Hoşgeldiniz  

‘İDEAL CUMHURİYET KÖYÜ PROJESİ’

Mehmet Zehir | 04 Ocak 2021 | Köşe Yazıları


Mehmet Zehir
mehmetzehir@hotmail.com.tr

TÜRK DEVLET VE MİLLETİ’NİN ULUĞ BAŞBUĞ KAMÂL ATATÜRK ELİYLE İNSANLIĞA ÖNERDİĞİ ROL MODELDİR.

Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk’ün kafasındaki İdeal Cumhuriyet Köy Projesi; eğitime, bilime, kültüre, sanata, iktisata önem verilen, toplumsal olanaklara sahip çağdaş ve çevreci bir köydür.

Bu proje Uluğ Başbuğ Kamâl ATATÜRK’ün üç Mısak’nın da yerini bulduğu projedir.

Üç Mısak’ı yeniden hatırlarsak; Mısak-ı Milli, Misak-ı Maarif ve Mısak-ı İktisadiye bu projede karşılığını bulmuş en sade haldedir. Bunu büyüterek ilçeleri, illeri, devletleri yeniden kalıcı bir şekilde güncellemek mümkündür.

Yukarıda ki resim ile altındaki satırların birbirleri ile doğru orantılı olduğunun altını çizerek deriz ki; Uluğ Başbuğ Kamâl ATATÜRK’ün duygu, düşünce, söylem, eylem ve ülkülerini başka amaçlara kanalize ederek her şeyden önce her Türk, kendisine yabancı ve kötülük yapmaktadır. Dolayısıyla bütün insanlık için hürriyetin ve mutluluğun yol ve yönteminin disiplinize edilerek hayata katılmasını ortaya koyan Uluğ Başbuğ Kamâl ATATÜRK, gerek kendisinden önceki Türklüğün ve kendisinden sonraki öncelikle bütün Türklüğün ve ardından bütün insanlığın ortak ve eşsiz paydası ve Uluğ Başbuğ’udur.

Köy insanın genetik yapısıdır.

Herkesin soyunu ve soyluluğunu aradığı en derin anlam bulduğu atalarının yaşadığı ve kendisinin de bu nedenle ilişki ağı içinde olduğu köyüdür. Uluğ Başbuğ Kamâl ATATÜRK’ün ‘’ Köylü Milletin efendisidir’’ sözünün karşılık bulduğu  köyün, temiz oluşu, kirlenmemiş olması nedeniyle milletin yaşadığı bütün mekânlar ve zamanlar içinde kendisini en sade şekilde ifade ettiğini bu nedenle de üzerinden olumsuz bir polemiğe gidilemediğini de ifade etmektedir. Yine köy kutsal tabiatın parçası olarak kutsal insan emeğiyle buluştuğu en ham birlikteliğin oluşması nedeniyle de diğer bütün kutsallardan daha farklı farkındalık oluşturan  değer taşıdığını da ifade etmektedir.

Köyün ve köylünün daha geliştirilmesi için mekânsal planlama yanı sıra; köylünün hayatını her türlü modern olanaklardan yararlanarak köyünde yaşaması, şehirlere göç etmesinin engellenmesi; dolayısı ile şehirlerin yoğun kalabalık ve işsizlik türetmemesi amacı yanında köylünün doğal üretimi ile şehirde yaşayanları da beslemesi sayesinde toplum olası sorunlarını doğal olarak çözmesi içinde makul bulunan projedir.

Millet Mekteplerinin en önemli nedenlerinden biri de, yıllar yılı savaş meydanlarından o cepheden bu cepheye koşan Türklerin eğitimden yoksun bırakılması nedeniyle her yaştan insana eğitim verilmesinin amaçlanması ve kitlenin de köyünde tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar olmasıdır. Eğer köylü eğitilirse; daha verimli üretimleri çok kolaylıkla üreterek şehirlerde ki halkın diğer bölümü ile her türlü kültürel birliktelikte geri kalmaz, onlarla iç içe varlığını sürdürmekten ve onlardan hiçbir konuda geri kalmadığı gibi doğal üretimi ile de yarattığı farkındalığı ile de toplumun nefes almasını sağlar. Köylerde halkın dershaneleri, köy öğretmen okulları, köy eğitmen kursları, köy evleri… gibi yapısal çalışmalar, köylerimizin modernize edilmesi adı altında ileri sürülen çalışmalardır. Ancak burada ki esas ise köylerin şehirleşirken, modernizeye uyarlanırken; köylünün aslını bozmadan, doğallığını koruyarak gelişerek değişmesini hedef almaktaydı.

Projenin ortasında bir anıt bulunan meydanı çevreleyen birinci yapı adası dizisinde okul, köy konağı, halk odası, kooperatif, otel, umumi hela gibi çeşitli kamusal yapılar ve parklar yer alır. İkinci dizi bütünüyle konuta ayrılmış, üçüncü dizinin yarısı konuta yarısı fidanlık, lonca, spor alanı gibi büyük açık alanlara ve fidanlık binası, fabrika gibi kamusal yapılara ayrılmıştır. Köyün yakın çevresinde de, köy dışında olması uygun görülen, mezarlık, gübrelik, panayır, koruluk gibi işlevler tanımlanmıştır. Bu proje her ne kadar mimari biçimlenişiyle dikkat çekmekteyse de, daha ilginç olan içerdiği kamusal işlevler, dolayısıyla önerdiği yeni kırsal yaşam modelidir.

İçeriği yukarıda gibi olan proje, us, mantık, bilim esasları içerisinde geliştirilen ideal köy projesidir. Bütün toplumlarda köylüler hep ikinci sınıf insan tiplemesi olarak tarihi süreçlerde ele alındığından hiçbir zaman köy ve köylü toplumda gerçek değerini bulamamıştır. Bu nedenle de köylerden şehirlere göçlerin yoğunlaşması, fabrikasyon çalışmaların gelişmesini sağlamış bunun sonucu olarak nitelik yerini her alanda olduğu gibi niceliğe bıraktığı ile karşı karşıya kalınmıştır.

Bu mana da  toplumlar içinde kendine özgü planlamalar yapmak isteyen şehir plancıları, mimarlar, belediye başkanları .. vb olmuştur. Ancak bunların hiçbiri köyle ve köylüye gerekli değeri sağlayamamıştır. İşte bu nedenle Uluğ Başbuğ Kamâl ATATÜRK’ün bütün duygu, düşünce, söylem, eylem ve ülküleri ile köy projesini ele almış olması bu konuda Afet İnan’ın ilk görseli ortaya koymuş olması; toplumlarda başkalarının da bu tür çalışmaları önceden yaptığı gibi iddiaları çürüttüğü gibi sonradan yapanlarında devletimizin, Cumhuriyet Köy Projesi’ne sahip çıkmaması nedeniyle sahne aldığının en açık ifadesidir.

Bunu Uluğ Başbuğ Kamâl ATATÜRK duymuş veya görmüş olsa; dışarıdakilere hiçbir şey demezdi, ama bize şöyle bakar; sanırım ‘’ beni hiç anlamamışsınız’’ derdi…!

83 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle