Hoşgeldiniz  

AĞIR YÜK SAĞLIK ÇALIŞANLARINDA

Ali Girgin | 14 Ocak 2021 | Köşe Yazıları


Ali Girgin
aligirgin1975@hotmail.com

Bir yıldır dünyayı sarsan korona virüs ülkemizde de şiddetini en ağır şekilde hissettiriyor. Hasta ve ölüm vakalarının her geçen gün yükselmesi herkesi üzüyor. Virüs kapmış hastaların iyileştirilmesi ise her zamanki gibi sağlık çalışanlarımıza düşüyor.
Gecesini gündüzüne katmadan evlerinden ailelerinden uzak, sosyal hayattan uzak, kendilerine ayırdıkları zamandan uzak hastalarından virüsü uzaklaştırmak için bulundukları kurumlarda canla başla çalışıyorlar.
Virüse yakalanmış hastaları iyileştirme mücadelesindeyken kendileri de virüse yakalanıyor hasta oluyor hatta bu hastalığa yakalanarak hayatlarını dahi kaybediyorlar. Bu zorluklar içerisine görevlerini ne para, ne mal, ne mülk ne de bir koltuk sevdası için yapıyorlar. Sadece ve sadece işlerine olan aşkları ve sorumluluklarını en iyi şekilde yerine getirmek için, insan oldukları için yapıyorlar.
Bu hastalık için bizler ve devlet virüsten korunmak veya uzak kalmak adına neler yapıyoruz o tamamen ayrı bir konu. Tartışmaya değer bir konu. Bunu ayrıca işleyeceğim.
Hasta sayısı arttıkça hastanelerimiz de haliyle yoğunlaşıyor. Yatan hasta sayıları artıyor, arttıkça da sağlık çalışanlarımızın, sağlık adına verdikleri mücadele artıyor. Hasta arttıkça ne yazık ki sağlık çalışanı sayısı artmıyor. Aksine virüse yakalanan sağlık çalışanlarını da hesaba katarsak azalıyor. Ama bu azalmaya karşın kısa süre için hastalarına bakmaktan uzak kalan sağlık çalışanlarının yerini yine işlerinin başında olan diğer sağlık çalışanları dolduruyorlar. Savaş alanında ön cephede
Özellikle devlet hastanelerinde korona virüs hastası sayısı arttıkça ve yataklar bu hastalarla doldukça virüsün bulaşmaması adına, veya tüm sağlık çalışanlarının bu illet üzerinde mücadele vermesiyle diğer hastalıklarla uğraşı ister istemez rafa kaldırılmak zorunda kalıyor. Ufak çaptaki ameliyatlar, hafif derecedeki hastalıklardan dolayı yatması gereken hastalar hastanelerde yatırılmak yerine evlerine gönderilerek tedavilerini evlerinde tamamlamaları sağlanmaya çalışılıyor.
Birçok doktor pandemi döneminde ameliyat yapmaktan uzak kalıyor. Ameliyattan uzak kaldıkça da ameliyathaneler randımanın altında çalışıyor ve bu yine küçük çaptaki ameliyat olması gereken hastaların ameliyatlarını ileri bir zamana ertelemesine vesile oluyor. Veya küçük çaptaki hastanelerde ameliyathanelerin kısa zaman aralıklarında kapanmasına vesile oluyor.
İşte burada tam anlatacağım konuya geldik.
Çatalca Devlet Hastanesi’nde bir doktorumuz var ki, arı gibi çalışıyor. Genel cerrah olan doktorumuz hastanede yoğunluğun azaldığını gördüğü an hemen hastalarını ameliyat eden ve sağlığına kavuşturan birisi. Aldığım bililer ışığında kapalı ameliyathaneyi açtıran ve ameliyatlar yaparak hastalara şifa bulan birisi. –Düşünün haftanın 3 günü ameliyat yapan birisi. Haftada onlarca hastayı sağlığına kavuşturan bir doktor. Bu hastalardan birisi benim ki, bir hastalığımdan dolayı bölgede özellerde dahil ameliyatımı yapamayacağını söylediği bir zamanda hem de eski binada ameliyatımı gerçekleştiren, beni sağlığıma iki kez kavuşturan genel cerrah. Virüsü bahane ederek ameliyatlarını ötelemeyen, virüse savaş açmış, savaşını yaparken diğer hastalıklara da çözüm üreten, din, dil, ırk, siyaset gözetmeden ameliyatlar gerçekleştiren, hastaların umudu olan iyi kalpli güzel insan.
Söylediğim kişi Genel Cerrah Uzman Doktor Müslüm Karagülle.
Şimdi kendisi “ Neden yazdın? Ben bir doktor olarak farklı bir şey yapmadım ki. Bir doktor ne yapması gerekiyorsa onu yaptım” dese de ve diyeceğini biliyorum tek söyleyeceğim her hastaneye böyle doktorlar lazım. Hatta ve hatta en üst kademelerde en iyi yerlerde bulunmaları lazım.
Her hastaneye hastasına sevgi dolu bakan, onların sağlığına kavuşması için canla başla mücadele eden hemşireler, hastabakıcılar, sağlık teknisyenleri, danışmacılar, yönetici kadrolar, temizlikçiler vb. olması gerekiyor.  
Gerekiyor çünkü bu iyi kalpli güzel insanlarla sağlık kurumlarımız güzelleşiyor. İyileşiyor. Özel hastanelerden çok devletin hastanelerine olan güven fazlalaşıyor. Halkın devletine olan güveni yükseliyor. Devletçilik ilkemiz daha da kemikleşiyor.
Tekrar ediyorum.
Sağ olun.
Var olun…

70 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.