Hoşgeldiniz  

Gazetecilikte 20. Yılımı bitirdim

Ali Girgin | 20 Ocak 2021 | Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Video Galeri, Yerel Haberler


Ali Girgin
aligirgin1975@hotmail.com

Gazetecilik hayatıma ilk 2001 yılında başlamıştım. Askerliğimi bitirmemin ardından Çatalca’da ne iş yapacağımı düşünürken kardeşim Barış Girgin’in çalıştığı Yeniyurt Gazetesi’ni ziyaretimle başlamıştı gazetecilik hayatım.

Ziyaretimde gazete sahibi Hakan Hapçıoğlu ile tanışmış, sohbetler etmiş, siyasi gündemi tartışmış, sonrasında “ bu bilgilerini kaleme neden dökmüyorsun?” sözüyle karşılaşmıştım. Hapçıoğlu bu sözleriyle gazetesinde köşe yazısı yazmamı istemişti.

Bir an düşünmüş ve kabul etmiştim.

İlk köşe yazımın ne olacağını düşünmeye başlamıştım. Öyle bir köşe yazısı yazmalıydım ki, Çatalca’yı anlatan, ilçenin geçmiş ve geleceğini ifade eden, neler yapılıp yapılmamasını anlatan, eksikliklerin çözümü adına kurumları harekete geçiren bir yazı yazmalıydım. İlk köşe yazımı “Çatalca’da neler var neler yok” başlığıyla yazmıştım. İlk köşe yazımın ardından zamanın belediye başkanı İsmail İp köşe yazısını kesmiş ve oturduğu makamın hemen arkasına asmıştı. Köşe yazısındaki dikkate alınması gereken yerleri sarı kalemle çizmiş ve her gelenin bu yazıyı okumasını sağlamıştı.  

Bu resmi görmem bana büyük bir özgüven sağlamıştı. Ardından köşe yazıların sıklaşmış, ilçenin sorunlarına hızla eğilmeye başlamış, sorunların yazıları yazmamla birlikte kurumlar tarafından çözüme kavuşturulmaya başlandığına şahit olmuştum.

Bu benim için büyük bir başarıydı. Zaman içerisinde köşe yazarlığının ardından gazetenin Büyükçekmece temsilcisi olmuştum. İlk belediye başkanlığı makamına ziyaretim Büyükçekmece Belediye Başkanının makamına diğer gazetecilerle birlikte bir habere gitmek olmuştu. Makama girdiğimizde o zamanın belediye başkanı Hasan Akgün’ün gazetecilere karşı davranışları benim belediye başkanlarının makamına sık sık gitmememi, hatta hiç gitmememi, başkanların gazetecilere olan bakış açılarının benim için pek kabul edilemeyecek kadar iyi olmadığını, gazetecilerin sanki kendilerinin bir çalışanıymış gibi davranışlarının, yukarıdan bakılmalarının benim kabul edecek yanımın olmadığını öğrenecektim.

Zaman içerisinde Yeniyurt gazetesinden ayrılmamın ardından Halil Erem Yerli’nin gazetesinde bir süre Çatalca temsilciliği yapmamın ardından Gürsel Karasansar’ın yöneticisi olduğu günlük Manşet Gazetesi’nde yapılan teklif üzerine Çatalca temsilciliği görevini kabul etmiştim. Teklifte sigorta, temsilcilik ofislerinin kirası, elektriği, suyu, internetinin yarı bedellerinin ödenmesi, tüm ilan reklam, ilan gazete satışlarının yüzde 60 temsilci yüzde 40 gazete merkezi usulü ile işe başlamıştım. Ancak birkaç ay sonra Ali Tarakçı’nın gazetenin başına geçmesinin ardından yapılan tüm teklifleri geçersiz kılıp verilen hakların kaldırılıp, ardından da belediyelerden alınacak olan tüm ilan reklam gelirlerinin düşürülmesi, gazete merkezine verilecek olmasının ifade edilmesinin ardından birkaç ay sonra buradan ayrılmak zorunda kalmıştım. Emekçinin hakkını savunuyorum diyenlerin aslında nasıl emekçinin hakkını yediğini ilk o zaman öğrenecektim. Ve kendi gazetemi kurmamın ardından bu tür hakları hiç bir zaman çalışanlarımdan esirgemeyeceğimin de sözünü kendime vermiştim. Zamanla birkaç gazetede çalıştıktan ve gazetelerde belediye başkanlarının telefonlarıyla köşe yazılarımın sansürlenmeye veya yayınlanmamasıyla birlikte bu gazetelerde çalışmayı bırakmış kendi gazetemizi ailece kurmuş ve ilk gazetemizin adını “Haber Demokrat” olarak belirlemiştik. İlk olarak haftalık olarak başladığımız gazetemiz ne yazık ki belirli bir süre kesintilerle çıkmış ardından 2006 yılında günlük hayatına başlamıştı. Günlük hayatı 11 ay kadar sürmüştü. Basın İlan Kurumu’ndan ilan alan gazetenin ne yazık ki giderlerin fazlalığından dolayı kapanmak zorunda kalmıştı. Duruma istinaden Barış kardeşimle birlikte aile gazetesinden ayrılmış ve kendimize ait Haber Marmara Gazetesi’ni kurmaya karar vermiştik. 2007 yılında Barış kardeşimin üzerine kurularak gazete yayın hayatına haftalık olarak başlamıştı ta ki 2010 yılına kadar.

Bunca zaman içerisinde başımıza pişmiş tavuğun başına gelmeyecek olaylar gelmiş, saldırılar gerçekleşmiş, silahlı saldırılar olmuş, ofis baskınları ve siyasi ve kurum baskıları, hiç kullanmadığım telefondan mal beyanı bulunmadığımdan dolayı içeride ceza evinde son yatan kişilerden olmam, annem ve babama kendisinin ifade ettiği gibi Büyükçekmece Belediye Başkan Yardımcısının arabayla vurması ve kaza denilen yaralamalar ve ölümden dönmeleri ile 2010 yılına kadar ilerleyebilmiştik.

1 Nisan 2010 yılında gazetemizi günlüğe çevirmeye karar vermiştim. Nedeni de çok basitti. Şerefsiz alçak ve namussuz bir Fetö sevicinin gazetesinde benim hakkımda yalan dolan yazdığı yazıya karşı, bu tür gazetecilerin artık halkın gözünde bilinmesi için, bu tip kişilerin ahlak ve namus zaafiyeti içinde olduklarını ve bu zafiyetler doğrultusunda ülkesini bile satacak konumda olduklarını göstermek ve bunlarla mücadele etmek için günlük olarak yayın hayatına başlamıştım. Ve micadelem haklı çıkmıştı. Bu tür gazeteler ve gazetecilerin nasıl 2016 yılında fetö yanlısı olduklarını kalkışma gecesi sosyal paylaşım sitelerinden yayınladıklarını ve halkın bir gün sonra ofislerini yıkıp döktüklerini görünce mücadelemin sadece bunlarla değil fetöyle de olduğunu hissetmiştim. O kadar büyük baskılar vardı ki, borcu ödenmiş elektriğiniz, suyunuz, doğalgazınız kesiliyor, haksız şekilde hiç alakası olmaması gereken şikayetlerle şahsınız adına yüzlerce davalar açılıyor ve siz kendi işinizle uğraşmanız gerekirken mahkeme salonlarında zamanınızı harcıyordunuz. Yetmedi 15 Temmuz 2016 kalkışma gecesine kadar zaman içinde evimizin ve ofisimizin kundaklanması ve kundaklama olduğu belgelenmesine rağmen dosyaların hasır altı edilmesi, hiç alakasız araç cezaları yemeniz ve her sabah kalktığınızda arabanızda bir mermi deliği görmeniz nasıl bir zaman yaşadığımızı bana gösteriyordu. Geçirdiğim yüzlerce davanın büyük bir bölümünü mahkemeye sevk eden savcıların ve mahkeme gördüğüm hakimlerin bir bölümünün 2016 yılı sonrası görevlerinden fetö soruşturmasında alınmaları, ceza yemelerini de öğrendikten sonra geçmişte nasıl düşmana karşı savaştığımı az çok öğrenmiş oldum.

Aslında en büyük sorun bunlarla uğraşmanın yanında fetö sevicisi, fetö militanı, pontusçu gazetecilerle, gazetelerle uğraşmaktı. Her dakika tezgah içinde olan bu gazetecilerin 2016 sonrası fetöden tutuklananları aklama çalışmaları, gazetelerinde aklama adına yayınlar yapmaları aslında bu gazetecilerin nasıl yıllar boyu güvenilmez ve vatan haini olduklarını gösteriyordu. Ben bu tür gazetecilerin hala var olmasına ve halk tarafından ilgi duyulmasına anlam veriyorum. Çünkü onların görevleri yani onlara terör örgütü tarafından verilen görev halkın güvenini kazanarak örgüte destek sağlamak olduğunu az çok düşünüyorum. Çünkü yaşamlarına bakıldığında nasıl bir yaşam yaşadıkları ve gazetelerinde kazançlarına göre böyle bir yaşam yaşayamayacak durumda olduklarını görebiliyorum. Halen bu gazetecilerin bu kadar parayı nasıl bulduklarını anlatmama gerek yok sanırım.

2014 yılında gazetenin imtiyaz sahipliğini almamın ardından gazete sayımızı dörde çıkarmıştım. Ardından matbaa kurmuş gazetemi matbaamda basmaya başlamıştım. Matbaayı kapatmamın ardından matbaa, davetiye ve süs ürünleri satan bir işletmeyi açtım. Halen de işletmemin devamlılığı sürüyor.

Böyle bir zaman diliminde yüzeysel olarak sunduğum bu bilgiler neticesinde toplam gazetecilik hayatımın 20. Yılını bitirmiş bulunmaktayım. (20 yılımın tüm detaylarını ise baskıya girecek olan kitabımda belirttim) Acısıyla tatlısıyla, deli dolu günleri bitirdiğim bu zaman diliminde en acı olay babamı kaybetmem, en sevindirici olay da evlenmem ve ikizlerimin olmasıydı.

20 yılım her çıkan gazeteyi heyecanla okumak ve bu heyecanı bir kez daha yaşamak için ertesi günün gazetesini hazırlamakla, siyasi ve ticari baskılara karşı mücadeleyle, yüzlerce davadan beraat etmekle, mahkeme salonlarında zaman geçirmekle, şahsıma yapılan tezgâhlara karşı mücadele etmekle, her an tetikte yaşamakla geçti.

Ve 20 yılım, kişisel olarak hiçbir zaman eğilmeyen dik başımla, yürekliliğimle, düşüncelerimle Atatürk’e, ilke ve inkılaplarına, vatanıma, milletime, devletime, bayrağıma, sahip çıkmakla, korumakla, bu vaz geçilmezlerimizi tanımayanlara karşı milliyetçi ruhumla mücadele etmekle geçti. Ve geçmeye de devam edecek.

Ve bu düşüncelerimizi gelecek yıllara taşıyacak bu fikirlerimizle yürüyecek, vatanımıza, bayrağımıza, devletimize, Atatürk’e sahip çıkan, geleceğimizin teminatı olacak gençlerimizin, kadınlarımızın yerimizi alarak Ali Girginleri, Barış Girginleri çoğaltacaklarına inancım sonsuz.

Kadınlara özel gazetemiz çıktı

20 yılımın bitmesinin ardından tam 10 yıldır planladığım ve ekonomik ve diğer şartların yol vermemesinden dolayı hayata geçiremediğim bir projemi şartların oluşmasıyla birlikte gerçekleştirmemin de mutluluğunu yaşıyorum.

Projem Marmara Aktüel Kadın Gazetesi…

İlk sayısını çıkarttığım Marmara Aktüel Kadın gazetesindeki yazdığım yazı ise aynen şöyle;

“Haber Aktüel” Kadın Gazetemizi siz değerli kadın okuyucularımızla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Uzun süredir planını ve alt yapısını hazırladığımız gazetemiz her 10 günde bir sizlerle olacak. Zaman içerisinde haftalık yayına dönüş yaparak hayatına devam edecek.

Kadınlarımızın tüm sorunlarının irdelendiği, masaya yatırıldığı gazetemiz, bu sorunlara çözüm bulunması adına bir nevi kurumlarla aracı olacak. Her zaman unutulan, geride bırakılan, duyulmayan kadının sesi olacak.

Gazetemizin Genel Yayın Yönetmenliğini daha gencecik kızım Yağmur Aydın icra edecek. Gazetenin tüm haber sorumluluğu kendisinde olacak. Kısacası bir erkek olarak imtiyaz sahibi olduğum gazetede sadece şahsım olarak gazetenin baskısı, hukuki ve yasal konuları, yapılışı, dağıtımı bende olacak. Ama bu gazeteyi bir kadın yönetecek. Hiçbir şekilde gazeteye imtiyaz sahibi olarak yaptırımım olmayacak.

Tamamı 12 sayfa, küçük gazete boyutunda olacak gazetemizin tüm sayfaları renkli olacak. Köşe yazılarının tamamı kadınları ilgilendiren konulardan seçilecek. Siyaset, magazin, aktüel, spor, sanat, özel günler (düğün, nişan, merasim, doğum günü vb.) haberleri, işletme reklamlarına da sayfalarda yer verilecek.

Tüm bu düşüncelerin akabinde gazetemiz Yağmur Aydın’a emanettir. Tüm kadınlarımıza hayırlı olsun… SAYGILARIMLA…

164 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle