Hoşgeldiniz  

ADIM ADIM KAMÂLİZM’E

Mehmet Zehir | 12 Haziran 2020 | Köşe Yazıları


Mehmet Zehir
mehmetzehir@hotmail.com.tr

Sevgili okurlar yeniden esenlikler,

Kalemimizi cebimize koymamızın üzerinden uzun yıllar geçti.

Bu yılları, herkes kendi yaşam koşulları ve penceresinden yaşadı.

Ben de öyle..

Bu yaşamların en önemli ussal elde kalanı; geçmişin kavgalarını yapanların, yaşadıkları geçmişi tanıyamamış olmaları olarak ortada gözükmesidir.

Bu kavgaların bir öncesi ise Türkiye Cumhuriyet Devleti’ni kuran  Mustafa Kemal Paşa ile diğerlerinin arasındaki hesaplaşmasıdır.

Bizimde bu köşe de ana konumuz, bu nedenle Mustafa Kemal Paşa’nın bütün adımları olacaktır.

Köşemizin ismi ADIM ADIM KAMÂLİZM’E olacaktır.

Nihayetinde KAMÂLİZM’İ anlatmayı başarabilirsek; Türklüğün ve insanlığın üstün hedeflere ulaşmasına bir nebze katkımız olabilirse; ne hoş..

Yazdıkça, sizlerle karşılıklı sohbet eder duruma geleceğimizi düşünüyorum.

Bu nedenle e-posta adresimize seviyeli eleştiri ve sorularınızı göndermenizden memnuniyet duyarım.

Ana konudan uzaklaşmadan bunlara köşemde yanıt vermeye çalışacağım.

Yazılar, genel olarak kaynaklı ve özgün yorumlardan oluşacaktır.

Buradan hareketle anlatmak istediğimiz konunun girizgâhını SAMSUN’A çıkış ile başlatıyoruz.

****

ADIM ADIM KAMÂLİZM’E

ÇANAKKALE Kahramanı Mustafa Kemal Paşa dün akşam yemeğini Nişantaşı’nda ki Sadrazam Damat Ferit Paşa’nın evinde, yeni Genelkurmay Başkanı Cevat Paşa’nın da katıldığı özel bir toplantıda yemiştir.

Öğrendiğimize göre; yemekten sonraki sohbet sırasında Sadrazam bir harita getirerek Mustafa Kemal Paşa’ya, yeni vazifesi esnasında neler yapmak niyetinde, salahiyetlerinin neler olduğunu sormuştur.

Nisan ayı son günlerinde Samsun’a DOKUZUNCU ORDU MÜFETTİŞLİĞİNE tayin edilmiş olan Mustafa Kemal Paşa bu soruya cevaben demiştir ki:

‘’-Efendim, İngiliz raporlarına göre, Samsun ve havalisinde bazı karışıklıklar varmış. Biraz mübalağalıdır zannediyorum. Ne de olsa bunlar basit şeyler.. Yerinde yapacağım tetkikat ile hallederiz. Şimdiden isabetli bir şey söyleyememekten korkarım.’’

Bunun üzerine Sadrazam Cevat Paşa’ya dönerek, ‘’ siz ne dersiniz’’ demiş. O’ da ‘’ öyledir efendim, bu gibi işler yerinde hallolur’’ şeklinde cevap vermiş.

Sadrazamın, Mustafa Kemal Paşa’nın hangi vilayetlere, hangi kuvvetlere salahiyetlerini kullanacağından bir tereddüdü olduğu sezildiğinden Cevat Paşa bu tereddüdü dağıtmak istercesine ‘’ Efendim, Paşa tabii o mıntıkadaki kuvvete kumanda edecek, zaten nerede kuvvet kaldı ki’’ demiştir.

Öğrendiğimize göre Mustafa Kemal Paşa, bugün Padişahı ziyaret ederek veda edecek ve derhal BANDIRMA VAPURU ile SAMSUN’A hareket edecektir.

Nişantaşı Konağı’ndan Mustafa Kemal Paşa ile birlikte ayrılan Cevat Paşa, Teşvikiye’ye doğru yürürken:

-‘’Bir şey mi yapacaksın Kemal?’’ diye sormuş ve şu cevabı almıştır:

-‘’Evet, Paşam bir şey yapacağım’’

Ve aralarındaki konuşma şu şekilde bitmiştir.

-‘’ Allah muvaffak etsin.’’

– Mutlaka muvaffak olacağız.

Kaynak: İstanbul Harbi Gazetesi, 15 Mayıs 1919 Perşembe No:1

Yukarıda ki görüşmeler ve yapılan sohbetlerde bitmişliği, tükenmişliği, teslimiyeti temsil edenler ile bu teslimiyete direnenlerin sahnesini görüyoruz.

Mustafa Fevzi Çakmak Paşa yerine 14 Mayıs 1919’da Genel Kurmay Başkanı olan Cevat Paşa’nın aynı gün SADRAZAM ve MUSSTAFA KEMAL PAŞA ile bir akşam yemeği yemesi ve konuşmalarda oluşabilecek en ufak bir olumsuzluk İstiklal Harbi’ni başlamadan bitirebilirdi.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti hayal bile olamazdı.

Hele Türk diye bir kavram, bir millet, bir kültür ebediyen yok olabilirdi.

Burada Sadrazam’ın temsil etmiş olduğu OSMANLI HANEDANI ile devleti temsil eden ORDU’NUN temsilcilerinin oynadıkları satranç söz konusudur.

Bir hamle şah-mat, bir hamle oyunu uzatıp; zaman sonra karşı şah-matı sağlamaktadır.

Sadrazamın tedirginliği, Mustafa Kemal Paşa’nın hükümetin verdiği görev ve vereceği emirlerin dışına çıkarak, kendilerinin umut bağlamış oldukları İNGİLİZLER karşısında artık hiçbir değer verilmeyen bir konuma düşmekten korkması.

Cevat Paşa’nın ise yeni geldiği koltukta temsil ettiği ordu ile devletin binlerce yıllık bekası adına tarihe olumlu-olumsuz yazılmaktaki tercihidir.

Mustafa Kemal Paşa’nın ise, 1400 yıldır unutulan Türklüğü yeniden sahneye koymaya olan inancıdır.

İşte bu noktada bu gece yaşananlar en büyük KIRILMA NOKTAMIZ olmuştur.

Gecenin galibi Türk Devleti olmuştur.

168 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Marmara Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.