Hoşgeldiniz  

Haksız rekabete ”DUR” denilmeli…

Ali Girgin | 19 Ocak 2021 | Köşe Yazıları


Ali Girgin
aligirgin1975@hotmail.com

Panedemi döneminde salgının önlenmesi amaçlı olarak hafta sonları gıda satan yerler hariç her yer kapanıyor. Bakkallar, marketler, paket servisi yapan lokantalar, büfeler ve buna benzer iş yerleri açık olurken diğer işletmeler kapanıyor.

Elektrikçisi, butikçisi, oyuncakçısı, yedek parça satan alanlar, perdecisi, beyaz eşyacısı, telefoncusu, bilgisayarcısı, giyimcisi, ayakkabıcısı aklınıza hangi gıda dışında satış yapan işletme gelirse kapalı.

Ama gelin görün ki, kapalı küçük esnafın sattığı malları satan hipermarketler açık. Kısacası bu malları satmalarına izin veriliyor. Düşünsenize çocuğunuza bir oyuncak alacaksınız ama oyuncakçı kapalı. Oyuncak almak için bu hipermarkete gitmek zorunda kalıyorsunuz. Elektrik malzemesi olarak lambanız yandı elektrikçi kapalı. Ama hipermarkette elektrikçinin sattığı bütün mallar satışa sunuluyor. Üstünüze bir battaniye alacaksınız ama battaniye satan esnaf kapalı. Ama gelin görün hipermarketlerde satışa sunuluyor. Telefonunuz bozuldu. Yeni bir telefon alacaksınız telefonu da bu hipermarketler satmakta. Bir elektrikli soba veya çay makinesi alacaksınız beyaz eşyacı esnaf kapalı ama bu hipermarketlerde satışa açık. Çocuğunuza ayakkabı alacaksınız ama ayakkabıcı esnafı kapalı. Ama hipermarketlerde ayakkabı satmakta serbest. Dışarı çıkacak mont alacaksınız ama butikler kapalı. Kalem veya defter alacaksınız. Kırtasiyeler kapalı ama bu hipermarketlerde satışa sunulmakta. Gelin görün ki hipermarketlerde montta satıyorlar. Çorapta satıyorlar, makyaj malzemesi de, bardakta, çanakta, eldiven de…

Kısacası hafta sonları kapalı olan esnafımızın sattıkları malların hepsini reyonlarında satışa sunuyorlar ve sunmaya da devam ediyorlar.  

Üstüne üstlük hafta sonları kapalı olan esnafların mallarını satarken ucuzluk kampanyaları da düzenlemeleri nasıl küçük esnafın büyük kartelleşmiş tekelleşmiş marketler zinciri tarafından bitirilmesi için büyük bir plan içinde olduğunu da bizlere az çok gösteriyor.

Herkes nerede bu rekabet kurulu diyebilir.  

Rekabet kurulu ne yazık ki her zaman olduğu gibi bu konuda da esnafın yanında değil. Olsaydı zaten her sokağa bu market furyalarının açılmalarına, esnafın bitirilmesine fırsat vermezlerdi.

Artık bu haksız rekabete dur denilmesi gerekiyor. Kartelleşmiş marketlerde satılması gereken ürünlerin rekabet kurulu tarafından belirlenmesi ve müeyyide uygulaması, eğer bu satışlara devam edildiği süreç içerisinde sokak aralarındaki marketlerin ruhsatlarının iptal edilmesi ve şehir dışlarına gönderilmesi gerekiyor.

Diğer yandan büyük hipermarket statüsünde olan ve satışlarını buna göre düzenleyen marketler zincirlerinin sokak aralarında nasıl otopark yeri göstermeden yer açılışı yaptıkları da merak konusudur. Bu tür marketler ruhsat alırken otopark yeri göstermek zorundadırlar. Ama nereleri gösterdikleri daha da merak konusudur. Çünkü bu tür marketlerin hepsine baktığımızda malzeme indirmelerini kaldırımlarda yaptıkları, trafiği felç ettikleri ve yasa tanımadıkları görülecektir. Her birinin kullandıkları bodrumların aslında sığınak olması gerekirken aleni şekilde satış veya depolama alanı olarak kullanmaları, halkın ortak kullanım alanları olan kaldırımları işgal ettikleri görülecektir.

Herkes bu marketlerin istihdam yarattıklarını dile getirmekteler. İstihdam nerede yapıldığı veya üretildiği bilinmeyen malları satmak adına yapılmaz. Bir fabrikanız olur fabrikanızdaki malları satar ve bu sattığını malları da vatandaş nerede üretildiğini bilerek alır. Ama gelin görün ki, bu marketler zincirlerinin adı sanı bilinmeyen veya kendi logoları ile sattıkları malları nerede ürettikleri bile belli değildir. Özellikle gıda ürünlerinde.  

Bir fabrikaları bile olmayan, büyük tedarikçi şirketlerle bağlantılar içinde vatandaşlara tedarik malları satan, sattıkları ürünlerin kalitesini açıklayamayan bu market zincirlerine artık halkımız da dur demelidir.

Binlerce şube açan bu kartel marketlerin verdikleri vergi miktarlarını da az çok bilenlerimiz vardır. Hatta ve hatta milyonlarca lira vergi borçları silinenlerin de olduğunu az çok hepimiz biliyoruz. On binlerce market zinciri olan bu marketler eğer devlete ve ekonomiye büyük katkıları var ise neden vergi ödeme sıralamasında görünmemektedirler? Neden ilk önce olanlar bankalar ve finans şirketleridir? Eğer üretiyorlarsa, fabrikalar açıyorlar, istihdam yaratıyor ve ekonomiye katkı sunuyorlar ise ilk sıralarda olmaları gerekmiyor mu? Ama yoklar. Böyle gittikleri ve rekabet kurulları bu market zincirlerine yol verdikleri sürece de devlete fayda getirmeyecekleri kesindir.

İstihdam denilince. Bu binlerce market zincirinde istihdam yaratıldığı söyleniyor ya, devletin açacağı 2-4 fabrikayla bu istihdam açığı hemen kapatılabilir. Hatta devletin ekonomisine de büyük katkı sağlanabilir.

Dikkat ediyorum da bu kartelleşmiş marketler zinciri hakkında ne hikmetse ne iktidar ne de muhalefet partileri ses çıkartmaktadırlar? Tek kelime dahi etmemektedirler? Veya ediyorlar da bol bol reklam alan ulusal kanallar bu söylemleri reklamlar kesilebilir diyerek yayınlamaktan mı çekinmektedirler? Çünkü hangi kanalı açarsanız açın devamlı bu marketler zincirlerinin reklamları yayınlanmakta.

Bir de bu marketlerin denetimlerinin küçük esnafın denetlendiği gibi denetlenip denetlenmediği sorusudur. Ben bu zamana kadar daha görmedim. Varsa bana birileri anlatırsa sevinirim.

Halkımıza buradan seslenmek isterim ki, bu kartel marketler zincirlerinden her yaptığınız alışveriş küçük esnafın bitmesi demektir. Küçük esnaf kalmadığı vakit bu kartellerin elinde olacaksınız. Küçük esnafınızı sorgularken bu güçlü şirketleri sorgulayamayacaksınız. Sorgulamaya kalksanız karşınızda yüzlerce avukat ile karşılaşacak haklıyken haksız duruma düşecek duruma gelebilirsiniz. 5 kuruşunuz yetmedi diye kasada ürün bırakmak zorunda, kalitesiz malı geri iade etmek istediğinizde müşteri hatası diyerek almak zorunda kalacaksınız. Kurumsal gibi görünseler de kurumsal firmaların üretim yerleri, fabrikaları olur. Tedarikçi firmalar vasıtasıyla halka mal satmazlar. Sattıkları malın kalitesini de halka belgelerler. Hatta ve hatta halka hizmet adına halka yerden, kutular içinde, değer vermeden sanki bedavaya mal alıyormuş gibi halka davranmazlar. 5 kişi çalışması gereken şubelerinde canı çıkana kadar 2 kişi çalıştırmazlar.

Küçük esnaf suratını assa kızdığınız yerlerde yarın öbür gün o suratları arayacak duruma geleceksiniz. Düğününüze, cenazenize, özel günlerinize gelecek küçük esnaf arayacaksınız. Ama bulamayacaksınız…

ESNAFLAR NEREDEN ET ÜRÜNLERİNİ ALDIĞINI HALKA BELGELEMELİ

Geçen gün bir hipermarketten kebap, lahmacun ve sulu yemek satan firmanın çalışanını çıkarken gördüm. Bu firma bir hayli de evlere pandemi zamanı paket servis yapmakta.

Çalışanın elinde onlarca kilo paketlenmiş kıymayı gördüm. Şaşırdım mı? Şaşırdım.

Çok geçmedi bir diğer kartel marketlerin birinin önünde de poşetler içinde tavuk almış bir diğer firmanın çalışanını gördüm.

Hemen akşam olunca bu iki firmaya telefon açıp sipariş vereceğimi, ancak etlerinin hangi yörenin eti olduğunu ve ilçedeki hangi kasaptan aldığını sorduğumda cevap, “Abi etlerimiz Trakya eti. İlçemizdeki kasaplardan alıyoruz” söylemiyle karşılaştım.

Kısacası büyük marketlerden aldığı etin nereden geldiğini bilmiyordu. Hatta sorsa da reyonda kendisine cevap verecek yetkili bilgili birisi de yoktu. Hatta bu marketler zincirlerinin bu etleri nereden aldıkları hakkında, veya hayvanların nerede yetiştiğine dair bilgi almak için gereken bilgilendirmeyi vermediğini de bilmekteydi. Ancak bu marketlerden kıymayı aldıklarını söylemekten çekinmişti. Neden çekinmişti acaba? Eğer aldığı ete güvense hemen bu marketten alıyoruz diyebilirdi. Ama aldığı ucuz ete güvenmediği ortadaydı.

Ucuz et almak ve ilçesindeki küçük esnaftan alışveriş yapmayan bu işletme, halka sanki ilçedeki küçük esnaftan alışveriş yaptığını söyleyerek bir nevi kendisini kandırıyordu.

Ben buradan yerel belediyelere ve halkımıza seslenmek istiyorum. Her et kullanımı gerçekleştiren firmaların kasalarının önünde etlerini hangi firmadan aldıklarını yazan bir bilgilendirici levhayı asmalarını isteyiniz. Herkes hangi eti, nerden alındığını bilsin. Ve bu paket servisi yapan firmaların da ne kadar küçük esnafına sahip çıktığını veya ilçe ekonomisine katkı sağladığını öğrensin. Biz de ona göre alışverişimizi güvendiğimiz yerlerden et alanlardan yapalım. Kartel marketlere güveniyor isek büyük marketlerden, esnafımıza güveniyor isek küçük esnafın malını kullananlardan alışveriş yapalım. SAYGILARIMLA…

115 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle