Hoşgeldiniz  

Esnafına sahip çıkmak yaşadığın yere sahip çıkmaktır

Ali Girgin | 13 Ocak 2021 | Köşe Yazıları


Ali Girgin
aligirgin1975@hotmail.com

Bir yıldır ülkemiz pandemi belasıyla boğuşurken en büyük darbeyi kısıtlamalarla esnaflarımız çekiyor. Devletin koyduğu yasalar çerçevesinde bazı esnaflarımızın iş yerleri tamamen kapalı bazılarının ise kısmen açık. Kapalı olanlar gelirlerinin olmamasından dolayı kötü günler yaşarken kısmen açık olanlar ise giderlerini karşılayamadıklarından yakınıyor.
Tamamen tüm gün açık olan işletmelerde de durumlar aynı diyebiliriz. Gelirlerin giderleri karşılayamadığından, borç batağı olduklarından, kredilerle ayakta kalmaya çalıştıklarından bahsetmekteler.
Saydığın esnafların tümü küçük esnaf olarak adlandırılan işletmeler. Her biri devletine vergisini veren işletmeler.
Her biri iş hacimlerinin küçüldüğünü, halkın alım gücünün zayıflamasından dolayı müşterilerin alışveriş gücünün zayıfladığını ve bu alım gücünün kendilerinin giderlerini karşılayamadıklarından şikâyetçi.
Tüm bu şikayetlerine karşın büyük kartelleşmiş market zincirlerinde durum tam tersi. Pandemi döneminde gelirlerine gelir katan, on bininci şubelerini açmakla övünen, neredeyse her sokağa şubeler açan ve vatandaşların ilgisini çeken karteller hızla büyüyerek haksız rekabetle küçük esnafı bitirmeye devam ediyor.
Bu kartel marketlerde ne ararsanız bulunuyor. Ruhsatlarında sadece gıda maddesi satması gereken bu şube niteliğindeki kartel market zincirleri, giyim, elektronik eşya, mobilya, beyaz eşya vb. aklınıza ne gelirse satıyorlar. Hiper market vasfında olan bu marketler yerleşim alanlarının dışında kurulması gerekirken, yüz ölçümlerine göre otoparkları olması gerekirken şube vasfına bürünüp hipermarketlerinde satılan her ürünü sokak aralarında açtıkları şubelerde denetim olmadan satmaya devam ederek bu ürünleri satan küçük esnafın gücünü zayıflatmaya ve kepenk kapatmasına vesile oluyorlar.
Bu kartel marketlerin sattıkları ürünlerin de denetiminin sağlanıp sağlanmadığı da meçhul. Mesela bir market zincirinin sattığı bir süt ürününün nerede, hangi fabrikada, hangi yörenin ineklerinden sağılan sütlerle üretildiğini yaptığım araştırmalar neticesinde bulamadım. Yani sattıkları ürünün ne olduğunun dahi bilinmeden halkın rağbet etmesine de anlam veremediğimi de dile getirmek isterim.
Ama gelin görün ki bir süt üreticisi olan isim vermekten de çekinmiyorum SÜTAŞ’ın araltırma yaptığınızda sütünü nerden aldığını, hangi fabrikalarda üretildiğini, hatta ve hatta ahırlarını yani hayvan yetiştirdikleri yeri bile kolayca öğrenebilirsiniz.
Bu süt ürünlerine ayran, yoğurt, peynir vb. eklemeyi unutmayayım.
Et ürünlerinde de neler döndüğünü az çok sosyal paylaşım sitelerinden görüyoruz. Ünlü bir et üreticisinin ürünlerini nerden aldığını, hangi komplekslerde işlendiğini internet sitelerine girerek öğrenebiliyorsunuz. Bal, kuru bakliyatta ünlü şirketlerin de. Ama gelin görün ki bu kartelleşmiş şube zincirleri on binleri bulmuş marketlerde böyle bir araştırma yapacak bir bölüm bulunmuyor. Kısacası alınan ürünler ucuz diyerek kar elde ettiğinizi sanıyoruz. Ama işin diğer yanını hiç düşünmüyoruz.
Bu kartel market zincirlerinin bir özelliği de markası bilinmeyen kendilerinin ürettiklerini dile getirdikleri ürünleri ucuza satmaları. Bununla ilgili bir örnek vererek siz değerli okurlarımın az da olsa düşünmesini isterim.
Bir kartel market zincirinde ultra bir ucuzlukla ünlü bir markanın bebek bezinin satılmasıyla birlikte herkes bu ürünü almıştı. Ancak alınan üründe sıkıntılar yaşanmaya ve sosyal paylaşım sitelerinden şikayetler dile getirilmeye başlanınca bebek bezi firması bir açıklama yapmış, bu bebek bezlerini kendilerinin ürettikleri, firmaları tarafından piyasaya sürüp sattıkları bebek bezlerinden olmadığını, kartel market zincirine özel olarak ucuz maliyette yaptıkları bebek bezinin olduğunu, kendilerinin kesinlikle kartel markete ürettikleri bezleri piyasada satmadıklarını dile getirmişlerdi. Bu örnek diğer ürünler üzerinde de düşünüldüğünde nasıl bir ticari kabiliyetin hasıl olduğu görülmektedir.
Ben burada kim ne yapmış, denetlenmiş veya denetlenmemiş, ticari zekâları, reklamlarla müşteri çekmelerini tartışmıyorum. Ben rekabet kurulunun ne zaman küçük esnafı hızla bitiren bu kartel market zincirlerine dur diyeceğini merak ediyorum. Ne zaman yasalar çerçevesinde ne satması ne satmaması gerektiğini müeyyidelerle bu market zincirlerine uygulayarak dur diyeceğini merak ediyorum.
Diğer kesimde küçük esnaflarımız. Halkın rağbet etmediği, etmediğinden dolayı kepenk kapatan esnaf kardeşlerimiz. Esnaflarımızda da hatalar diz boyu. Yıllardır halka yüksek fiyatlarla ürünler satmanın cezasını şu anda kepenk kapatarak ödeyen esnaflarımız. Kendisini yenilemeyen, bir tabelasını, oturduğu koltuğu bile değiştirmeyen, iş yerlerinin albenisini yükseltmeyen, yüksek karlar ile ürün satmak yerine az kazanıp sürümden kazanmak mantığını hala kendisinde görmeyen esnaflarımız, tüm bu yaptıklarıyla bir nevi tüm esnafların bitişine zemin hazırlamadılar mı?
Zor oyunu bozar sözüne istinaden artık küçük esnafımız silkinmelidir. Müşterilerini tekrar geri çekebilmek kazanabilmek için değişimlere gitmelidir. Kendisini yenilemeli, halkın cazibe merkezleri haline gelmelidir.
Bu yapılacak olan mücadele yalnız başına olamaz elbette. Bu mücadelenin başında Esnaf Sanatkarlar Odları olmalıdır. Esnafına sahip çıkmalı halkı bilgilendirmeli, kartellere aleni şekilde cephe almalıdırlar. Küçük esnafın yaşaması adına yerel yönetimlerle bir araya gelmeli, yerel yönetimlerin her sokağa kartel marketler açılmaması için yaptırımlar uygulamaları için gerekli görüşmeleri yapmalıdırlar.
Yerel yönetimlerde bütçelerini çöp, gelir, ruhsat vb. vergilerle karşılayan küçük esnafın yaşaması adına halkı bilgilendirme çalışmalarını başlatmalı, aldıkları vergilerin hakkını vermelidirler.
Küçük esnafın daha iyi hizmet vermesi adına gelişim projeleri oluşturmalılar. Esnafların cazibe merkezleri haline gelebilmesi adına denetimlerini sıklaştırmalı, fiyat kontrolü ve müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutmak adına eğitici paneller, kurslar, bilgilendirici vb. toplantılar düzenlemelidirler.
Kısacası küçük esnafına sahip çıkan her yerel yönetim kartel marketler tarafından dışarıya giden sıcak paranın da yerelde kalmasını sağlayacaklardır.
Kimileri bu kartel marketler istihdam yaratıyor diyebilir. Ancak sıcak parası içerde kalan yerleşim alanlarında kartel marketlerin istihdamının yüzlerce kat daha fazla iş gücünün oluşacağının ve ülke ekonomisine katkı sağlanacağının da altını çizmek isterim. SAYGILARIMLA…
NOT: Bir telefon eğer değerinin altında satılıyorsa size ilk ne dersiniz? Ya da bedavaya verilirse ne dersiniz?
Bana sorarsanız değerinin altında bedelle bir şey satılıyorsa şüphelenirim. Bedavaya verilirse karşılığında ne istendiğimi düşünürüm.

119 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.