Hoşgeldiniz  

ASKER MUSTAFA KEMAL PAŞA’DAN SİVİL MUSTAFA KEMAL’E

Mehmet Zehir | 26 Haziran 2020 | Köşe Yazıları


Mehmet Zehir
mehmetzehir@hotmail.com.tr

Kamâlizm’in kaynağı Türk Kültürü, bilim, us, mantık, sanat, deneme-yanılma ile ortaya konulmuş ve Uluğ Başbuğ Kamâl Atatürk’ün bize bıraktığı eşsiz eserin ve ülķünün tanımıdır.

Havza’da, bir yandan kaplıcalarda tedavi olurken; diğer yandan 0tokon(1) Türk Yurdu üzerinde bir ulus kimliği inşa etmek için işgallere karşı konulan eylemler ve yapılan mitingler etkisini içte ve dışta göstermiştir. Dışta ki etkisinin görüleceği tahmin ediliyordu. Ancak içteki etkisi hangi hacme sahip olacağı belki de hiçbir kimse tarafından çok fazla tahmin edilemiyordu. Ancak Mustafa Kemal Paşa denenmesini, denenmesi ile kat edilecek mesafeyi görmeyi aldığı eğitimlerdeki Türk Kültürü’nden birçok kez deneyimlemişti ki, Sadrazam (başbakan) ve Genel Kurmay Başkanı ile yenilen son gece yemekte ki yanıtı da ‘yerinde görüp incelemek’ gerekir, şeklindeydi.

İçteki etkisi gösterilen direnç ile tanımlanırsa; eksik bir tanımlama olmaz mı? Etki, dirençten çok daha fazla olduğu ilerleyen zamanlarda ve hala günümüz Türkiye’sinin yaşadıklarını gördükçe ortaya çıktığı görülmüyor mu? Oluşan Kuvayı Milliye, bir direnç olarak tanımlanırsa; direnç gösterme eylemi bittiğinde çözülme başlamayacak mı, tekrar aynı eski zamanlarda ki gibi düşman karşısında parça parça olup, düşmanın bizi lokma lokma yutmasına biz kendimizi hazırlamış olmayacak mıyız?

Bu nedenle yapılan karşı eylemlerin bizleri kenetlerken, aramızda oluşan birçok sorunu da kendiliğinden azalttığını birçok sorun teşkil normal zamanlarda edebilecek unsurları da doğmadan yok ettiğini söylemek gerekir.

Kuvayı Milliye demişken; kuruluşunda Mustafa Kemal Paşa’nın ileri sürdüğü ve kati olarak herkesin katılmasını istediği tek bir şart vardır. Osmanlı Devleti’nde iki yüze yakın parti(2) olduğu halde Parti yoktur, partililik yoktur, partizanlık yoktur.

Tek şartın dışında şart koşulmamasını biz nasıl anlamalıyız? Öyle ya, millet aynı millet ve bunlarla bir örgütlenme yapıyorsun; particilik dışında şart koşmamak mantığa nasıl sığacak? O güne kadar kendisini doğrucu Davut diye tanımlayan kanaat önderleri ile dağdaki çobanı aynı amaç doğrultusunda yönlendirmek sıkıntı vermeyecek mi?

İşin aslına bakılırsa; elbette sıkıntılar doğuracağı açıktır. Ancak mücadele de amaç net ise; insanların birincil sorumlu olduğu asıl amaçtır. Bu birincil amaçta, mücadele etkileşimi kendiliğinden sağlayarak geçmişte var olan, gelecekte var olması muhtemel bir takım farklı davranış biçimlerini de şekillendirme de etkili olabilmektedir.

Buna rağmen ileri de karşımıza çıkacak ayaklanmalar olmamış değildir. Buna rağmen ulus bilincinin sürekli geliştiği, tam bağımsızlık düşüncesinin oluşmaya başladığı, düşmanları yenebileceğimize olan inancın yükseldiği, hiç değilse; kaybetsek dahi onurlu bir kavga sonucunda kahramanca yenildiğimizi tarihe miras bırakabileceğimiz anlayışı yeniden damarlarımızda hareketlenmeye başlamıştır.

Karşı koyuşlardan asıl beklenen de bu olsa gerek.

Ancak Mustafa Kemal Paşa buradan 12 Haziran’da Amasya’ya geçti. Burada Osmanlıya 55 yıl önce sığınan Çerkes kökenli Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay ve Bandırma Vapuru’na beraber bindiği Refet Bele ile birebir temas, diğer yandan Konya’da Ordu Müfettişi Cemal Paşa ve 15.Kolordu Komutan’ı Kazım Karabekir ile telgraf üzerinden aldığı kararlarla;

1-Vatanın bütünlüğü, milletin istiklali tehlikededir.

2-İstanbul Hükümeti, üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirememektedir. Bu hal milletimizi adeta yok olmuş göstermektedir.

3-Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.

4-Milletin içinde bulunduğu bu duruma göre harekete geçmek ve haklarını yüksek sesle cihana işittirmek için her türlü tesir ve denetimden uzak milli bir heyetin varlığı zaruridir.

5- Anadolu’nun her bakımdan emniyetli yeri olan Sivas’ta bir kongre toplanacaktır.

6-Bunun içinde her ilden milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olduğu kadar çabuk yetişmek üzere yola çıkarılması gerekmektedir. Bu temsilciler, Mudafaa-i Hukuk, Redd-i İlhak Cemiyetleri ve belediyeler tarafından seçilecektir.

7-Her ihtimale karşı, bu meselenin bir milli sır halinde tutulması ve temsilcilerin, lüzum görülen yerlerde, seyahatlerini kendilerini tanıtmadan yapmaları lazımdır.

8-Doğu illeri için, 10 Temmuz’da Erzurum’da bir kurultay toplanacaktır. Bu tarihe kadar diğer illerin temsilcileri de Sivas’a gelebilirlerse; Erzurum Kurultay’ının üyeleri, Sivas Genel Kurultayına katılmak üzere hareket edecektir.

Bu maddelerin ilk etkisi Mustafa Kemal Paşa’dan artık ne işgalciler, ne onların emrinde hareket eden payitaht memnun olmadıklarını dile getiriyor ve Mustafa Kemal Paşa’nın görevden alınarak İstanbul’a tutuklanarak getirilmesini istiyorlar.

Bu şartlarda Mustafa Kemal Paşa’nın da asker olarak kalarak hem İstanbul hükümetine baskıyı attırtmasının, hem de Anadolu’da ki çalışmaları İstanbul Hükümeti namına yapıldığı izlenimine sahip olanların kendilerine çeki-düzen verip; gerçekle yüzleşmesi sağlamak için çok sevdiği askerlik mesleğinden istifasını sağlamıştır.

Sivil Mustafa Kemal!

Yukarıda görülen maddeler ele alındığında önce durumun tespiti, ardından durumu değiştirecek irade ve sonunda da hedef ortaya konulduğu görülür. Bu hedef ‘’ yeni bir Türk Devleti’nin inşasından başka bir şey değildir.

Denilebilir ki, Amasya kararları geleneksel Türk Devlet yapılanmasının yeniden hatırlanmasıdır. Bu hatırlayışta millete güvenin, zaman sonra ulusa güven olarak karşımıza içeride çıkması; buna rağmen millete olan güvenin gereği olarak da sürekli Türk Milleti’nin müktesebatı için bir MİLLİ MÜTEKABİLİYET ESASLARI ortaya koymak zorunludur.

İşte bu yapılanmaların ana hatlarını oluşturacak bu düşünce yeri ve zamanı geldikçe yükselecek ve Türk’ün insanlığın medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacağı günlere doğru gidecektir.

  • Otokon: İlk gelip yerleşen veya ilk orada doğup orayı sahiplenen.

(DİPÇE: Nedense İNTERNET ÜZERİNDEN TARATTIĞIMIZDA TÜRK DİL KURUMU’NUN RESMİ SİTESİ DÂHİL HİÇ BİR YERDE SÖZCÜĞÜN BU YALIN HALİ VE TANIMI MAALESEF YOK.

  • Parti: Bir toplum içinde Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk, fırka
124 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.