol ile tehdit edilmesi de bir şiddet türüdür.

Hayatımızın vazgeçilmezi olan hukuk, yasalar ile şiddeti önlemek için etkindir. Aynı zamanda bu yasalarla toplumdaki herkesin yaşam hakkını koruma adına işleve sahiptir.

 Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 1.Maddesi; “Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur. Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın infaz edilmesi dışında, hiç kimsenin yaşamına kasten son verilemez.” şeklinde yaşam hakkını garanti altına almaktadır. Ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, Anayasanın 90.Maddesi uyarınca ulusal yasalarımızın can damarıdır.

Türkiye’de son dönemde ölümle, yaralamayla biten şiddet olayları üzerine düşünmemiz ve acil önlemler almamız gerekiyor.

İlk defa kadına yönelik şiddetin bir insan hakkı ihlali olduğunun vurgulandığı ve ülkemizin de çekincesiz imzaladığı milletlerarası sözleşme “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” ya da bilinen adıyla “İstanbul Sözleşmesidir.”Sözleşme Avrupa Konseyinin İstanbul’da yaptığı toplantı sırasında gündeme geldiği ve imzalandığı için “İstanbul Sözleşmesi” adıyla bilinmektedir. Türkiye, sözleşmeyi 11 Mayıs 2011 tarihinde ilk imzalayan devlettir. Ancak ne yazık ki, son dönemde İstanbul Sözleşmesi’nin insan hakları bakımından kazanımları siyasi tartışma konusu yapılmaktadır.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, İstanbul Sözleşmesi’nin iç hukuk yollarına yansımış hali olarak 20 Mart 2012 de yürürlüğe girdi. Bu kanun İstanbul Sözleşmesi’nin esasları çerçevesinde hazırlanmıştır. Şiddete maruz kalan kişilerin korunması ve herhangi oluşabilecek şiddete karşı koruyucu tedbir alma imkânı sağlayan kanun, korunan kişinin tedavisinin sağlanması adına önlemler alınması gerektiğini içermektedir. Korunan kişi şiddete maruz kalmamış olsa bile, bu kanun kapsamında oluşabilecek bir şiddete karşı koruma tedbiri alabilir. Bu tedbirler; kişilerin bulunduğu konuta, okula veya işyerine yaklaşmaması, müşterek konuttan derhal uzaklaştırılması, herhangi bir iletişim aracıyla rahatsızlık vermemesi, tedbir nafakasına hükmedilmesi şeklinde önleyici olabilir. Ayrıca, “Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM)” Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı olarak, 6284 Sayılı kanun kapsamında oluşturulmuş hizmet birimlerdir. ŞÖNİM’lere, başvuruda mağdur kadın beyanları esas alınarak, şiddete maruz kalma ihtimali bulunan mağdurun adres bilgileri gizli tutulur.

İstanbul Sözleşmesi’nde yer alan; önleme, koruma, kovuşturma ve destek mekanizmaları oluşturma başlıkları ile kadına karşı şiddetle mücadelede çarelere ulaşılması amaçlanmıştır. Bu çerçevede alınan tüm önleyici ve koruyucu tedbirler, taraf devletlerin, ne şekilde bu hususlarda önlem almaları gerektiğinin yolunu çizmektedir. Bu sözleşmede; özellikle alınması gereken tedbirlerin caydırıcı olması gerektiği vurgulanmaktadır. Bunun için toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanabilmesi adına, taraf devletlerin kontrol altında tutması gereken uygulamaları somut anlamda hayata geçirmesi önem taşımaktadır.

Toplumda şiddet konusunda farkındalığı arttırma, önleyici müdahale ve onarıcı tedavi programları hazırlanması adına devlete sorumluluklar yükleyen İstanbul Sözleşmesi, kamu ve özel sektörde şiddetin önlenmesini amaçlamaktadır. Bunun için İstanbul Sözleşmesi yaşatır. Çünkü kadının hukuku, yaşamının garantisidir. 

Kadınlar hayatın kaynağıdır. Ancak temel eğitimin zorunlu olarak sekiz yıl olmaması bile toplumsal yaralarımızın ve günümüzdeki şiddetin nedenidir. Bunun en önemli göstergesi çocuk yaşta evlenmelerdir. Geleceği aydınlık bir ülke cinsiyetçi değil, insani ve evrensel değer ölçülerle var olabilir.

Kadınlarımız haklarını öğrensin ve adalet adına direnmekten vazgeçmesin..

                                               AV. NAZLI GÜLCE BAŞAK

288 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle