Hoşgeldiniz  

İMAMOĞLU VE AKGÜN ÇIKIN AÇIKLAMA YAPIN ÖLÜYE SAYGISI OLMAYANIN DİRİYE SAYGISI OLUR MU?

admin | 18 Eylül 2020 | Asayiş, Tüm Manşetler, Yerel Haberler A- A+

Pazar Günü Kuba Camii’nde cenazelerde sınıf ayrımı, önemli- önemsiz cenaze ayrımı yapılmasından kaynaklanan sorunla ilgili iki gündür gazetemiz manşetinden yetkililere sorular yöneltiyorum. Sorularıma ilk olarak Büyükçekmece Belediyesi cevap vermiş, cenaze işlemlerinin tüm organizasyonunun Büyükçekmece Müftülüğü’nde gerçekleştiğini ifade etmişti. Belediyenin söylemine cevap gecikmedi. Büyükçekmece Müftüsü İrfan Üstündağ ve Büyükçekmece Ak Parti İlçe Başkanı Murat Çelik açıklama yaptı. Üstündağ,  “ Büyükçekmece’de tüm cenaze işleriyle ilgilenen kurum Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olan kurum Mezarlıklar Müdürlüğü’dür. Müdürlükteki cenaze namazı kıldıran imam ise müftülüğümüzün kadrosunda değildir. Pazar günkü cenazedeki tüm organizasyon Büyükşehir Belediyesi’nin hakimiyetindeydi. Çünkü belediyenin kendi bünyesindeki cenazesi vardı. O cenaze ve camideki tneredeyse tüm organizasyonu yaptıklarını herkes gördü. Cenazenin nerede kıldırılacağına Mezarlıklar Müdürlüğü karar vermektedir. O gün bakıldığında kimlerin nerede nasıl kararlar verdiğini, kimlerin sahada olduğunu herkes görmüştür. O gün camide belediyeyi de ilgilendiren cenazede tüm kararları İBB ve yerel belediye yetkilileri organize etmiştir. Büyükçekmece Belediyesi’nin kendi ve kendi partilisi Büyükşehir Belediyesi’nin bünyesindeki tüm sorumluluğu hiç sorumlu olmayan müftülük kurumuna mal etmesi doğru değildir. Ortada bir cenaze vardır ve nasıl dirilerimiz bizim için önemliyse ölülerimizde bizim için o kadar kıymetlidir. Ben orada olsaydım buna izin vermezdim. Karşı çıkardım. Lütfen rahmete ermişlerimize saygı duyalım.” dedi.

ALİ GİRGİN MANŞET HABERLERİNDE NE DEMİŞTİ?

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Ali Girgin Pazar günü gerçekleşen cenazelerde ayrımcılık, sınıf ayrımcılığı, önemli- önemsiz cenaze ayrımı yapıldığını, bu ayrımları yapanların kimler olduğunu, ortaya çıkmasını, ‘ölüye saygısı olmayanın diriye saygısının olabilir mi’ sözünü sormuş ve halkın hizmetlisi olanların bu uygulamayı aldıkları hangi yetkiyle yaptıklarını sormuştu.

Girgin, “Kuba Camii’nde o gün eski bir belediye başkanının cenazesinin cami avlusunda gölgede ve tüm pandemi önlemlerinin alınarak, Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da katılımıyla iki imamla birlikte cenaze namazının kılınmasına rağmen diğer iki cenazenin caminin altında tuvaletlere 10 metre uzaklıkta, gasil hanenin önünde ve yol boyunda demir bir eşiğin musalla taşı yapılıp üzerine tabutun konularak saf tutulup cenaze namazının kıldırılmasına tepkimi dile getirmiştim. Bu tepkimin ardından cenazeye gelen ve gelmeyenlerden aldığım telefonlarda haklılığım dile getirilmiş, sonuna kadar arkamda olduklarını ve gerekirse beyanat vereceklerini dile getirmeleri herkesin bu ayrımcılıktan rahatsız olduğunu gösterdi. Herkesin ortak söylediği söylem “ dinimizde ayrımcılık olmaz. Cami herkesin malı. Allah’ın evinde ayrımcılık yapılmaz” oldu. Diğer İki cenazenin acılı yakınlarının güneş altında saatlerce bekletilmesi, belediyenin neredeyse tüm ekibinin camide olmasına rağmen önemli cenazeyle ilgilenirken, belediyenin tüm imkânları seferber edilirken,  burada bulunan diğer cenazelerle ilgilenmeyip bir bardak su dahi dağıtamayacak kadar aciz olması gözlemlendi. Cami avlusuna zabıtalar ve belediye yetkilileri tarafından diğer iki cenazenin acılı yakınları sokulmaması ve aşağıya yani yol boyuna yönlendirilmesi dikkatlerden kaçmamıştı.

Yüzde 99’u Müslüman olan Türk halkının ortak değerleri olan vatan, bayrak ve din iken Kuba Camii’nde yapılan ayrıştırma, sınıf ayrımı yapma, önemli- önemsiz cenaze ayrımı yapma, cami avlusunun kişilere tahsis edilmesi 15 Temmuz 2016 tarihinden önce yaşanılan örnekleri hatırlattı. Halkın ortak değeri olan ve herkesin eşit olduğu kabul edilen İslam dininde sınıf, önemli- önemsiz, ayrıştırma eylemi vatanın bölünmez bütünlüğüne karşı yapılmış bir saldırı olarak cenaze törenine katılanlar tarafından iddia edilmesi yenilir yutulur cinsten bir iddia olmadığını ortaya koydu.

Yapılan bu davranışın ardından halkın kutuplara ayrılarak şu andaki bulunan hükümete nefret duyguları beslenmesine sebep olduran, gelecek seçimlerde oy kaybı yaşatmak için bu tür girişimlerde bulunulduğu ve bu davranışlar bir nevi iktidara yapılan saldırı olarak bazı kesimler tarafından iddia edildi” sözlerine yer vermişti.

Haberin yayınlanmasının ardından bir diğer açıklamayı ise Büyükçekmece Ak Parti Büyükçekmece İlçe Başkanı Murat Çelik yaptı.

Çelik, “ Pazar Günü üç cenaze vardı. Öncelikle Nurettin Girgin ve sonrasında eski belediye başkanımızın cenazesine katılım göstermek için erken vakitte gasil hane tarafında değil caminin diğer tarafında ağaçlık alanda beklemeye başladık. Buradan avluyu görüyor Girgin ailesinin avluya çıkmasını bekliyorduk. Hatta Nurettin Girgin’in muhasebeci kardeşi de yanımızdaydı. O da cenazeyi bekliyordu. Uzunca bir süre bekledikten sonra acaba cenaze başka bir yerde mi kılınacak demeye başladık. Abisine sen abi cenaze kılınmadan istersen son kez bir görmeye git, gasil haneye getirmişlerdir belki, abisi olduğundan dolayı gösterirler sana dedik. Kendisi gitmesiyle gelmesi bir oldu. Bize cenaze namazı kılınmasına son anda yetiştim. Cenaze kaldırıldı dediğinde apar topar yöneticilerimle mezarlığa gittik. Öğrendiklerim kadarıyla burada tamamen bir yanlış vardır. İki cenaze aşağıda yol boyunda, güneşin altında acılı aileler bekletilirken bir diğer cenazenin cami avlusunda yapılması uygun değildir. Cami herkesin malıdır. Denildiği gibi cenaze organizasyonu sorumluluğu müftülüğümüze ait değildir. Mezarlıklar Müdürlüğü ve belediye zaten o gün tüm organizeyi yaptığını cümle alem gördü. Neredeyse bütün belediye cami ve cami etrafındaydı. Ben cenazeyi ve cenaze ailelerini diğer tarafta beklemeseydim ve bu durumu görseydim müdahale eder ve cenazenin avluda kılınmasını sağlamak için tüm gayretimi gösterirdim. Olaya insani bakmak gerekiyor. Acılı ailelere yapılan bu ayrımcılığı kesinlikle tasvip edemem. Bunu hiçbir vicdan kabul edemez” dedi.

Bu açıklamaların ardından buradan Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na, aynı partilisi olduğu Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’e, CHP Büyükçekmece İlçe Başkanı Hüseyin Gökbulak’a, Büyükçekmece Kaymakamı Mehmet Özel’e soruyoruz.

-İslam dininde cenazede ayrımcılık var mıdır? Bu ayrımcılığı yaparak ne elde ettiniz? Bu ayrımcılığı yapmanızı size kim emretti? Ne vaat etti? Getirisi ne oldu? Vatansever, Atatürkçü, dini bütün, milliyetçi bir cenazenin avluda kılınmasına birileri düşüncelerine uygun düşmedi diye mi izin vermedi?

-İslam dininde önemli- önemsiz cenaze durumu var mıdır? Cami imamının camisinden kalkan cenazelerin istediğinin cenaze namazını kılıp istediğini kılmamak gibi bir lüksü var mıdır? Kişiye özel bir uygulama yapabilir mi? Bu cami imamı bu ayrımcılık sonrası nasıl o camide herkesin imamı olabilir? Nasıl din adamı olarak kendisinin verdiği dini bilgilere inanabiliriz? Bu imam alenen halkı dine bakış açısını değiştirtmiyor mu, kutuplaşma yaparak insanları bölmüyor mu? Bu imam o camide kalarak ödüllendirilecek mi?

-Cami avlusu tüm Müslümanlara açık olması gerekirken neden önemli cenaze olarak görülen bir cenazeye tahsis edilmiştir? Cami avlusunda cenaze namazı kılınmayacaksa eğer neden diğer boş camilerden birinde kılınmasına izin verilmemiştir? Eğer caminin avlusunda Allah’ın evinde cenaze namazı kılınmayıp caminin önündeki yolda cenaze namazı kıldırılıyorsa eğer o zaman insanlar cami yerine evinin önünde veya meydanlarda da cenaze namazını kılmasına da izin verilmesi gerekmiyor mu? Mezarlıklar Müdürlüğüne ait cenaze aracında imam varken camide kılınmayacak cenaze namazı her yerde kılınmasına yol açmıyor mu? Kısacası cenaze namazı cami avlusunda mermer musalla taşında cami hocasının olmadığı bir yerde kılınacaksa eğer cenazeler neden camiye getirilmesi uygun bulunmuştur? Vatandaşın verdiği vergilerle maaşını alan bir imam kişiye özel cenaze namazı kılacaksa cami de ne işi var? Bu kişinin imam olarak kalması uygun mudur?

-Caminin avlusunun sadece bir kişiye tahsis edilmesi, diğer iki cenazenin yol boyunda, tuvaletlere 10 metre uzaklıkta, dört ayaklı pas tutmuş eşik yani masanın musalla taşına büründürülmüş bir nesnenin üzerine tabutların konulup, saf tutulmasının ve ardından hızlı bir şekilde 15:00’teki cenazeye gelenlerle çakışmaması istenmemesinin amacı nedir? Yol boyundaki cenazeler alel acele cenaze namazları kılınırken cami avlusundaki cenaze töreni aheste aheste yapılma gereği neden duyulmuştur?

-Bu uygulamayı yaparken pandemi kurallarını ortaya koyduğunuzu dile getirebilirsiniz. Ancak her cenaze arasında bir saatlik fark organize etmeniz cami avlusunda cenaze yakınlarının çakışmaması için ve kalabalık yaratmaması için değil midir? Ancak siz bunu yerine getirmeyip önemli cenazenin avluda tek başına kılınmasını gerçekleştirdiniz. Peki pandemi kurallarına uyduğunuz söylenirse aşağıda yol boyunda, hiçbir pandemi önlemi alınmadan, toz toprak içinde, cenaze dışında yoldan geçen kişilerin de muhatap olduğu bir cenaze namazı daha mı uygun oldu sizin için? Siz desenize cami avlusunda önemli kişinin cenazesine Büyükşehir Belediye Başkanı gelecek, Hasan Akgün gelecek, milletvekilleri gelecek, belediye başkanları gelecek, önemli şahsiyetler gelecek, pandemi önlemleri onlar için daha önemli diye. Belediye sabahtan beri organizasyon yapmış. Bozmayalım bu organizasyonu, aksaklık çıkmasın her şey yerli yerinde gitsin diye. Eh ne de olsa aşağıdaki cenazeler önemli değil. Önemli kişilerde gelmeyecek nasıl olsa. Apar topar senin de katılmana gerek kalmadan hemen camiden uzaklaştırmak gerek değil mi sayın imam?

-O gün 3 cenaze var iken, cami avlusunda yapılan cenaze namazına iştirak ederken diğer iki cenazeye cami imamı neden katılmamıştır? Avludaki cenaze Müslümandır da aşağıdaki gayri Müslim midir? Yoksa cami imamının cemaatine mi yakın değildir? Veya bu cenazelerin dili, rengi mi farklıdır? Fakirler midir yoksa?

-Cami avlusunda önemli cenazelere gelen çelenkler cami avlusunda tutulurken neden avluda değil de yolda cenaze namazı kılınan önemsiz cenazelere gelen çelenkler aşağıya indirilmemişte cami avlusuna cami yetkilileri tarafından çiçekçilere bıraktırılmıştır? Cami avlusunda cenaze namazı kılınmayacak bir cenazeye gelen çelenkler neden cami avlusuna konulmuştur? Önemli cenazenin çelenkleri daha da fazla görünsün diye mi? Yoksa birileri size bunu emretti mi? Yoksa siz kendi kafanıza göre mi böyle bir şey yaptınız? Eğer yaptıysanız İslam dininde böyle bir davranışı bir imam, hangi akla ziyan cenaze ve cenaze sahiplerinin verdiği vergilerle maaşını alan bir hizmetli bu uygulamayı yapma lüksüne sahip olabilir? Sen şimdi benim din adamım, imamım olabilir misin?

-Sayın müftü siz bu uygulamalara karşı ne yapacaksınız? Sizin emriniz altındaki bu imam bunu yapar ve siz de buna ses çıkartmazsanız halkın gözünde bakanlığımıza yani Diyanet İşler Başkanlığı’na bağlı olan kurumunuza nasıl güven sağlayabilirsiniz? Siz bu ayrıma izin verirseniz bu halkı ayrıştırmış, kutuplaştırmış, dine olan güveni azaltmış, iktidara ve siyasetçilere olan kini, öfkeyi ortaya çıkartmış, tüm Türk halkının olmazsa olmazı ortak değerinin temel taşlarını oynatmaya zemin hazırlamıyor musunuz? Düşmanların ekmeğine yağ sürülmesine zemin hazırlamış olmaz mısınız?

-Sayın Büyükçekmece Kaymakamım ve mülki amirim. Müftüye sorduğum soruların bir benzeri olarak siz ilçeden sorumlu en yüksek şahsınıza sormak istiyorum. Sizin bünyenizde bağlı olan müftülük ve buna bağlı olan cami imamının yaptıklarına sessiz mi kalacaksınız? Halkın ayrışmasına, ortak dini değerlerine zarar veren bu ayrımcılığı yapanlar hakkında gereken inceleme, araştırma ve soruşturma başlatmayacak mısınız? Halkın kutuplaştıran bu hareketlere karşı çıkmayıp açıklama yapmayıp sessiz kalıp halkın devlete olan güveninin azalmasına vesile mi olacaksınız? Halkın din adamlarına olan güvenin zedelenmesine mi vesile olacaksınız? Cumhurbaşkanımızın hiçte istemediği ve nefret ettiği dinde ayrışmalara bu tür hareketlere sessiz kalarak izin mi vereceksiniz? Olan oldu, ölen öldü kalan sağlar bizimdir felsefesiyle mi hareket edeceksiniz?

-Sayın CHP Büyükçekmece İlçe Başkanım. Siz sosyal devlet anlayışı ve Atatürk’ün kurduğu partinin ilçe başkanı olarak halkı kutuplaştıran, ayrıştıran, sınıf ayrımcılığı yapan bu tutumlara karşı halkın yanında olmayacak mısınız? Sessiz kalıp halkın yerine başkalarının yanında durarak bu durumdan faydalanarak oy uğruna sessiz kalmayı mı yeğleyeceksiniz?

-Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu bu sorulara cevap vermek mi yoksa sessiz kalıp ayrımcılığa yol vermeye devam mı edeceksiniz? Yoksa katılacağınız önemli cenaze öncesinde yapılacak olan iki cenaze töreninin aşağıda yapılmasına siz mi karar verdirttiniz? Siz mi emri verdiniz? Yoksa kraldan kralcı astlarınız sırf siz rahat edin diye bu acılı ailelere acılarına acı katmasına vesile oldular? Rahat ve hijyenik bir ortamda cenaze namazı kılabilmeniz için?

336 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.