Hoşgeldiniz  

ASKERLİKTEN İSTİFA

Mehmet Zehir | 10 Temmuz 2020 | Köşe Yazıları


Mehmet Zehir
mehmetzehir@hotmail.com.tr

Kamâlizm’in kaynağı Türk Kültürü, bilim, us, mantık, sanat, deneme-yanılma ile ortaya konulmuş ve Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk’ün bize bıraktığı eşsiz eserin ve ülķünün tanımıdır.

Görüleceği üzere 7 Temmuz’da biten Erzurum Kurultay’ı ve alınan kararlar açıklandıktan sonra bile üzerinden bir 24 saat geçmesi beklenerek ve bu arada İstanbul hükümeti ile fikir alış-verişleri sürdürülmesi istenmiş olup, ancak İstanbul hükümetinin kendisinden başka kimseyi düşünmek istememesinde ki diretmesi Mustafa Kemal Paşa’nın istifasını getirmiştir.

Burada asıl sözü Mustafa Kemal Paşa daha sonra saltanatın kaldırılmasında şöyle açıklamıştır.

‘Efendim, egemenliği hiçbir kimse hiçbir kimseye, bilim gereğidir diye görüşmeyle, tartışmayla veremez.

Egemenlik, güçle, erkle ve zorla alınır.

Osmanoğulları, zorla Türk milletinin egemenliğine ve saltanatına el koymuşlardı.

Bu zorbalıklarını altı yüzyıldan beri sürdürmüşlerdi.

Şimdi de Türk Milleti bu saldırganlıklara artık yeter diyerek ve bunlara karşı ayaklanarak egemenliğini ve saltanatını kendi eline fiilen almış bulunuyor.

Bu bir olup-bitidir.

Söz konusu olan millete saltanatını egemenliğini bırakacak mıyız bırakmayacak mıyız sorunu değildir.

Sorun zaten gerçekleşmiş bir olayı yasa ile saptamaktan başka bir şey değildir.

Bu ne olursa olsun yapılacaktır.

Burada toplananlar, meclis ve herkes sorunu doğal bulursa sanırım ki uygun olur.

Yoksa yine gerçek, yöntemine göre saptanacaktır; ancak, belki birtakım kafalar kesilecektir.’

Yine görüldüğü ve görüleceği üzere Amasya ve Sivas kurultayları Türk Budunu içinden çıkmış olan Osmanoğlu Ailesi’nin oluşturduğu saltanatın Türk Budunu ’nu layık olduğu varoluştan gelen değerler ve sonradan varoluştan gelene değerlere ek olarak deneyimlerle elde edilen binlerce yıllık değerlere göre yönetememekte ama buna rağmen yönetme iddiasını sürdürmektedir.

Bunun dışında kendisi yabancılara mahkûm, buna rağmen yönetme iddiasını sürdürmekte. Daha da acısı yabancılara mahkûm olmadığı dönemde de devleti Türklerle yönetmeyi değil, Türk dışı unsurlarla beraber yönetmeyi tercih edebilmekteydi. Osmanlı devletinin sadrazamları, elçileri, valileri, beyleri… vb. çoğunlukla Türk Soylu değildi.

Türk Soylu olmamasını daha sonradan Milliyet anlayışını dine dayandırması üzerinden anlamak mümkün olabilir, ancak orada da bir tutarlılık yoktu. Düşününki, Sırp, Arnavut, Ermeni, Grek, Bulgar, … vb. bir sürü kişinin Müslümanlıkla ve Türklükle alakası olmamasına rağmen Osmanlı Devleti’nin ana omurgasında etkili ve yetkili olarak karşımıza çıkıyor. Bir örnek verecek olursak en fazla toprak kaybına uğradığımız Osmanlı Padişahı olan

II.Abdulhamit’in Hariciye Nazırları; Aleksandros Karateodori Paşa (1878-1879) Gabriel Pasha ve Sava Paşa (1879-1880)

II.Abdulhamit’in Hazine-i Hassa Nazırları: Agop Ohanes Kazazyan (1876-1891),
Mikail Portakalyan Efendi (1891-1897),Ohanes Sakız Efendi (1897-1908)

II.Abdulhamit’in Maliye Nazırı: Agop Ohanes Kazasyan Paşa (28-30 Ağustos 1885), (Aralık 1886 – Mart 1887) (1888-1891)

II. Abdulhamit’in Nafia Nazırları: Ohanes Çamiç Efendi (1877-1878),
Aleksandr Karateodori Paşa (1878) Sava Paşa (1878-1879)

II. Abdulhamit’in Orman ve Maadin Nazırları; Mavrokordato Efendi (1908-1909),
Aristidi Paşa ( 1909)

II. Abdulhamit’in Ticaret ve Ziraat Nazırları: Bedros Kuyumcuyan Efendi (1880)
Gabriel Noradonkyan Efendi (1908-1909)

II. Abdulhamit’in Ayan Üyeleri(1876): Antopolos Efendi Aristarki Bey, Daviçon Karmona Efendi, Musurus Paşa, Serviçen Efendi, Stoyanoviç Efendi, Dr. De Kastro Bey, Mavroyeni Paşa, Karatodri Paşa, Abraham Karakahya Paşa

II. Abdulhamit’in Ayan Üyeleri(1908): Azaryan Efendi, Basarya Efendi, Bohor Efendi, Fethi Franko Bey, Gabriyel Noradonkyan Efendi, Mavrokordato Efendi, Mavroyeni Bey, Oksanti Efendi, Yorgiyadis Efendi, Aram Efendi, Popoviç Temko Efendi,

II. Abdulhamit’in Babıali Hukuk Müşaviri: Gabriel Efendi;

II. Abdulhamit’in Elçileri: Y. Fotiades Bey ve Gobdan Efendi’nin Atina, Azaryan Efendi’nin Belgrad, E. Karatodri Efendi’nin Brüksel, Blak Bey’in Bükreş, Yanko Karaca, Misak Efendi ve Aritraki Efendi’nin Lahey, K. Musurus Paşa, Alfred Rüstem Paşa ve Antopulo Paşa’nın Londra, Naum Paşa’nın Paris, S. Musurus Bey ve Y. Fotiades Bey’in Roma, Nikola Gobdan Efendi’nin Sofya,A. Vogorides Paşa’nın Viyana, L. Aristarki Bey, A. Mavroyeni Bey Washington

II. Abdulhamit’in Valileri: Şarkî Rumeli Valileri Sava Paşa, Aleko Vogorides Paşa, Gavril Paşa Hristoiç, Alexandre de Battenberg, Ferdinand de Saxe-Cobourg et Gotha,

II. Abdulhamit’in Beyleri : Sisam Beyleri Mişel Gregoriyadis Bey, Aleksander Mavroyeni Bey, Yanko Vitinos Bey, Kostaki Karateodori Paşa, Yorgi Yorgiadis Efendi, Andrea Kopasis Efendi,

II. Abdulhamit’in Mutasarrıfları: Cebelilübnan Sancağı Mutasarrıfları; Vasa Paşa, Naum Paşa, Yusuf Franko Paşa.

KAYNAKÇA:

KUNERALP, Sinan, Son Dönem Osmanlı Erkan ve Ricali, (Prosopografik Rehber, İstanbul: İsis Yayınları, 1999.)

138 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.