Hoşgeldiniz  

ERZURUM, SİVAS YOLUNDA

Mehmet Zehir | 25 Ağustos 2020 | Köşe Yazıları


Mehmet Zehir
mehmetzehir@hotmail.com.tr

Erzurum Kurultayı Mustafa Kemal’ ın muhafaza ettiği gaye ve emellere uygun şekilde sonuçlanmış, alınan kararlarla doğu vilayetlerinin birlik ve bütünlüğünü sağlayan bir teşekkül meydana getirilmişti. Fakat Mustafa Kemal kurultayın sona erdiği gece son derece düşünceliydi. Çünkü her gün ağırlığını daha da hissettiren işgal şartları ve ülkenin içerisinde bulunduğu siyasi durum ona ağır bir sorumluluk duygusu yüklemişti. O günlerde Sivas Kurultayı’nın hazırlıkları da devam etmekte olup, kurultayın açılmasına kadar Mustafa Kemal ile Rauf Bey’in güvenlikleri ve kurultayın selameti açısından Erzurum’da bulunmaları uygun görülmüştü.

25 Ağustos akşamı Kâzım Yurdalan ile Necati ve Cevat Beyler Mustafa Kemal’i evinde ziyarete gitmişlerdi. Mustafa Kemal Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nın biran önce açılması gerektiğinden bahsederken, Erzurum’dan mebus seçilmek istediğini söyleyerek ilk ihtilal adımını attığı bu kadim şehri temsil etme şerefini her yere tercih edeceğini ifade etmiştir.

Çünkü kurultay günlerinde Erzurum’da gördüğü samimiyet, mertlik, fedakârlık, Mustafa Kemal’ ın gönlünde unutulmaz izler bırakmıştır. Bu nedenle 26 Ağustos günü toplanan Şarki Anadolu Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti Erzurum Heyet-i Merkeziyesi, Mustafa Kemal’e Erzurum hemşehriliğini teklif etme kararı almış ve bunu kendisine resmi yazıyla bildirmiştir.

Mustafa Kemal, Şarki Anadolu Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti Erzurum Heyet-i Merkeziyesine gönderdiği 27 Ağustos 1919 tarihli telgrafında, “Erzurum hemşehriliğini teklif suretiyle hakkımda bu kerre de izhar buyrulan asâr-ı muhabbet ve samimiyetin müteşekkiriyim. Tarihi olan Erzurum’un bu erler yatağının hemşehrileri meyânında bulunmak, âcizleri için en büyük sa’adettir. Erzurum’un nüfusuna kaydımın icrası için icap eden muameleye tevessül edildiğini beyan ve revabıt-ı kalbiye ve samimanemi te’yîd eylerim efendim” demek suretiyle memnuniyetini ifade etmiştir.

Böylece “Türklüğün Anadolu’daki en eski kalesine, en kahraman şehrine asrın en büyük Türk’ü hemşehri olmuştur”. 28 Ağustos akşamı Mustafa Kemal ve Heyet-i Temsiliye üyeleri ile birlikte Kâzım Karabekir Paşa’nın evinde son defa hep birlikte genel durum değerlendirmesi yapılmıştır.

Sivas’a gidecek olan kişiler, ülkenin batısı ve güneyinin işgale uğradığı günlerde, hür ve bağımsız bir ülke amaçlayan kararları ülkenin doğusundan yani Erzurum’dan götüreceklerdi. Ancak Mustafa Kemal ve beraberindeki heyetin Sivas’a gidebilmesi için yaklaşık 1000 liralık paraya ihtiyaçları vardı, fakat Erzurum’daki cemiyette sadece 80 lira bulunmaktaydı. Heyet-i Faale üyelerinden emekli Binbaşı Süleyman Bey’in kendi istikbali için sakladığı 900 lirayı vermesiyle bu maddi sıkıntı da halledilmiş oldu.

Maddi sorunun halledilmesinin ardından 29 Ağustos günü Mustafa Kemal Paşa, Rauf Bey, Hoca Raif Efendi ve müfettişlik heyeti, Sivas’a gitmek üzere öğlene doğru Erzurum’dan hareket etmişlerdir. Rahatsız olduğu için yolcu edemediği heyeti Erzurum’un çıkışına kadar dürbünle gözleyen Kâzım Karabekir Paşa, heyetin ardından “hayırlı yolculuk ve hayırlı kurultay” sözleriyle dua etmişti.

Ona göre, Erzurum’dan doğan istiklâl güneşi, Mustafa  Kemal Paşa ve beraberindekilerle birlikte Anadolu’nun içlerine gidiyordu. Osmanlı Meclis-i Mebusanı için 1919 yılı sonlarında seçim yapılması kararlaştırılmış ve Ali Rıza Paşa hükümeti tarafından vilayet ve mutasarrıflıklara genelge gönderilerek en kısa zamanda mebus seçiminin yapılması bildirilmiştir.

Bunun üzerine Süleyman, Necati, Kâzım ve Cevad Beyler tarafından 19 Ekim 1919’da Mustafa Kemal’e  bir telgraf gönderilerek kendisinin Erzurum’dan mebus adayı koyulduğu belirtilmiş ve bunu kabul etmesinin Erzurumluları son derece mutlu edeceği bildirilmiştir.

Bu sırada Amasya’da bulunan Mustafa Kemal Paşa ise 20 Ekim’de verdiği cevapta “Türklüğün mert ve necip merkezini teşkil eden Erzurum’un, Müdafaa-i Hukuk’unun bana tevdi eylemek hususunda, izhâr edilen arzudan dolayı, pek mütehassis ve müteşekkirim. Şimdiye kadar rehber-i hareketittihaz eylediğim esâsat-ı malûme dairesinde bu vazifeyi de sonuna kadar ifâya âzim bulunduğum halde kabul eyleyeceğimin tebliğini rica ederim” demek suretiyle aldığı tekliften duyduğu memnuniyeti dile getirerek Erzurum’dan mebus seçilebilmek için adaylığı kabul ettiğini bildirmiştir. Aralık 1919’da seçimler yapılmış ve Mustafa Kemal 268 oy alarak Erzurum mebusu seçilmiştir.

Mustafa Kemal’in Paşalığı bırakması, Heyeti Temsiliye başkan seçilmesi, milletvekili seçilmesi, daha sonra ileri de göreceği başkomutan olması; Mustafa Kemal’in şahsına bir şey kazandırmıyor; ancak işlerin görülmesinde gerekli olduğu için önem arzediyor gözükse de; bunun dışında yapılan işlere gelecek açısından bakıldığında da meşruiyet kazandırdığı söz konusudur. Türklerin meşruiyete önem vermesinin de bazı nedenleri vardır. Öncelikle her Türk’ün karakteri doğruluk, dürüstlük, erdemlilik, gibi özelliklerle doğuştan itibaren donatılmıştır. Bu nedenle kahpelik, hilekârlık, art niyetlilik, korkaklık, gibi adi unsurlardan genel olarak uzaktırlar. İkincisi yapılan her iş açık yapılır; çünkü Türkler de gizli saklı işler yapılmaz. Üçüncüsü de devlet teşekkülü içinde halktan meşruiyetini almayan halkın içinde dolaşamaz; varlığını sürdüremez. Bunları değerlendirdiğimizde Mustafa Kemal’in Erzurum halkı içinde kurultay delegelerinden daha çok kabul gördüğünü söylersek hata yapmış sayılmayız. Zira kendisinin olmadığı seçimde halkın teveccühü sayesinde olmadığı seçimde milletvekili seçilebilmiştir. Bu seçim bir başka şekilde ele alındığında şu söylenebilir. Mustafa Kemal bir yandan ortak aklın harekete geçmesi için Osmanlı’nın İstanbul’daki Meclisi Mebusanı’nın açılmasını arzuluyor, diğer yandan fırsat bulduğu her yerde meclisler oluşturup, halkın karşılıklı fikirlerini söyleyerek ülkenin kurtuluşu için çözüm yol ve yöntemleri için çabalıyordu. Meclis Mustafa Kemal için çok önemliydi. Çünkü halkın hepsini bir araya toplayamasakta halkın temsilcilerini meclise toplama olanağı ile ortalama olarak halkın ortak düşüncesini görebilirdik. Bu meclis aynı zamanda Türklerde binlerce yıldan beri var olan ismi Keneş/Kengeş/Kengeç diye bilinen fikir alış verişlerinin yapıldığı ve karara bağlandığı yerler olarak kayıtlara geçmiştir. İşte bu gelenek Türklüğün ortak aklını ortak karara çevirerek en olunmaz durumları olur haline çevirmeye olanak tanıyan başka toplumlara da Türklerden geçen bir insanlığa katkıdır. Roma’yı kuran Etrüks Türkleri Roma senatosunun da kurarak uzun süre Roma’nın bütün dünyaya katkı yapmasını sağlamışlardır. İşte aynı duygu ve düşünce Anadolu’da cereyan ediyor; Anadolu’da kurulacak bir meclis bütün dünyaya katkı sağlayarak insanlığın yaralarını sarmaya zemin oluşturacaktır. Gerçekten de bakıldığında Meclisin açılması ile emperyalizmin her türlü silahını boşa çıkaran çalışmalar ele alınmış ve nihayetinde emperyalizm yenilgiyi kabul etmiştir; bunu ileri ki zamanlarımızda yeniden genişçe ele alacağız.

46 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.