Hoşgeldiniz  

EVLİLİĞİN TEMELİ BASKI DEĞİL SEVGİDİR!

Yağmur Aydın | 01 Şubat 2021 | KADIN AKTÜEL A- A+

Sevgili okurlarımız, bu sayıdaki yazımda sizlere günümüzdeki yanlış evliliklerde yaşanmışlıkları gözlemlediğim kadarıyla bahsetmek istiyorum. Büyüklerimizin uygun gördüğü evliliklerin evlenen çiftler üzerindeki olumsuz etkilerini vurgulamak istiyorum. Toplumumuzda geçmisten günümüze kadar uzanan bir algı söz konusu. Erkek ve kızların üzerinde hiç düşünmedikleri halde evlenmeleri üzerine aileleri tarafından yapılan evlendirilme baskısı. Buna örnek vermek gerekirse; erkeklerin askerliklerini tamamladığı, kızların ise eğitim görmüyorlarsa evlilik vakitlerinin erken yaşlarda uygun görülmesi, eğer ki kız eğitim alıyor ise evliliği için okulundan mezun olması veya evlilik zamanı içinde dışarıdan eğitim alarak diplomalarının alınmasının istenmesi.  

Şimdi gelelim günümüz de gençlere dayatılan düğün dernek anlayışına. Öncelikle erkek tarafı bir arsa tarla ya da herhangi bir gayrimenkulü elden çıkarmakla başlar işe. Hatta arsa, tarlası yoksa bankadan yüklü kredilere başvurur. Yastık altındaki yatırım amaçlı paralar var ise bu paralar çocuklarının eğitim, iş, ticaret vb. gelecekleri için harcanmak yerine, düğün öncesi hazırlıklar için harcanmaya hazırdır. Gelecekleri düğün sonrası yeniden planlanmak için ileri bir tarihe ertelenmiştir. Çünkü, yapılacak olan düğün eş dost akraba ve el alem dediğimiz topluluk tarafından uzun süre konuşulmalıdır. Kız tarafının ise daha eğitimi bitmeden ailesi tarafından çeyiz planlaması çoktan hazır durumdadır. Sonrasında yaşananlara yüzeysel bakalım isterseniz…

Erkeğin ailesi köyde otururken evleri olsa dahi gelini ve oğlu için merkezden lüks bir daire alır. Arkasından son model bir araba alınır. Evlilik için olmazsa olmazlar artık neredeyse tamamdır. Evimizi arabamızı aldığımıza göre artık düğün tarihini belirleme vakti gelmiştir. Düğün tarihine karar verildikten sonra evimiz boş mu kalsın? Tabi ki olmaz. Namımıza yakışır şekilde evimizi en güzel ve en kaliteli eşyalarla dizayn edilmelidir. Buraya kadar her şey tamamdır. Ancak evdeki hesap çarşıya uymaz. Yavaş yavaş geline ve damada harcanan para suyunu çekmeye başlamıştır. Ama bu durum hiç sorun değildir. Ailelerimiz ona da bir çözüm yolu getirmişlerdir. Bizim için her daim hazır olan bankalarımız böyle günler için vardır ve ihtiyaç kredimiz hazırdır. Bu krediler düğün günü toplanacak takılarla yerini dolduracaktır. Ancak her şey göründüğü gibi değildir. Ve o büyük gün gelmiştir. Düğün tam da istenildiği gibi layıkıyla, hiç kimseye mahcup olunmadan biter. Dünya evine giren genç çiftimiz geleneği balayı fotoğraflarıyla taçlandırıp tamamlamış olur. Ve eve dönüşle birikte gerçek yaşama adım atmanın vakti gelmiştir. Tabi ailemiz görevini tamamlamış evi, arabayı, takıları da gençlere bırakıp çiftimize desteklerini sunmuştur. Bu aşamadan sonra genç çiftimiz örnek bir aile olma yolunda ilerlemeli ve çocuk sahibi olarak ailelerini torun torbayla ödüllendirmelidir.. Beklenilen güzel haber gelmiş ve genç çiftimiz artık çekirdek aile olacaktır. Torunumuzun dünyaya geldiği gün adeta düğün gibi kutlanacaktır.

Çocuğun dünyaya gelmesinin ardından asıl zorluklar başlayacaktır. Evde tek çalışan erkek aldığı maaş ile evin, eşinin ve çocuğun masraflarını karşılayamaz hale gelecek ve eski güzel günlerin bitmemesi ve devam etmesi adına ilk etapta takıların bozdurulması, ardından araçlarını satmaları, alınan krediler, anne ve babalardan alınan destekler ve atalarının arazilerinin satışları derken sıra arsa ve arazilerin satışından alınan evin ipotek karşılığı verilerek kredi alımına kadar gelecektir.

Çocuğun masrafları günden güne büyümeye, ev giderleri artmasıyla birlikte ve yetmeyen gelirin ardından ekonomik sıkıntılarımız başlamış ve buna bağlı olarak genç çiftimizin arasında borç ve masraf tartışmaları meydana gelmiş, gerginlikler su yüzüne çkmıştır. Ne yazık ki rüya gibi başlayan evlilik macerası yaşanan sıkıntılar gün geçtikçe hissettirmeye başladıkça evde yaşam kâbusa dönüşecektir. Genç çiftimizle birlikte aileler de bu gerginlikten nasiplenecektir. Bu arada biricik torunda bu gergin ve mutsuz anne baba arasında unutulup kaybolacak, sorunlara radikal çözümler aranmak yerine kavga ve nifaklarla zaman geçirilecektir. Aileler sıkıntılara çözüm yerine kendi rahatlıklarını seçecekleri bir ortamda çiftler başsız kalacak ve zorluklar altında bir yaşam yerine daha kolay yolu seçmeye yöneleceklerdir. Genç çiftimizin ve ailelerin ortak kararıyla rüya gibi başlayan evlilik sona erecek ve taraflar yollarını ayıracaktır. Yine bu kararın büyük bir kısmını aileler belirleyecekler, sırf çocuklarının evlenme yaşı geldi diyerek baskılarla evlendirdikleri çocuklarının, torunlarının iyiliği için ayrılma kararını destekleyeceklerdir.

Çiftlerin ve ailelerin unuttuğu çok mühim bir konuyu sizlere hatırlatmak isterim.

Öncelikle anne ve babalar yaşlanmadan torun sahibi olmak adına, sırf torun sevmek için çocuklarının geleceklerini, erken yaşta evlendirerek yok etmemelidirler. Parayla mutluluk olmayacağını bilmelidirler.

Erkekler askerden geldiğinde değil eğitimlerini tamamlayıp mesleklerini icra ettiklerinde yani ayakları sağlam yere bastığında ve kendilerini evliliğe hazır hissettiğinde evlenmelidirler.

Kızlarımızın ise çeyiz planlamasından önce kariyer odaklı planlamaya ihtiyaçları vardır. Kızlarımızın bir erkeğe mecbur kalmadan kendi meslekleriyle ayakta durabileceklerini ve mesleğinin hiçbir zaman evlenmesine engel olmaması gerektiğini hatırlatmak isterim.

Toplum olarak evlenme yaşının olmadığını ve kadın erkek fark etmeksizin çocuklarımıza evlilik baskısı yapmamamız gerektiğinin farkına varmalıyız.

Kısaca çok önem verdiğim bir konuya daha değinmek isterim. Aile baskılarıyla ve aceleyle yapılmış, toplumda bir görev gibi lanse edilmiş her türlü evliliğin, hem çiftlere hem de bu çiftler tarafından dünyaya getirilen çocuklara verdiği hasar, zamanla çok ciddi psikolojik rahatsızlıklara yol açabilmekte. Dünyaya gelen nasılsa büyüyor bir şekilde mantığıyla ve hiç bir maddi manevi sorumluluk üstlenmeden çocuk sahibi olmanın yanlış olduğunun altını çizerek hatırlatmak isterim. Bir önceki köşe yazımda da belirttiğim gibi her şey ailede başlar ve çocuklarımız söylediklerimizi değil davranışlarımızı örnek alırlar. Bu yüzden onlara her hareketimizle iyi örnek olmalıyız. Evlatlarımızı gerçekten seviyor ve önemsiyorsak onlara iyi ve rahat bir gelecek bırakmak boynumuzun borcudur…

452 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EVLİLİĞİN TEMELİ BASKI DEĞİL SEVGİDİR! için 2 Yorum

  1. Tuğba kaya dedi ki:

    Günümüzün başlıca sorunlarından olan bu durum çok güzel ele alınmış ve anlatılmış. Başarılarının devamını dilerim Yağmurum.

  2. Mavi gözlü dev dedi ki:

    Çok güzel bir yazı olmuş başarılılarının devamını dilerim …. 🙏🏻

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle