Hoşgeldiniz  

ÇÖZÜM MÜ ZİYARET Mİ?

Ali Girgin | 26 Ocak 2021 | Köşe Yazıları


Ali Girgin
aligirgin1975@hotmail.com

Çatalca Kaymakamımız Erdoğan Turan Ermiş 28 Ocak Perşembe gününden itibaren randevu alınmaksızın Kaymakamlık toplantı salonunda ‘Halk Günü’ programını icra edeceğini sosyal paylaşım sitesinden duyurmuş. Tüm halkımızı da davet etmiş.

Çok güzel bir düşünce. Çatalca’nın mülki amirinin halk ile randevusuz bir şekilde, belirli gün ve belirli saatlerde toplantı gerçekleştirmesi, hükümetteki siyasilerin icra etmesi gereken bir görevi devlet-halk kaynaşması adına gerçekleştirmesi güzel bir olay. Bu toplantıda halkın sorunlarını dinleyip not alıp çözüm adına arayışlara girileceği şimdiden görülüyor. Toplumsal sorunların da ertesi günlere bırakılacağının da altını çiziyorum. Halkın kişisel sıkıntılarını hiçbir engel olmadan, net veya belgeli bir şekilde dile getirileceğini düşündüğüm veya düşünmediğim bu toplantıların hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Ayrıca halkın tüm sorunlarını dinleme görevinin devletin mülki amirinden çok devletin tüm bakanlıkları ellerinde bulunan iktidar partisi ilçe başkanlarının, milletvekillerinin, siyasilerinin yapması daha uygundur diye düşünüyorum. Devletin kaymakamlarının bir siyasetçi gibi ev ev gezmesi, sorun dinlemesi, çözüm bulacakmış gibi davranması, halkın devlet ile hükümeti aynı şey sanmasına vesile olmaktadır ki bu da devletin hiçbir zaman siyaset içermediğinin bilindiği bir zamanda yanlış bir zannediştir. Kaymakam bey ziyaretlerinde devlet adına geldim diyerek bu zannedişi ortadan kaldırabilir. Veya ben hükümetin kaymakamıyım da diyebilir. Ne söyleceği bizi ilgilendirmez. Bu düşüncelerim kaymakam tarafından doğru bulunmayabilir. Ama bir mülki amirin devleti temsil ettiği yer otoritesi en güçlü makam olmalıdır. Eğer bu güç halkın gözünde zayıflamaya başlarsa bu devlete verilmiş en büyük zarardır. Hükümete değil…

Şimdi gelelim gerçeklere. Çatalca’nın köyken mahalle olan en yakın mahallesi 5 kilometre, en uzak mahallesi ise 45 kilometre. En uzak mahallemizden bir kadınımız otobüse atlasa Çatalca’ya gelmesi 1 saat kaymakamlığa girmesi 20 dakika. Yol parası gidiş geliş en az 20 lira. Bu kadınımız bir sorununu bir sıkıntısını anlatabilmek için en az 3 saatini ayırmak zorunda ve kilometrelerce yol çekmek mecburiyetinde. Bir de perşembe pazarına alışveriş yapmak için de gelmiş ise hastane önünden pazar yerine bir ulaşım aracına daha binmek veya Pazar yerine kadar yürümek zorunda. Kadınımız mutfağında ateş yanarken bu ateşi söndürmek adına büyük mücadeleler verirken bu tür toplantılara gitmek için bırakın yol masrafı harcamayı bir ulaşım aracına daha binecek gücü yok. Kısacası halk toplantılarını dikkate alacak ne gücü ne de o gücün oluştuğu ruh hali var. Ne de cebinde parası…

Bu tür toplantılar hele hele pandemi döneminde virüsün kol gezdiği bir zamanda toplu bir şekilde halkın kaymakamlık toplantı salonunda toplanması da ne kadar doğru bir karar düşünmek gerekir.

Bana göre bu tür toplantılar mülki amirin halkı kendi makamına çağırmak yerine halkın hizmetlisi olan kaymakamın halkın ayağına giderek yapması gerektiğini düşünüyorum. Eğer kadınlarımıza, gençlerimize, ailelere sayın kaymakamımız değer veriyor ise nasıl mahalle gezileri yapıyor ise ve bazı evleri ziyaret ediyor ise o mahallelerde kadınlarımızda sosyal mesafe kurallarına uygun olarak açık havada veya kapalı pazar yeri ve düğün alanlarında tüm mahalle halkının katılımıyla toplantıları düzenleyebilir. Halkın sıkıntılarını yerinde bizzat görerek not alabilir. Gördükleri gerçekleri yansıttığından dolayı masa başında değil yerinde fiili çözümler üretebilir.

Bu halk toplantısı güzel düşünülmüş ancak yeri ve zamanı bana göre yanlış gibi. Bu toplantı sadece yapıldı mı yapıldı düşüncesine göre hareket ediliyormuş gibi geliyor bana. Kaymakamımız köyleri dolaştığını ve halk ile bir araya geldiğini, bunu da resmettiğini dile getirebilir. Getirebilir ancak gittiği mahallelerin nüfusuna bakıldığında konuştuğu insan sayısına bakıldığında, bu kişilerin muhtar ve muhtara yakın isimler olduğunu herkes görebilir. Yani halk kaymakamın yanına gitmemektedir. O mahalle halkının sadece bir kısmı bulunacaktır. Bu da halk toplantısı değil bir nevi mahalle ziyaretinde kaymakamı karşılayan misafir ağırlayanlar olarak adlandırılırsa da yanlış olmayacaktır sanırım.

Ben buradan sayın kaymakamımız halkın ayağına gitmeden ilçenin sorunlarını doğma büyüme biri olarak açıklayayım isterseniz.

Köyken mahalle olan mahallerimizin büyük sıkıntıları var. En büyük sıkıntı ise işsizlik. Genç nüfusun işsizlik dolayısıyla büyük şehirlere göç etmesine engel olunamıyor. İkinci sıkıntı imarların açık olmaması. Vatandaşların imar olmadığından dolayı ev yapamamaları ama dışarıdan gelenlerin yaptıkları kaçak binaların serbest olması. Üçüncü sorun orman makta konuları, Halk yeterli derecede ormandan faydalanamıyor, faydalananlar ise müteahhitler. Dördüncü sorun mutlak su koruma havzalarındaki sorunlar. Beşinci sorun ise pandemi döneminde yasalar gereği kısıtlamalar getirilen ve kapatılan esnafların sorunu, ulaşım, virüsün hızla yayılımı ve arkasından onlarca küçük sorun geliyor.

Bu halk toplantılarında mülki amirimizin karşısına gelecek konuların neredeyse yüzde 97’si saydığım 5 konudan oluşan sorunların eklentilerinden gelecektir. Bu şikâyetlerin neredeyse tamamı bu sıkıntılardan doğan ailelerin yaşadıkları mağduriyetler olacaktır. Geri kalan yüzde 3’lük sıkıntı ise zaten daire müdürlükleri tarafından çözülmekte veya başka bir bahara bırakılmaktadır.

Örnek olarak işsiz kalmış bir ailenin eğer geçinmesi zorlaşmışsa o halk toplantısında destek isteyecektir. Oğlu evelenecek ama imar yok diye ev yapamadığından ev yapabilmenin çözümlerini isteyecektir. Eğitimde sıkıntı yaşayanlar eğitim düzelmesi adına çözümler isteyecektir. Pandemiden dükkanı kapatılan esnaf iş yerinin açılmasını, okula gidemeyen öğrencinin okulun açılmasını istemesi, hastası olanın  hastanenin tam kapasite çalışması ve ameliyatların yapılabilmesini istemesi, insanların icralarda binlerce dosyanın bulunması ve çözüme kavuşturulmasını vb. sorunların çözümü istenecektir.,

Bu halk toplantısı toplumsal sorunları çözmekten ziyade kişisel sorunları çözmeye yönelik olduğu görülmektedir. Çatalca da işsizlik, istihdam, imar, sağlık, ulaşım, eğitim, pandemide kapatılan iş yerleri, sifathsız kepenk kapatan esnaflar ve en önemlisi son bir yıl içerisinde ekonomik sorunlarla mücadele eden kadınlarımızın mağduriyetine çözüm bulunmadığı süreç içerisinde bu toplantılar bataklıkları kurutmadan sadece sivri sinekleri kovalayıp öldürmekle geçer.

Sormak isterim sayın kaymakamımıza buradan.

Siz;

-Kartelleşmiş hipermarketlerin sokak aralarına kadar şube açıp haksız rekabetle esnafları bitirmesine engel olabilecek misiniz?

-Pandemiyle mücadele kapsamında kapatılan iş yerlerini açtırabilecek misiniz?

-İmarın açılmasını sağlayabilecek misiniz?

-Ormanlarda halkın müteahhitler kadar kesim payı almasını sağlayabilecek misiniz?

-Okulların uzaktan eğitim yerine yüz yüze eğitime geçişini sağlayabilecek misiniz?

-Atanamayan öğretmenleri atayabilecek misiniz?

-Mutlak su koruma havzalarında değişiklikle yapabilecek misiniz?

-Ulaşım sorununu kökten çözebilecek misiniz?

-İşsizliği çözebilecek misiniz? Gençlerimizi ilçede tutabilecek misiniz?

-Kaçak yapılaşmaya dur diyebilecek misiniz? Binlerce tarım arazisine yapılan kaçak binanın yıkımını sağlayabilecek misiniz? Sağlayabilseydiniz ilçede astlarınız olan kolluk kuvvetleri ve muhtarlar buna izin vermezlerdi. Ayrıca binlerce kaçağın olduğu mahallelerde kaç muhtarımızdan, kolluk kuvvetimizden kaç kaçak yapı tutanağı sizlere ulaştı? Siz onların üstü değil misiniz? Ama her yer kaçaklarla dolu ve siz muhtarlarınızdan mahallelerin sorunlarını dinlemekle meşgulsünüz.

-Kaçak su kullanarak kuraklığa bir darbe vuranlara da dur diyebilecek misiniz? Kaçak artezyenler vb.

-İlçedeki derelere arıtmaya tabi tutmadan hayvan pisliklerini salanlara, derelerdeki canlıları yok edenlere, antibiyotikli yumurta, süt, kaşar, süt ürünleri satanlara, hasta hayvanları kesip et üretenlere dur diyebilecek misiniz?

-İlçede kaçak olarak çalıştırılmasından dolayı işsizliğin yükselmesine neden olan yabancı uyruklu çalışanlara dur diyebilecek misiniz?

Ve o kadar çok sorulacak soru var ki, tüm sorunların çözüm makamları ne yazık ki siyasi makamlar oluyor. Bilmem anlatabildim mi? SAYGILARIMLA…

NOT: Ne çok gezen bilir. Ne de çok bilen. Önemli olan halka yüreğiyle hizmet eden…

145 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle